Türkiye'ye giriş yasağı konulması, çoğu zaman kişinin ancak sınırda ya da vize başvurusunda öğrendiği idari bir tedbirdir. YUKK ve 5901 sayılı Kanun çerçevesinde bu yasak ve buna bağlı ret kararı, doğru merci ve doğru sürede ele alınmazsa kişinin uzun süre ülkeye girişini engelleyebilir.
Giriş Yasağı Neden Konur?
Yasak; önceki bir sınır dışı kararına, kalış süresinin aşılmasına, kamu düzeni gerekçelerine veya ödenmemiş idari para cezalarına dayanabilir. Kodun dayanağı bilinmeden itiraz kurulamaz; bu yüzden ilk adım, yasağın hangi sebebe ve hangi kuruma dayandığını öğrenmektir.
Yasağın Kaldırılması İçin Zemin
- Süre aşımı cezasına dayalı yasaklarda cezanın ödenmesiyle kaydın güncellenmesi
- Türkiye'de aile bağı, evlilik veya çalışma ilişkisi bulunanların durumu
- Yasağın dayanağı işlemin sonradan ortadan kalkması
Kişinin ülkeyle bağını gösteren belgeler ve yasağın orantısız olduğunu ortaya koyan olgular, hem idari başvuruda hem de yargı aşamasında öne çıkarılmalıdır.
İdari Başvuru ve Yargı Yolu
Giriş yasağı ve ret kararı idari işlem niteliğinde olduğundan, denetimi kural olarak idare mahkemesinde yapılır. Bu tür işlemlerde dava açma süresi kısa ve genellikle hak düşürücü nitelikte olduğundan, kararın öğrenildiği an belgeyle netleştirilmelidir. Yurt dışındaki kişi için başvurunun temsilci aracılığıyla yürütülmesi çoğu zaman gerekir.
Ret Kararına Karşı İkinci Plan
İtiraz reddedilirse, yasağın dayanağı olan asıl işleme yönelik ayrı bir hukuki değerlendirme gündeme gelebilir. 5901 sayılı Kanun kapsamındaki bir statü talebi varsa bu ayrı bir usulde ilerler; bu yüzden giriş yasağı, vize reddi ve statü dosyaları eşgüdümle takip edilmelidir.
Giriş yasağı dosyaları kişinin geçmiş işlemlerine ve uyruğuna göre değişir; süre ve merci olaya özgüdür. Adım atmadan önce bir hukukçuyla değerlendirme yapılması yerinde olur.