Yabancılar hukukunda giriş yasağı kararları çoğu zaman yurt dışındayken ya da sınır kapısında öğrenilir. Bu durum, sürenin ne zaman işlemeye başladığı sorusunu dosyanın en tartışmalı noktası haline getirir.
Kararın türü, süreyi ve mercii değiştirir
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında sınır dışı etme kararı, giriş yasağı ve ikamet izni iptali birbirinden farklı işlemlerdir. Bazı kararlar için kanunda kısa ve özel bir dava açma süresi öngörülmüşken, diğerleri İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki genel süreye tabidir. Hangi sürenin uygulanacağı, karar metninin başlığına değil hukuki niteliğine bakılarak belirlenmelidir.
Tahdit kodunun öğrenilmesi ve şeffaflık sorunu
Uygulamada yabancıya kodun gerekçesi ayrıntılı biçimde bildirilmeyebilir. Bu durumda önce ilgili idari birimden bilgi ve belge talebinde bulunulması, ardından dava dilekçesinde işlemin sebep unsurunun denetlenmesinin istenmesi gerekir. Gerekçesi açıklanmayan bir işlemin hukuka uygunluk denetimi, idarenin dosyayı mahkemeye sunmasıyla mümkün olur.
Yetkili mahkemenin belirlenmesi
İdari davada yetki, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yere göre belirlenir. Yabancının en son bulunduğu il ile kararı veren birimin bulunduğu il farklıysa, dilekçenin yanlış yere verilmesi gönderme kararıyla sonuçlanır ve bu gecikme, kısa süreli işlemlerde ağır sonuç doğurabilir.
Vatandaşlık başvurusuyla etkileşim
5901 sayılı Kanun kapsamındaki başvurularda, hakkında tahdit kaydı bulunan yabancının durumu ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle giriş yasağının kaldırılmasına yönelik süreç ile vatandaşlık ya da ikamet süreçlerinin sıralaması planlanmalı; birbirini bloke eden başvurular aynı anda yapılmamalıdır.
İdari başvuru ile dava arasındaki tercih
- İdareye yapılacak kaldırma talebi bazı hallerde daha hızlı sonuç verebilir
- Ancak idari başvuru, her durumda dava açma süresini durdurmaz
- Yürütmenin durdurulması talebi, aile birliği ve eğitim gibi somut zararlarla desteklenmelidir
- Aile bağı, çalışma izni ve mülkiyet ilişkisi gibi Türkiye ile bağlantı unsurları belgelenmelidir
İdareyle yürütülen görüşmeler uzarken dava süresinin kaçırılması, bu alanda en sık karşılaşılan hak kaybı biçimidir. Bu nedenle idari başvuru yapılsa dahi dava takvimi ayrıca izlenmelidir.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Kararın dayandığı sebep ve yabancının statüsü sonucu doğrudan etkilediğinden, süre kısıtı bulunan bu tür işlemlerde vakit geçirmeden hukuki değerlendirme almanız önerilir.