İçeriğe geç
AC

Veraset İlamı Alırken Üç Aylık Ret Süresini Kaçırmamak: Mirasçı İçin Kontrol Listesi

2 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Mirasçılar çoğu zaman ilk iş olarak veraset ilamı almaya yönelir. Bu doğru bir adımdır; ancak mirasçılık belgesinin alınması terekenin kabul edildiği anlamına gelmediği gibi, üç aylık ret süresini de durdurmaz. TMK ve HMK ekseninde bu iki sürecin paralel yürütülmesi gerekir.

Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır?

Mirasçılık belgesi kural olarak noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınabilir. Mirasçılar arasında yabancılık unsuru bulunması, nüfus kayıtlarının çelişkili olması ya da mirasçılık sıfatının tartışmalı olması gibi hallerde noter yolu kapanır ve mahkemeye başvurmak gerekir. Belge, mirasçılık sıfatını gösterir; terekenin aktif ve pasifini göstermez.

Bu ayrım pratik olarak şunu doğurur: elinde veraset ilamı bulunan mirasçı, terekenin borca batık olup olmadığını hâlâ bilmiyor olabilir.

Üç Ay Nasıl İşler?

Yasal mirasçılar bakımından ret süresi, ölümün ve mirasçılık sıfatının öğrenildiği andan itibaren başlar ve üç aydır. Süre hak düşürücüdür. Veraset ilamının geç alınmış olması ya da mahkemedeki dosyanın uzaması bu süreyi uzatmaz. Bu nedenle takvimin, ilam başvurusundan bağımsız olarak ölüm tarihinden itibaren kurulması gerekir.

Zımni Kabul Yaratan Davranışlar

  • Tereke hesabından para çekilmesi veya mirasbırakana ait alacağın tahsil edilmesi
  • Taşınmazın kiraya verilmesi, satılması ya da tapuda intikal işleminin yaptırılması
  • Mirasbırakanın aracının kullanılmaya devam edilmesi ve sigortasının kendi adına yaptırılması
  • Alacaklılarla ödeme planı görüşülmesi ve kısmi ödeme yapılması
  • Terekedeki eşyanın mirasçılar arasında fiilen paylaşılması

Bu tür işlemler mirası benimseme iradesi olarak yorumlanabildiğinden, ret hakkını kullanmayı düşünen mirasçının üç ay boyunca terekeye müdahaleden kaçınması gerekir.

Üç Ay İçinde Yapılması Gerekenler

  1. Ölüm tarihi ile öğrenme tarihinin bir nota yazılması ve son günün işaretlenmesi
  2. Mirasbırakan adına banka, tapu, trafik ve icra kayıtlarının taranması
  3. Kefalet ve senet gibi görünmeyen borçların araştırılması
  4. Tereke hakkında yeterli bilgi yoksa defter tutulmasının talep edilmesi seçeneğinin değerlendirilmesi
  5. Karar netleşmediyse süre dolmadan önce hukuki görüş alınması

Defter Tutma Seçeneği

Terekenin durumu belirsizse, mirasçının doğrudan ret ile kabul arasında sıkışması gerekmez. Resmi defter tutulmasının istenmesi, terekedeki alacak ve borçların mahkeme gözetiminde tespit edilmesini sağlar ve mirasçıya karar için daha sağlıklı bir zemin verir. Bu talebin de kendine özgü süresi bulunduğundan geciktirilmemesi gerekir.

Kısa Not

Veraset ilamı bir varış noktası değil, terekeye ilişkin karar sürecinin başlangıcıdır. Süreyi ilam beklenirken tüketmemek en önemli koruma adımıdır. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; tereke yapınıza göre farklı yollar gündeme gelebileceğinden somut olayda profesyonel destek almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla