Miras bırakanın vasiyeti, ölümünden sonra mirasçılar arasında en çok çekişme doğuran belgedir. Buradaki en kritik hata, yanlış dava türü seçmektir: aynı olguya karşı iptal davası mı, tenkis davası mı yoksa tereke tespiti mi açılacağı, sonuç bakımından tümüyle farklı yollardır. Bu rehber TMK ekseninde bu tercihi ele alır.
Vasiyetin İptali: Şekil ve İrade
TMK, vasiyetnamenin geçerliliğini belirli şekil şartlarına bağlar. El yazılı vasiyette tarih ve imza, resmi vasiyette memur ve tanık usulü aranır. Ayrıca miras bırakanın ehliyeti, iradesini serbestçe açıklamış olması ve hata, hile ya da korkutma bulunmaması gerekir. İptal davası, bu geçerlilik koşullarındaki eksikliğe dayanır ve süreye tabidir.
Tenkis: Saklı Payın Korunması
Vasiyet geçerli olsa bile, miras bırakan saklı paylı mirasçıların (altsoy, eş gibi) kanunla korunan payını aşarak tasarrufta bulunmuş olabilir. Bu durumda geçerliliği tartışmak yerine, saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davasıyla payının tamamlanmasını ister. Yani:
- Sorun şekilde/iradedeyse iptal davası
- Sorun saklı payın aşılmasındaysa tenkis davası
- Terekedeki malların belirsizliğindeyse tespit talebi
Muris Muvazaası Ayrı Bir Yol
Miras bırakanın, mirasçıdan mal kaçırmak için gerçekte bağış olan bir işlemi satış gibi göstermesi halinde, bu ayrı bir hukuki temele dayanır. Bu iddia, vasiyetnameden bağımsız olarak değerlendirilir ve kendine özgü ispat kurallarına tabidir.
İspat ve Bilirkişi
Ehliyet tartışmasında sağlık kayıtları, tenkis hesabında ise terekenin değeri belirleyicidir. HMK çerçevesinde bilirkişi incelemesi çoğu dosyada gündeme geldiğinden, hesaba esas belgelerin baştan eksiksiz sunulması önemlidir.
Bu metin genel bilgilendirme sunar; her terekenin yapısı ve vasiyeti farklıdır. Doğru dava türünün seçimi için bir avukattan destek almanız yerinde olur.