Vasiyetnameye dayanan uyuşmazlıklarda dosyanın kaderini çoğu zaman ilk dilekçedeki tercih belirler: iptal mi, tenkis mi, tereke tespiti mi isteniyor? TMK ve HMK ekseninde yürüyen bu davalarda yanlış türde açılan bir dava yalnızca zaman kaybettirmez; toplanacak delilin yönünü de baştan hatalı kurar. Aşağıda, dava türü seçimiyle delil planını birlikte ele alan bir kontrol yaklaşımı özetlenmiştir.
İptal, Tenkis ve Tereke Tespiti Ayrımı
İptal davası vasiyetnamenin geçerliliğine yöneliktir; ehliyetsizlik, şekil sakatlığı, irade sakatlığı gibi sebeplere dayanır. Tenkis davası ise vasiyetnamenin geçerli olduğunu kabul edip saklı payın ihlali ölçüsünde tasarrufun indirilmesini ister. Tereke tespiti ise bir hak doğurmaz, mirasın kapsamını belirler. Bu üç talebin ispat konusu birbirinden farklıdır: birincisinde murisin durumu, ikincisinde malvarlığının değeri ve pay hesabı, üçüncüsünde kayıt ve envanter öne çıkar.
Ehliyet İddiasını Ayakta Tutan Kayıtlar
- Vasiyetname tarihine yakın dönem hastane ve aile hekimi kayıtları
- Kullanılan ilaçlara ilişkin reçete ve eczane bilgileri
- Varsa vesayet, kısıtlama veya sağlık kurulu raporu dosyaları
- Aynı dönemde murisin yaptığı diğer hukuki işlemler ve imza örnekleri
- Muriste değişimi gözlemleyen kişilerin tanıklığı
Şekil Sakatlığı İddiasında Nereye Bakılır
El yazılı vasiyetnamede metnin tamamının murisin el ürünü olup olmadığı ve tarih ile imzanın bulunup bulunmadığı; resmî vasiyetnamede ise düzenleme sürecine katılanların sıfatı ve tasarruftan yararlanma durumu tartışılır. Bu iddialarda dosyaya erken aşamada asıl belge ile karşılaştırılabilecek imza ve yazı örneklerinin girmesi, bilirkişi incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi için belirleyicidir.
Yanlış Tür Seçiminin Delil Üzerindeki Bedeli
Tenkis talebiyle açılan bir davada ehliyetsizlik delili toplanması, ya da iptal davasında yalnızca taşınmaz değerlemesine odaklanılması sık görülen bir hatadır. Talep terditli kurulacaksa, her talebin dayandığı vakıa ve delil ayrı ayrı gösterilmelidir. Ayrıca muris muvazaası iddiası ile tenkis talebinin hukuki dayanağı ve hesaplama mantığı farklı olduğundan, ikisi tek bir gerekçe içinde eritilmemelidir.
Dilekçe Öncesi Son Kontrol
Mirasçılık belgesi, tapu ve banka kayıtları, murisin sağlığındaki devirlerin listesi ve vasiyetnamenin açılma tutanağı dosyada tamam mı? Süreler bakımından, tasarrufun öğrenildiği tarihi gösteren belge ile dava tarihi arasındaki ilişki net biçimde kurulabiliyor mu? Bu iki soru olumlu yanıtlanmadan dilekçe yazmak, sonradan telafisi güç boşluklar bırakır.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; tereke yapısı ve tasarrufun içeriği her dosyada farklı sonuç doğurabileceğinden somut olayınız için mesleki destek almanız önerilir.