Miras bırakanın vasiyetname ya da sağlığındaki kazandırmalarla mirasçının saklı payını (mahfuz pay) zedelemesi, tereke uyuşmazlıklarının başında gelir. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde açılan tenkis davasında iki şey belirleyicidir: saklı pay ihlalinin hesapla ispatı ve davanın süresinde açılmasını sağlayan öğrenme/tebliğ anının doğru saptanması.
Saklı Payı Hesapla Ortaya Koymak
Tenkis, duygusal bir itiraz değil matematiksel bir taleptir. Terekenin gerçek değeri, yapılan kazandırmalar ve saklı pay oranı bir arada hesaplanmadan talebin sınırı belirlenemez. Bu nedenle tereke envanteri ve kazandırmaların değeri belgeyle kurulmalıdır.
Öğrenme Anı ve Süre
Tenkis hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrenmesinden itibaren işleyen bir süreye ve ölümden itibaren işleyen daha uzun bir azami süreye bağlıdır. Öğrenme anı çoğu zaman vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp ilgililere tebliğ edildiği tarihtir. Tebligatın gecikmesi ya da tarihinin belirsiz kalması, sürenin kaçırılması riskini doğurur.
Dava Öncesi Belgeler
- Veraset ilamı ve terekeyi gösteren mal varlığı dökümü
- Vasiyetname ile bağış/devir işlemlerine ilişkin resmi kayıtlar
- Sağlığında yapılan tapu devirleri ve banka işlemleri
- İşlem tarihindeki fiil ehliyetine dair sağlık kayıtları
Muris Muvazaası ile Ayrım
Miras bırakan bağışlamak istediği malı görünüşte satış göstererek devrettiyse, mirasçı tenkis yerine ya da onunla birlikte muris muvazaası iddiasını da gündeme getirebilir. Muvazaada işlemin gerçek iradesi, tenkiste ise saklı payın hesabı öne çıkar; ispat düzenleri farklıdır.
Tereke hesabı ve saklı pay oranları her aile için farklıdır; hangi yolun dosyanıza uygun olduğu ancak belgeler üzerinden değerlendirilebilir. Erken hukuki danışmanlık süre kaybını önler.