Vasiyetnameye dayanan bir uyuşmazlıkta dosyanın kaderini çoğu zaman iddianın gücü değil, talebin hangi mahkemeye ve hangi sıfatla götürüldüğü belirler. Miras hukukunda tek bir "miras mahkemesi" bulunmadığı için aynı vasiyetname etrafındaki taleplerin bir kısmı sulh hukuk mahkemesine, bir kısmı asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu ayrımı gözden kaçıran başvuru görevsizlikle döner; bu arada zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeye devam eder.
Aynı Vasiyetname, İki Ayrı Yargı Kolu
Vasiyetnamenin açılıp okunması, tereke tespiti, terekenin defterinin tutulması veya resmen yönetilmesi gibi işler çekişmesiz yargı niteliğindedir ve sulh hukuk mahkemesinde görülür. Buna karşılık vasiyetnamenin iptali, tenkis, vasiyet alacaklısının ifa talebi ve mirasçılık sıfatının çekişmeli hâle geldiği davalar çekişmeli yargıya girer. Vasiyetnamenin açılması dosyasında dile getirilen bir itiraz, iptal davası açılmış sayılmaz; bu itirazın ayrı bir dava olarak, görevli mahkemede ileri sürülmesi gerekir. Uygulamada en sık rastlanan kayıp tam burada doğar.
Yetkide Belirleyici Olan Adres: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri
Miras hukukundan doğan davalarda yetki, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemeyen nitelikte kabul edilir ve mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi esas alınır. Mirasçının kendi ikamet ettiği il, terekedeki taşınmazın bulunduğu yer veya vasiyetnamenin düzenlendiği noterin bulunduğu yer, tek başına yetki doğurmaz. Son yerleşim yeri tartışmalıysa nüfus kayıt örneği, adres kayıt sistemi çıktısı, sağlık kuruluşu ve bakım kaydı gibi belgelerin daha dilekçe aşamasında dosyaya konulması, karşı tarafın yetki itirazını baştan karşılar.
Görevsizlik Kararı Sonrası Kaybedilen Haftalar
Yanlış mercie yapılan başvuru her zaman telafi edilemez değildir; ancak telafinin de kendi takvimi vardır. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde, kararın kesinleşmesinden itibaren kanunda öngörülen iki haftalık kesin süre içinde doğru mahkemeye gönderme talebinde bulunulmazsa dava açılmamış sayılır. Bu ihtimalde, ilk dava tarihine bağlanan sonuçlar da ortadan kalkar. Hak düşürücü süreye tabi iptal ve tenkis talepleri bakımından bu, esasa hiç girilmeden dosyanın kapanması anlamına gelebilir.
Dilekçe Aşamasında Alınabilecek Önlemler
- Talepleri tek dilekçeye yığmadan önce her birinin görevli mahkemesini ayrı ayrı belirlemek
- Terekeye ilişkin koruma tedbiri taleplerini, esas davadan bağımsız biçimde sulh hukuk mahkemesinden istemek
- Son yerleşim yerine ilişkin delilleri dava dilekçesine ek yapmak
- Hak düşürücü sürenin başlangıcını, vasiyetnamenin tebliğ tarihi üzerinden belgeye bağlamak
- Görevsizlik ihtimaline karşı, karar sonrası iki haftalık başvurunun takvimini önceden not etmek
Sonuç Yerine
Vasiyetname dosyalarında usul, esastan önce gelir. Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her terekenin belge düzeni, mirasçı sayısı ve vasiyetnamenin türü sonucu değiştirebilir. Elinizdeki belgelerle bir avukata dosya bazlı değerlendirme yaptırmadan süre hesabı yapmamanızı öneririz.