Miras uyuşmazlıklarında hataların büyük kısmı, talebin yanlış adlandırılmasından doğar. Vasiyetnamenin açılması, tenkis, iptal ve mirasçılık belgesinin düzeltilmesi birbirinden bağımsız taleplerdir; her birinin mahkemesi, tarafları ve süresi ayrıdır. Doğru dava türünü seçmek, bu alanda en az esas tartışması kadar belirleyicidir.
Önce Dava Türünü Adlandırın
Elinizdeki iddia neyse, onu tek cümleyle yazın: vasiyetname geçersiz mi, saklı payım zedelendi mi, yoksa vasiyet yerine getirilmiyor mu? Bu üç cümle üç ayrı davaya karşılık gelir. Vasiyetnamenin ehliyetsizlik, şekil eksikliği veya iradeyi sakatlayan bir sebeple geçersizliği ileri sürülüyorsa iptal; saklı paylı mirasçının payı aşılmışsa tenkis; ölüme bağlı tasarrufun ifası isteniyorsa ifa talebi söz konusudur. Dilekçenin sonuç kısmında bunları karıştırmak, sonradan ıslah gerektiren bir zaman kaybına yol açar.
Sulh Hukuk ile Asliye Hukuk Arasındaki Sınır
Terekeye ilişkin koruma önlemleri, defter tutulması, vasiyetnamenin açılıp okunması ve mirasçılık belgesi verilmesi gibi çekişmesiz yargı işleri sulh hukuk mahkemesinin alanındadır. Buna karşılık taraflar arasında çekişme yaratan tenkis, vasiyetnamenin iptali, muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasçılık belgesinin iptali istemi ise çekişmeli hâle geldiğinde farklı bir güzergâh izler; bu nedenle belgeyi veren mercie başvurmakla dava açmak aynı şey değildir.
Son Yerleşim Yeri Mahkemesi Kuralı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, miras davalarında mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini adres gösterir ve bu yetki birçok talep bakımından kesindir. Uygulamadaki tipik hata, mirasçıların kendi oturdukları şehirde dava açmasıdır. Mirasbırakanın son yıllarını bakım nedeniyle başka bir ilde geçirmiş olması durumunda, yerleşim yerinin nerede olduğu ayrıca ispat konusu olabilir; nüfus kayıtları, sağlık kuruluşu kayıtları ve fatura adresleri bu tartışmada işe yarar.
Vasiyetnamenin Açılması ile İptal Talebi Aynı Şey Değildir
- Vasiyetname sulh hukuk mahkemesince açılır ve ilgililere tebliğ edilir.
- Tebliğ, itiraz ve dava süreleri bakımından başlangıç noktası oluşturur.
- İtiraz edilmemesi hâlinde vasiyetname belirli bir sürenin sonunda kesinleşir ve tescile esas alınabilir.
- İptal istemi, bu aşamadan bağımsız olarak asliye hukuk mahkemesinde ayrı bir davayla ileri sürülür.
Yanlış Mercie Başvuru ve Süre Baskısı
Vasiyetnamenin iptali istemi, geçersizlik sebebinin ve tasarrufun öğrenilmesine bağlı süreye tabidir. Bu süre içinde yanlış mahkemede geçirilen aylar telafi edilemeyebilir. Aynı şekilde tenkis talebinin de saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesine bağlı bir takvimi vardır. Vasiyetnamenin size tebliğ edildiği günü dosyanın ilk sayfasına yazın ve tüm süreleri bu tarihten kurun.
Bu yazı genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Tereke yapısı, mirasçı sayısı ve tasarrufun içeriği sonucu değiştirebileceğinden, dava açmadan önce belgelerinizi bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz tavsiye edilir.