Miras bırakanın son arzularını içeren vasiyetname, biçim ve içerik yönünden sıkı kurallara tabidir. Türk Medeni Kanunu ile yargılama usulünü düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu ekseninde, vasiyetnameye karşı açılabilecek davalar ve bu davalardaki süre mantığı bu rehberde incelenir.
Vasiyetname neden geçersiz sayılabilir
Vasiyetname; ehliyetsizlik, irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma) veya kanunun aradığı şekil şartlarına uyulmaması nedeniyle sakat olabilir. El yazılı vasiyetnamede tarih ve imzanın bizzat miras bırakanın el yazısıyla bulunması, resmi vasiyetnamede ise memur ve tanık usulüne uyulması gerekir. Şekle aykırılık, tek başına iptal sebebi oluşturabilir.
İptal ile tenkis davasını ayırmak
Bu noktada iki farklı dava karıştırılmamalıdır:
- İptal davası: Vasiyetnamenin geçersizliğini ileri sürer; ehliyet, irade sakatlığı veya şekil eksikliğine dayanır.
- Tenkis davası: Vasiyetname geçerli olsa bile, saklı paylı mirasçıların (eş, altsoy gibi) kanunla korunan paylarına yapılan tecavüzün geri alınmasını amaçlar.
Süre mantığını doğru kurmak
Her iki davada da süre, çoğu zaman öğrenme anına bağlanır; yani mirasçının vasiyetnameyi ve iptal ya da tecavüz sebebini öğrendiği tarih esas alınır. Ayrıca üst sınır niteliğinde, öğrenmeden bağımsız işleyen daha uzun bir süre de bulunur. Bu ikili yapı nedeniyle tarihlerin baştan doğru saptanması, hakkın düşmesini önlemek için kritiktir.
Delil ve bilirkişi
Ehliyet tartışmalarında sağlık kayıtları ve tıbbi değerlendirmeler, el yazısı tartışmalarında ise yazı incelemesi belirleyici olabilir. Tanık beyanları ve miras bırakanın işlem tarihindeki durumuna ilişkin belgeler, iddiayı güçlendiren temel dayanaklardır.
Miras uyuşmazlıkları kişisel ve mali sonuçları ağır süreçlerdir. Vasiyetnameye itiraz etmeden önce hangi davanın uygun olduğunu ve sürenizin işleyip işlemediğini bir avukatla değerlendirmeniz önemlidir.