Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı başvurularında dava aşamasına gelindiğinde çoğu zaman iş işten geçmiş olur. İdari yargı, kural olarak dosya üzerinden inceleme yapar ve tanık dinlemez. Bu nedenle idari aşamada dosyaya konulmamış bir belge, dava dilekçesine eklense bile işlemin tesis edildiği andaki eksikliği ortadan kaldırmaz. 5901 sayılı Kanun ve yabancıların ikametine ilişkin mevzuat çerçevesinde yürüyen bu süreçte, hazırlık aşaması davanın kendisi kadar önemlidir.
Ret gerekçesi olmadan dava kurulamaz
Başvurunun reddine ilişkin işlemin gerekçesi, davanın çerçevesini belirler. Gerekçe yatırım tutarının veya taahhüt süresinin sağlanmadığına ilişkinse tartışma teknik belgeler üzerinden yürür; kamu düzeni ya da güvenlik değerlendirmesine dayanıyorsa savunmanın kurgusu tamamen değişir. Bu nedenle işlemin tebliğ edilen metni, ekleri ve dayandığı yazılar eksiksiz temin edilmelidir.
İdari aşamada dosyayı tam kurmak
- Yatırımın türüne göre uygunluk belgesi ve ilgili bakanlık yazışmaları
- Taşınmaz yatırımında tapu kaydı, değerleme raporu ve devir yasağı şerhi
- Bedelin yurt dışından transferine ilişkin banka dekontları ve döviz alım belgeleri
- Aile üyeleri bakımından kimlik, evlilik ve doğum belgelerinin usulüne uygun onaylı çevirileri
- İkamet izni geçmişini ve ülkeye giriş çıkış kayıtlarını gösteren belgeler
İdari yargıda delilin sunumu
İYUK sistematiğinde yazılılık esastır. Dava dilekçesinde her iddia, ekler listesindeki belge numarasıyla eşleştirilerek anlatılmalıdır. İdarenin savunmasıyla birlikte gelen işlem dosyasının incelenmesi ayrı bir aşamadır; bu dosyada daha önce görülmeyen bir yazı veya değerlendirme ortaya çıkabilir. Bu nedenle işlem dosyasının getirtilmesi dilekçede açıkça talep edilmelidir. Yabancı dilde düzenlenen belgelerin usulüne uygun onaylı çevirilerinin sunulmaması, sık karşılaşılan bir eksikliktir.
Süre ve yürütmenin durdurulması
Dava açma süresi, işlemin yazılı bildirimiyle işlemeye başlar ve idareye yapılan yeni başvurular süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Bu ayrımın gözden kaçırılması, esasa hiç girilmeden verilen ret kararlarının başlıca nedenidir. İkamet hakkı ya da sınır dışı işlemiyle bağlantılı bir sonuç doğuyorsa yürütmenin durdurulması talebi ayrı ve somut gerekçelerle kurulmalıdır; telafisi güç zararın hangi olgudan doğacağı belirtilmelidir.
Buradaki açıklamalar geneldir. Yatırım türü, başvuru tarihi ve ret gerekçesi süreci tümüyle değiştirebileceğinden, işlem tebliğ edildiği anda idare hukuku alanında değerlendirme alınması önerilir.