Miras dosyalarında zaman kaybının başlıca kaynağı, birbirini izleyen işlemlerin farklı mercilerde yürümesidir. Mirasçılık belgesinin alınacağı yer ile saklı payın korunması için açılacak davanın yeri aynı değildir; ikisini tek kapıda toplamaya çalışmak dosyanın geri dönmesine yol açar. TMK saklı pay düzenini kurarken, bu taleplerin hangi makam önünde ileri sürüleceğini HMK ve miras hukukunun yetki kuralları belirler.
Mirasçılık Belgesi: Noter mi, Sulh Hukuk mu?
Mirasçılık belgesi kural olarak noterden de sulh hukuk mahkemesinden de istenebilir. Ancak noterin verebileceği belgenin sınırları vardır: mirasçılık durumu nüfus kayıtlarından açıkça anlaşılamıyorsa, yabancılık unsuru bulunuyorsa ya da mirasçılar arasında çekişme varsa dosya mahkemeye taşınır. Notere yapılan başvurunun reddi üzerine geçen haftalar, özellikle tereke üzerinde işlem yapılması gereken hâllerde telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle başvurudan önce nüfus kaydının mirasçılığı tek başına gösterip göstermediği kontrol edilmelidir.
Saklı Pay İhlali İçin Ayrı Bir Kapı
Mirasçılık belgesinin alınmış olması, saklı payın korunduğu anlamına gelmez. Ölüme bağlı tasarrufla veya sağlararası kazandırmalarla saklı payı zedelenen mirasçının açacağı tenkis davası, mirasçılık belgesi işinden bağımsız bir dava olup genel görev kuralları çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasçılık belgesinin verildiği dosyada tenkis talebi ileri sürmek, çekişmesiz yargı ile çekişmeli yargıyı birbirine karıştırmak demektir.
Yetki: Son Yerleşim Yeri Kuralının Sertliği
Miras hukukundan doğan davalar bakımından mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi belirleyicidir ve bu kural taraf iradesiyle kolayca esnetilemez. Mirasçıların kendi ikametlerine göre dava açması, dosyanın yetkisizlikle geri dönmesinin en sık görülen sebebidir. Miras bırakanın son yıllarını farklı şehirlerde geçirdiği hâllerde, yerleşim yerinin hangi tarihte nerede olduğunu gösteren adres kayıtları, sağlık ve fatura belgeleri baştan toplanmalıdır.
Belgenin İptali ile Payın Düzeltilmesi Aynı Şey Değildir
Yanlış kişileri ya da yanlış oranları gösteren bir mirasçılık belgesine karşı izlenecek yol, belgenin iptali ve yenisinin verilmesi istemidir. Buna karşılık kazandırmaların saklı payı aşması hâlinde sorun belgede değil, tasarrufun kendisindedir. İki talebi birbirinin yerine ikame etmek, hem hasım gösterimini hem de ispat yükünü yanlış kurar.
Dosya Kurmadan Önce
- Nüfus kaydı mirasçılığı çekişmesiz biçimde gösteriyor mu?
- Mirasbırakanın son yerleşim yeri belgelerle sabit mi?
- Sağlararası kazandırmaların tarih ve değer dökümü çıkarıldı mı?
- Tereke üzerindeki acil koruma ihtiyacı ayrıca değerlendirildi mi?
- Belgenin iptali ile tenkis istemi ayrı dosyalara ayrıldı mı?
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Terekenin bileşimi, kazandırmaların niteliği ve mirasçılar arasındaki fiili durum sonucu doğrudan etkiler; işlem yapmadan önce belgelerinizi bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz önerilir.