Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında dosyanın akıbetini belirleyen unsur çoğu zaman yatırımın kendisi değil, başvuru takviminin kurulma biçimidir. İkamet izni, uygunluk belgesi ve vatandaşlık başvurusu birbirini izleyen üç ayrı süreçtir; birinde oluşan gecikme diğerini geçersiz kılabilir. Aşağıda 6458 sayılı YUKK ve 5901 sayılı Kanun çerçevesinde bu takvimin nasıl kurulacağı ele alınmaktadır.
Üç Ayrı Sürecin Zaman Çizelgesi
Süreç, yatırımın gerçekleştirilmesiyle başlar; ardından yetkili bakanlık biriminden uygunluk belgesi alınır. Bu belge, yatırım amaçlı ikamet izni başvurusunun dayanağını oluşturur. İkamet izni alındıktan sonra vatandaşlık başvurusu yapılır. Bu sıralamanın bozulması, dosyanın esasına hiç girilmeden iade edilmesine yol açar. Bu nedenle her adımın tahmini süresi baştan çizelgeye işlenmeli ve bir sonraki adımın evrak hazırlığı, önceki adım sonuçlanmadan başlatılmalıdır.
Yatırımın Şartlarını Sabitleyen Belgeler
Taşınmaz alımı, sabit sermaye yatırımı, mevduat veya diğer yollar bakımından mevzuatta öngörülen asgari tutar ve elde tutma yükümlülüğü esastır. Tutarlar ve şartlar mevzuat değişiklikleriyle güncellenebildiğinden, başvuru tarihindeki yürürlükteki metin esas alınmalıdır. Taşınmaz yolunda tapu üzerine konulan devir kısıtlaması şerhi, mevduat yolunda ise bankadaki bloke süresi, yükümlülüğün fiilen sürdüğünü gösteren temel kayıtlardır. Bu şerh ve blokelerin süresi dolmadan kaldırılması, kazanılmış durumu tartışmalı hâle getirebilir.
Süre Kaybının En Sık Görülen Dört Kaynağı
- Uygunluk belgesi ile ikamet başvurusu arasında geçen boşlukta ikamet hakkının kesintiye uğraması.
- Pasaport geçerlilik süresinin başvuru sürecinden kısa olması.
- Yurt dışından temin edilen doğum, evlilik veya sabıka belgelerinde apostil ve yeminli tercüme eksikliği.
- Aile bireylerinin başvurularının ana dosyayla eşzamanlı yürütülmemesi.
Eksik Evrak ve Ret Kararında İzlenecek Yol
İdare, dosyada eksiklik gördüğünde tamamlanması için süre verebilir. Verilen süre içinde belge sunulmaması hâlinde dosya işlemden kaldırılabilir; bu durum başvurunun baştan yapılmasını gerektirebileceğinden verilen sürenin son günü değil, ara kontrol tarihleri takip edilmelidir. Ret veya işlemden kaldırma kararına karşı idari yargı yolu açık olup, dava süresi kararın tebliğ tarihinden itibaren işler. Tebligatın yurt dışı adrese yapılması hâlinde tebliğ tarihinin nasıl belirlendiği ayrıca kontrol edilmelidir.
Kazanımdan Sonra Devam Eden Yükümlülükler
Vatandaşlığın kazanılması süreci bitirmez. Yatırıma ilişkin elde tutma yükümlülüğü devam ediyorsa bu süre boyunca malvarlığı üzerinde yapılacak işlemler dikkatle planlanmalıdır. Ayrıca nüfus kayıtlarının doğru tesis edilip edilmediği, isim yazımı ve doğum tarihi gibi kayıt bilgilerinin belgelerle uyumu erken aşamada kontrol edilmelidir; sonradan yapılacak düzeltmeler ayrı bir dava konusudur.
Yabancılar hukuku dosyalarında takvim, evraktan daha belirleyicidir. Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; başvurunun yapıldığı tarihteki mevzuat ve yatırımın türü sonucu değiştirebileceğinden, sürece başlamadan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir.