İçeriğe geç
AC

Veraset İlamından Paylaşıma: Sulh Hukuk mu, Asliye Hukuk mu?

29 Mart 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Mirasçılık belgesinin alınması ile terekenin fiilen paylaşılması, çoğu zaman tek bir süreç gibi anlatılır. Oysa bu iki aşama farklı mercilere, farklı görev kurallarına ve farklı ispat gereklerine tabidir. Paylaşım aşamasında yaşanan tıkanmaların önemli bir kısmı, ilk adımda yapılan merci tercihinden kaynaklanır.

Mirasçılık Belgesi: Noter Yolu ve Mahkeme Yolu

Mirasçılık belgesi kural olarak noterden alınabilir. Ancak mirasçılık ilişkisinin nüfus kayıtlarından anlaşılamadığı, yabancılık unsuru bulunduğu ya da kayıtlarda çelişki olduğu hallerde belge sulh hukuk mahkemesinden istenir. Noterden alınan belge ile mahkemeden alınan belge arasındaki bu ayrım gözden kaçırıldığında, tapu ve banka işlemlerinde belge kabul edilmeyip süreç başa döner.

Belgenin iptali veya değiştirilmesi talebi de ayrı bir yargılamanın konusudur; mevcut belgeye dayanılarak yapılan işlemler kendiliğinden geçersiz hale gelmez.

Paylaşım Aşamasında Görev Değişir

Terekenin paylaşılması aşamasında görevli mahkeme, talebin niteliğine göre belirlenir. Mirasın paylaştırılması, tenkis ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali gibi talepler asliye hukuk mahkemesinin konusudur. Buna karşılık paylı mülkiyete dönüşmüş taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi istemi sulh hukuk mahkemesinde görülür. Aynı aile içinde, aynı olaydan doğan talepler bu nedenle iki ayrı mahkemede ilerleyebilir.

Yetkili Yer ve Terekenin Dağınık Olması

Miras hukukundan doğan davaların önemli bölümünde mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir ve bu yetki taraf iradesiyle değiştirilemeyecek niteliktedir. Ortaklığın giderilmesinde ise taşınmazın bulunduğu yer ölçüt alınır. Tereke farklı illere yayılmışsa, hangi talebin hangi yerde ileri sürüleceği baştan planlanmalı; aksi halde dosyalar arasında bekletici mesele ve tekrar eden keşif masrafları ortaya çıkar.

Anlaşmalı Paylaşım ile Dava Arasındaki Denge

Mirasçılar arasında yazılı bir paylaşım sözleşmesi yapılması mümkündür ve bu yol, satış yoluyla ortaklığın giderilmesinde ortaya çıkan değer kaybını önleyebilir. Anlaşma masasına oturmadan önce şu üç veri hazır olmalıdır:

  1. Terekedeki taşınmaz ve hakların güncel değer tespiti
  2. Sağlığında yapılan devirlerin ve bağışlamaların dökümü
  3. Borçlar ile üzerinde ipotek veya haciz bulunan kalemlerin listesi

Bu tablo çıkarılmadan varılan mutabakat, sonradan saklı pay tartışmasını yeniden açar. Mirasçılardan birinin katılmaması halinde ise dava yolu kaçınılmaz hale gelir.

Not

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tereke yapısı, mirasçı sayısı ve kayıtların durumu sonucu doğrudan etkilediğinden, paylaşım adımları atılmadan önce dosyaya özel hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla