Yabancı çalışan ya da onu istihdam eden işveren için en yıpratıcı aşama, çalışma izni talebinin reddedildiği veya mevcut iznin iptal edildiği anda hangi kapının çalınacağına karar vermektir. YUKK ve 5901 sayılı Kanun ekseninde yürüyen bu süreçte dosyanın kaderini çoğu zaman esasa ilişkin tartışma değil, başvurunun doğru mercie ve doğru mahkemeye yöneltilip yöneltilmediği belirler.
Önce yargı yolu, sonra mahkeme
Çalışma izni işlemleri idari makamlarca tek yanlı olarak tesis edilir; bu nedenle uyuşmazlığın doğal adresi idari yargıdır. Buna karşılık aynı olay içinde işçi ile işveren arasında ücret, sigortalılık veya fesih tartışması da varsa, o bölüm iş yargısına aittir. Tek bir olgudan doğan taleplerin farklı yargı kollarına dağılabileceği baştan görülmezse, dosya aylar sonra görev yönünden reddedilir ve süre yeniden hesaplanmak zorunda kalır.
Yetkili mahkemeyi bulmanın üç sorusu
- İşlemi tesis eden idari birim fiilen nerede konumlanmıştır?
- İşlemin sonuçları yabancının ikamet ettiği ya da işyerinin bulunduğu yerde mi doğmaktadır?
- Ret kararı merkez teşkilatından mı, taşra biriminden mi çıkmıştır?
Bu üç sorunun yanıtı, dava dilekçesinin hangi idare mahkemesine sunulacağını büyük ölçüde belirler. Kararın tebliğ zarfında yazan başvuru bilgisi yol gösterici olsa da tek başına bağlayıcı kabul edilmemeli, İYUK'un yetki kuralları dosyanın somut verisiyle birlikte okunmalıdır.
İdari başvuru ile dava arasındaki tercih
Ret kararından sonra idareye yeniden başvurup eksik belgeyi tamamlamak, bazen davadan daha hızlı sonuç verir. Ancak bu tercihin bedeli olabilir: idareye yapılan her başvuru dava açma süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz. Uygulamada en sık görülen kayıp, tarafların idareyle yazışmayı sürdürürken süreyi tükettiği hâllerde yaşanır. Bu nedenle uzlaşma arayışı ile dava hazırlığı paralel yürütülmeli, dilekçe süre dolmadan hazır olmalıdır.
Ret gerekçesini mahkemeye taşırken
- Ret gerekçesi kelime kelime çözümlenir; hangi kısmın hukuka aykırılık, hangi kısmın maddi hata iddiası olduğu ayrılır.
- İşveren kayıtları, sözleşme, ücret bordroları ve nitelik belgeleri tarih sırasına dizilir.
- Yürütmenin durdurulması talebinin gerekçesi, telafisi güç zararın somut ve sayısal karşılığıyla yazılır.
- İşlemin dayanağı yönetmelik hükümleri, uygulanan sürümüyle birlikte dosyaya konur.
Sık karşılaşılan usul tuzakları
Dilekçede idarenin yanlış birimi hasım gösterilmesi, elektronik tebligatın açılmadığı için sürenin fark edilmemesi ve iznin süresi dolduğu hâlde iptal davasının konusuz kalması, dosyayı esasa girmeden bitiren başlıca nedenlerdir. Sürecin başında bir tebligat takvimi oluşturmak, bu üç riski tek başına ciddi ölçüde azaltır.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir; her başvurunun belge yapısı ve tarihleri farklı sonuç doğurabileceğinden, karar vermeden önce dosyanızın bir hukukçu tarafından değerlendirilmesinde yarar vardır.