Miras uyuşmazlıklarında taraflar çoğu zaman haklılıklarından emindir; ancak paylaşımın seyrini belirleyen şey, murisin iradesine ve terekenin gerçek büyüklüğüne ilişkin olguların belgeyle ortaya konulup konulamadığıdır. Vasiyetnamenin geçerliliği tartışıldığında ise ispat, olayın üzerinden yıllar geçmiş olması nedeniyle özel bir hazırlık ister. Aşağıdaki başlıklar, vasiyet kaynaklı paylaşım ihtilaflarında delil planının nasıl kurulacağını ele almaktadır.
Vasiyetnamenin Geçerliliğinde Tartışılan Olgular
Türk Medeni Kanunu vasiyetnamenin belirli şekillerde yapılmasını arar; el yazılı, resmi ve olağanüstü hallere özgü sözlü biçimlerin her birinin kendi geçerlilik unsurları vardır. Bu nedenle ilk inceleme, metnin hangi şekle göre düzenlendiğini belirlemekle başlar. El yazılı vasiyette yazının, tarihin ve imzanın murise ait olup olmadığı; resmi vasiyette memur önünde izlenen usulün ve tanıkların durumu tartışma konusu olur. Şekil eksikliği ile irade sakatlığı iddiaları farklı hukuki sonuçlar doğurduğundan, dava dilekçesinde bunların ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerekir.
Ehliyet ve İrade Sakatlığı İddialarında Delil Kaynakları
- Murisin vasiyet tarihine yakın dönemdeki hastane kayıtları, reçeteleri ve tedavi dosyası
- Varsa vesayet veya kısıtlılık dosyası ile bu dosyadaki sağlık raporları
- Aynı dönemde murisin bizzat yaptığı diğer hukuki işlemler ve bunlara ait imzalar
- Murisi düzenli gören kişilerin tanıklığı ve bu kişilerin murisle temas sıklığı
Bu delillerin tarih ekseninde sıralanması, iddianın tek bir rapora değil bütünlüklü bir tabloya dayanmasını sağlar.
Tereke Kayıtları ve Mal Varlığı Hareketlerinin Toplanması
Paylaşım tartışmasının ikinci ayağı terekenin gerçek kapsamıdır. Tapu ve trafik kayıtları, banka hesap hareketleri, şirket ortaklık payları ve kiralara ilişkin kayıtlar bir arada değerlendirilmelidir. Ölüme yakın dönemde yapılan devirler varsa, bunların bedelli mi bedelsiz mi olduğu ve karşılığının gerçekten ödenip ödenmediği ayrıca araştırılır. Mahkemeden bu kayıtların getirtilmesi talep edilirken kurum, dönem ve kayıt türünün açıkça yazılması, cevapsız kalan müzekkerelerle vakit kaybını önler.
Usul Yanlışları: Dava Türü, Taraflar ve Süreler
Bu alanda en sık görülen usul hatası, tenkis ile iptal taleplerinin birbirinin yerine kullanılmasıdır; ikisinin şartları ve sonuçları farklıdır. İkinci hata, mirasçılardan bir kısmının davaya dahil edilmemesidir. Üçüncüsü, vasiyetnamenin açılıp ilgililere bildirilmesinden sonra işleyen ve kanunda öngörülen süreye dikkat edilmemesidir; bu süre kaçırıldığında en güçlü delil bile sonuç doğurmaz. Terekeye ilişkin koruma tedbirlerinin zamanında istenmemesi de mal varlığının eritilmesi riskini büyütür.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Miras dosyalarında akrabalık yapısı, vasiyetin şekli ve mal varlığının niteliği sonucu belirlediğinden, adımların atılmasından önce bireysel bir hukuki değerlendirme yapılması uygun olur.