Miras açıldığında mirasçıların önünde iki ayrı takvim vardır: mirasçılık belgesinin alınması ve reddi mirasın üç aylık süresi. Belgeyi almak için acele edilirken redde ilişkin sürenin kaçırılması, terekedeki borçların kişisel malvarlığına yansıması sonucunu doğurabilir.
Mirasçılık Belgesini Kimden Almalı?
Mirasçılık belgesi kural olarak sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden talep edilebilir. Ancak yabancılık unsuru bulunan, mirasçılık sıfatı çekişmeli olan veya nüfus kayıtlarından mirasçılığın doğrudan çıkarılamadığı hâllerde noter yolu kapanır ve mahkemeye başvurmak gerekir. Bu ayrımın baştan yapılmaması, haftalarca sürecek bir ret ve yeniden başvuru döngüsüne yol açar.
Üç Aylık Ret Süresi Ne Zaman İşlemeye Başlar?
TMK uyarınca yasal mirasçılar bakımından süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispatlanmadıkça mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işler. Atanmış mirasçılarda ise ölüme bağlı tasarrufun kendilerine resmen bildirilmesi esas alınır. Süre hak düşürücü niteliktedir; geçmesi hâlinde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. Terekenin borca batık olduğu açıksa ayrıca hükmen ret imkânı gündeme gelir.
Yetki: Son Yerleşim Yeri Kuralı
Miras davalarında mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi belirleyicidir ve bu yetki pek çok dava türünde kesin niteliktedir. Mirasın reddi beyanının da bu yer sulh hukuk mahkemesine yapılması gerekir. Mirasçının kendi yerleşim yerindeki mahkemeye yapılan beyan, gönderme kararıyla sonuçlanabilir ve üç aylık süre bu sırada işlemeye devam eder.
Terekede Ne Var? Karar Öncesi Envanter
- Tapu ve araç kayıtlarının sorgulanması
- Banka hesapları, kredi ve kefalet ilişkileri
- Şirket payları ve ortaklık borçları
- Devam eden icra takipleri ve dava dosyaları
- Vergi borçları ve kamu alacakları
Envanter tamamlanmadan verilecek ret ya da kabul kararı, geri dönülmesi çok güç bir tercihtir. Bu nedenle süre içinde terekenin resmi defterinin tutulmasının istenmesi, karar için zaman kazandıran bir ara yol olabilir.
Mirasçılar Arasında Anlaşma Seçeneği
Paylaşımda anlaşan mirasçılar, dava açmadan paylaşma sözleşmesi yapabilir. Taşınmazlar söz konusu olduğunda bu sözleşmenin şekil şartlarına uyulması ve tapu işlemlerinin eş zamanlı planlanması gerekir; aksi hâlde anlaşma kâğıt üzerinde kalır ve izale-i şuyu davasına dönüşür.
Bilgilendirme
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Ölüm tarihi, mirasçı çevresi ve terekenin yapısı sonucu değiştirebileceğinden, özellikle borca batıklık şüphesi varsa süre dolmadan hukuki destek alınması önemlidir.