Miras uyuşmazlıklarında en sık yapılan hata, terekenin kapsamı ortaya konulmadan doğrudan pay talebine geçilmesidir. Oysa saklı pay hesabı, ancak mirasçılık sıfatı ve tereke mevcudu netleştikten sonra anlam kazanır. Bu rehber, TMK çerçevesinde doğru adım sıralamasını ele alır.
Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır
Mirasçılık belgesi, koşulları varsa noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Mirasçılar arasında yabancı unsur bulunması, nüfus kayıtlarında çelişki olması veya soybağına ilişkin tartışma bulunması hâllerinde mahkeme yolu zorunlu hâle gelir. Belgede gösterilen pay oranlarının hatalı olduğu düşünülüyorsa, bu belgenin iptali ayrı bir dava konusudur ve sonraki bütün talepler bu tartışma çözülmeden sağlıklı yürütülemez.
Tereke Tespiti Olmadan Hesap Yapılamaz
Saklı pay hesabı, mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığı üzerinden değil, sağlığında yaptığı bazı kazandırmalar da eklenerek bulunan bir değer üzerinden yapılır. Bu nedenle tapu, banka, ticaret sicili ve araç kayıtlarının bütünüyle toplanması gerekir. Terekenin tespiti talebi bu aşamada pratik bir araç sunar. Mirasın reddi düşünülüyorsa, kanunun öngördüğü üç aylık süre içinde hareket edilmesi gerektiği ayrıca hatırlanmalıdır; süre geçtikten sonra tereke borçları bakımından tablo değişir.
Tenkis Talebinde Süre Riski
Saklı payı zedelenen mirasçının tenkis talebi, hak düşürücü süreye tabidir. TMK uyarınca bu dava, mirasçıların saklı paylarına tecavüz edildiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği çoğu dosyada tartışmalı olduğundan, tapu kaydının ilk kez incelendiği tarih ve vasiyetnamenin okunduğu duruşma tutanağı gibi belgeler saklanmalıdır.
Muvazaa mı Tenkis mi
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler bakımından iki farklı hukuki yol vardır ve bunların koşulları da sonuçları da farklıdır. Mirastan mal kaçırma iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil talebi, saklı pay sahibi olma şartına bağlı değildir ve süre yönünden daha esnektir; ancak devrin görünürdeki işlemden farklı bir amaçla yapıldığının ispatı gerekir. Tenkis ise saklı payla sınırlı bir sonuç doğurur. Devrin bedelli görünüp görünmediği, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve devralanın ödeme gücü, hangi yolun seçileceğini belirleyen ölçütlerdir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mirasçı sayısı, tasarrufun türü ve tarihler sonucu kökten değiştirebileceğinden, dava türü seçilmeden önce tereke belgelerinin bütün hâlinde incelenmesi ve hukuki görüş alınması yerinde olur.