Saklı payı zedelenen mirasçının açacağı tenkis davasında en sık karşılaşılan ret sebebi, talebin haksız görülmesi değil, davanın süresinde açılmamış olmasıdır. Türk Medeni Kanunu bu dava için hak düşürücü nitelikte bir süre öngörür ve sürenin başlangıcı, sanıldığı gibi her zaman ölüm tarihi değildir. Bu ayrımın kavranması, dosyanın kaderini belirler.
Sürenin Başladığı An Neden Tartışmalıdır
Kanun, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren işleyen bir yıllık süreyi esas alır; ayrıca her hâlde işleyen daha uzun bir üst süre bulunur ve bu üst süre, vasiyetnameler bakımından vasiyetnamenin açıldığı tarihten, diğer tasarruflar bakımından mirasın açılmasından itibaren hesaplanır. Öğrenme anının belirlenmesi çoğu zaman ispat meselesidir: tapu kaydının çıkarıldığı tarih, veraset ilamının alındığı gün ya da terekeye ilişkin bir yazışma, bu anın delili olarak kullanılabilir. Bu nedenle dosyaya girilirken yapılacak ilk iş, mirasçının olaydan ne zaman ve hangi belgeyle haberdar olduğunun kaydedilmesidir.
Hesap Yapılmadan Talep Kurulamaz
Tenkis, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmaların indirilmesidir. Bu nedenle talebin kurulabilmesi için önce terekenin ölüm anındaki durumunun ortaya konulması gerekir. Sağlar arası kazandırmaların değerinin belirlenmesi, denkleştirmeye tabi olanların ayrıştırılması ve saklı pay oranının mirasçının sıfatına göre hesaplanması bu aşamanın parçasıdır. Eksik hesapla açılan dava, sonradan düzeltilse bile süre bakımından risk yaratabilir.
Muvazaa İddiasıyla Tenkis Arasındaki Seçim
Mirasbırakanın taşınmazı satış gibi göstererek devrettiği iddia ediliyorsa, gündeme gelen tartışma tenkisten farklıdır ve bu iddia kural olarak hak düşürücü süreye bağlı değildir. Buna karşılık devrin gerçek bir bağış olduğu kabul ediliyorsa, yol tenkistir ve süre işler. Uygulamada iki iddianın kademeli biçimde ileri sürülmesi tercih edilir; ancak bu kademelendirmenin dilekçede açıkça ve doğru sırayla yapılması gerekir. Aksi hâlde mahkeme yalnızca birinci talebi değerlendirir ve süre geçtikten sonra ikincisi ileri sürülemez.
Dosyayı Ayakta Tutan Belgeler
- Veraset ilamı ve nüfus kayıt örneği
- Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtları ve devir dosyaları
- Devir tarihlerindeki değer tespitine esas olacak kayıtlar
- Varsa vasiyetname ile açılmasına ilişkin tutanak
- Banka hesap hareketleri ve sağlar arası ödemelere ilişkin kayıtlar
Dava Açıldıktan Sonraki Kritik Aşama
Terekedeki değerlerin belirlenmesi bilirkişi incelemesini gerektirir. Rapora itiraz için tanınan süre kısadır ve süresinde itiraz edilmeyen değer tespiti sonraki aşamalarda güçlükle tartışılır. İtirazın etkili olması için hangi kazandırmanın hesap dışı bırakıldığının veya hangi tarihteki değerin esas alınmasının hatalı olduğunun somut biçimde gösterilmesi gerekir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Mirasçı sıfatı, tasarrufun türü ve öğrenme tarihi her dosyada farklı sonuç doğurduğundan, süre hesabını kendi belgeleriniz üzerinden bir hukukçuyla birlikte yapmanız yerinde olur.