Miras hukukunda en sık yaşanan usul kaybı, talebin doğru olduğu halde dava türünün yanlış seçilmesidir. TMK ve HMK çerçevesinde vasiyetnameye yönelik itirazlar birden fazla dava tipine dağılır ve her birinin süresi, tarafları ve görevli mahkemesi farklıdır.
Önce Vasiyetnamenin Açılması
Ele geçen bir vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesine teslim edilir. Mahkeme vasiyetnameyi açar, ilgililere okunur ve mirasçılara tebliğ edilir. Bu tebliğ, sonraki adımların süre başlangıcı bakımından kritik olduğundan tebliğ tarihini gösteren belge mutlaka saklanmalıdır. Tereke tespiti, defter tutulması ve terekeye temsilci atanması gibi talepler de bu mahkemenin ilgi alanındadır.
İtirazın Niteliğine Göre Dava Türü
- Vasiyetnamenin şekle aykırılığı, ehliyetsizlik, hata, hile veya kanuna aykırılık iddiaları iptal davasının konusudur.
- Saklı pay kurallarının aşıldığı iddiası tenkis davasıyla ileri sürülür.
- Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlerin mirastan kaçırma amacı taşıdığı iddiası ayrı bir dava tipi gerektirir.
- Vasiyet alacaklısının edimini alamaması halinde ise ifaya yönelik talep gündeme gelir.
Bu davalar birbirinin yerine geçmez; ancak koşulları varsa terditli biçimde ileri sürülebilir. Dilekçede talep sırasının doğru kurulması, bir talebin reddi halinde diğerinin incelenmesini sağlar.
Yetkili Yer: Son Yerleşim Yeri
Miras davalarında yetki, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir. Mirasçıların yaşadığı şehirler ya da taşınmazın bulunduğu yer kural olarak belirleyici değildir. Bu husus kamu düzenine ilişkin sonuçlar doğurabildiğinden, dava açılmadan önce nüfus kayıt örneği ve adres kayıt sistemi verisiyle son yerleşim yerinin doğrulanması gerekir.
Ehliyet İddiasında İspat Yükü
Vasiyetname düzenlendiği anda mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip olmadığı iddia ediliyorsa, ispat yükü bu iddiayı ileri sürene düşer. Bu nedenle hastane kayıtları, reçete geçmişi, varsa vesayet dosyası ve düzenleme anına en yakın tarihli sağlık raporları toplanmalıdır. Tanık beyanları tek başına yeterli görülmeyebileceğinden, tıbbi kayıtlarla desteklenmeleri beklenir.
Süreleri Gözden Kaçırmamak
İptal ve tenkis taleplerinde hak düşürücü süreler işler ve bu süreler öğrenme anına bağlanır. Vasiyetnamenin tebliği ile miras bırakanın ölüm tarihi arasındaki fark, süre hesabında hataya yol açar; bu nedenle her iki tarih ayrı ayrı not edilmelidir.
Bu yazı genel çerçeveyi aktarmak içindir. Vasiyetnamenin türü, mirasçıların sayısı ve terekenin içeriği izlenecek yolu değiştireceğinden, belgelerle birlikte bireysel değerlendirme yaptırmanız yerinde olacaktır.