Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında dosyalar çoğu zaman yatırımın niteliğinden değil, takvimin yanlış kurulmasından dolayı gecikir veya reddedilir. Yatırımın yapıldığı tarih, uygunluk belgesinin alındığı tarih, tapuya konulan şerh ve başvurunun kayda girdiği tarih birbirinden farklı anlardır. Bu rehber, 5901 sayılı Kanun ve YUKK çerçevesinde ilerleyen sürecin zaman çizelgesini kurmaya ve olumsuz sonuç halinde izlenecek yolu önceden belirlemeye odaklanır.
Yatırım Tarihi ile Başvuru Tarihi Aynı Şey Değildir
Taşınmaz alımı, sabit sermaye yatırımı veya mevduat gibi seçeneklerin her birinde, yatırımın tamamlanmasıyla uygunluk değerlendirmesinin yapılması arasında bir aralık bulunur. Bu aralıkta döviz alım belgesi, ödeme akışının banka kanalıyla belgelenmesi ve satıcıya yapılan ödemenin izlenebilirliği gibi teknik koşullar tamamlanmazsa, uygunluk aşaması baştan tıkanır. Ödeme zinciri sonradan düzeltilemeyen bir unsurdur.
Taahhüt ve Şerh Sürelerinin Takibi
Yatırımın belirli bir süre elde tutulacağına ilişkin taahhüt, tapu kaydına konulan şerhle güvence altına alınır. Bu sürenin başlangıcı ve bitişi ayrı bir takvimde izlenmeli, süre dolmadan yapılacak devir ya da rehin işlemlerinin başvuruya etkisi önceden değerlendirilmelidir. Şerhin kaldırılma zamanı ile vatandaşlık kararının kesinleşme zamanı arasındaki uyumsuzluk, uygulamada sık karşılaşılan bir sorundur.
Eksik Evrak Yazısına Cevap Penceresi
- Yazının tebliğ tarihi ayrıca kaydedilmeli, verilen süre içinde cevap verilmelidir.
- Eksikliğin niteliği belirlenmeli: belge eksikliği mi, esasa ilişkin bir tespit mi?
- Yabancı resmi belgelerde apostil ve yeminli tercüme koşulları önceden tamamlanmalıdır.
- Aile bireylerinin dosyaları arasındaki bağ, ayrı ayrı takip edilmelidir.
İdari Çözüm mü, İptal Davası mı?
Olumsuz sonuç her zaman dava gerektirmez. Eksikliğin belgeyle giderilebildiği hallerde idari aşamada tamamlama, dava sürecinden çok daha hızlı sonuç verir. Ancak ret gerekçesi yatırımın niteliğine veya kişisel duruma ilişkin bir değerlendirmeye dayanıyorsa, İYUK çerçevesinde iptal davası yolu gündeme gelir ve burada dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren işlediği unutulmamalıdır. Yeni bir başvuru yapmak süreyi yeniden başlatmaz; bu nedenle iki yolun aynı anda planlanması gerekir.
Yukarıdaki çerçeve geneldir. Yatırım türü, uyruk ve aile durumu takvimi değiştirebileceğinden, dosyanızdaki belgelerle birlikte hukuki değerlendirme yapılması yararlı olacaktır.