İçeriğe geç
AC

Ayıplı Hizmette On Dört Günlük Süre ve Başvuru Planı

17 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Tüketici uyuşmazlıklarında en çok karıştırılan iki kavram cayma hakkı ile ayıp bildirimidir. On dört günlük süre bu ikisinden yalnızca birine aittir ve yanlış kavrama dayandırılan başvuru, hak gerçekten var olsa bile reddedilebilir. TKHK ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ekseninde bu ayrımı netleştirmek, sürecin ilk adımıdır.

Cayma Hakkı ile Ayıp Bildirimini Ayırmak

Cayma hakkı, hizmetin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın kullanılabilen bir haktır; gerekçe göstermeye ve ceza ödemeye gerek yoktur. Ayıp bildirimi ise hizmetin sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımaması hâlinde gündeme gelir ve seçimlik hakların kullanılmasına yol açar. Cayma süresi geçmiş olsa bile ayıp nedeniyle başvuru hakkı devam eder; bu nedenle süreyi kaçırdığını düşünen tüketicinin elinde çoğu zaman hâlâ bir yol vardır.

On Dört Günlük Sürenin Başlangıcı ve İstisnaları

Mesafeli olarak kurulan hizmet sözleşmelerinde cayma süresi kural olarak sözleşmenin kurulduğu günden itibaren on dört gündür. Sağlayıcının cayma hakkına ilişkin bilgilendirme yükümlülüğünü hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi hâlinde bu süre uzar. Buna karşılık, tüketicinin onayıyla ifasına başlanan hizmetler ile kişiye özel hazırlanan işler gibi bazı sözleşmelerde cayma hakkı kullanılamaz. Bu istisnaların sözleşmede yazıyor olması tek başına yeterli değildir; ifaya fiilen başlanıp başlanmadığı da tartışılır.

Ayıplı Hizmette Seçimlik Haklar

  • Hizmetin yeniden görülmesini isteme
  • Ayıp oranında bedelden indirim talep etme
  • Ücretsiz onarım isteme
  • Sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesini talep etme

Seçilen hakkın başvuruda açıkça yazılması gerekir. Ayıplı hizmetten doğan sorumlulukta kanunda öngörülen zamanaşımı süresi işler; sağlayıcının ayıbı ağır kusurla ya da hile ile gizlediği hâllerde bu süreyle bağlı kalınmaz.

Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi

  1. Uyuşmazlık tutarı belirlenir ve her yıl güncellenen parasal sınırlarla karşılaştırılır.
  2. Sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur.
  3. Başvuru, tüketicinin yerleşim yeri veya işlemin yapıldığı yerdeki heyete yapılır.
  4. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda doğrudan tüketici mahkemesine gidilir.
  5. Heyet kararına itiraz, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde tüketici mahkemesine yapılır.

Usule Aykırı Başvurunun Tipik Görünümleri

Sağlayıcıya hiç bildirim yapmadan doğrudan başvuruda bulunmak, sözleşme ve ödeme belgesini eklemeden dosya açmak, talebin miktarını hiç göstermemek ve yanlış yetki alanındaki heyete başvurmak en sık rastlanan hatalardır. Yazışmaların ekran görüntüleri ile ödeme dekontlarının tarih bilgisiyle birlikte saklanması, bu hataların çoğunu baştan önler.

Buradaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir; sözleşmenin kuruluş biçimi ve hizmetin türü sonucu değiştirebilir. Başvuru yapmadan önce dosyanızın özelinde hukuki değerlendirme almanız faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla