KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2008/1971 E., 2012/9605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması.
- Hüküm
- 1- 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-a-e, 87/1-d-son, 63, 58 ve 53.maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası; 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nun 63, 54, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 450.YTL adli para cezası: 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c, 63, 58 ve 53.maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası.
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın, "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" ve "6136 sayılı Kanuna muhalefet" suçları ile mağdura karşı eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" ve "6136 sayılı Kanuna muhalefet" suçlarının niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, A) "Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" ve "6136 sayılı Kanuna muhalefet" suçları yönünden,
Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasına ait adli para cezasının, miktarı itibarıyla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.07.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanunun 305/2.maddesi uyarınca da bu hükümlerin tekerrüre esas teşkil etmediği, ancak yine adli sicil kaydında yer alan Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2003 gün ve 67/17 sayılı ilamıyla, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 193/1 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 143.TL adli para cezasına hükmedildiği,
bu kararın 31.03.2005 tarihinde kesinleştiği, 10.07.2005 tarihinde de infaz edildiği ve TCK.nun 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas olduğu anlaşıldığı halde, tekerrür uygulamasının hatalı ilam üzerinden yapıldığı, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği görülmekle,
CMUK.nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, Hüküm fıkrasından, (b.5) ve (c.5) bentlerindeki tekerrürle ilgili uygulamaların çıkartılmasına, yerlerine, "sanığın Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2003 gün ve 67/17 sayılı tekerrüre esas ilamı nedeniyle TCK.nun 58.maddesinin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA, B) Mağdura yönelik eylem yönünden,
Dosya kapsamına göre, eşinden ve çocuğundan ayrı yaşayan sanığın bu sebeplerle girdiği bunalımın etkisiyle, gece saat 03.00 sıralarında evinin önünde kuru sıkı veya gaz mermisi atar durumda imal edilen, elle yapılan fiziki müdahaleler sonucu 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan tabancasıyla iki el havaya ateş ettiği, sesleri duyup dışarı çıkan sanığın birlikte yaşadığı annesi mağdur Fadimana'nın sanıktan silahını bırakmasını istediği, sanığın mağdurun bu isteğine aldırış etmediği, bunun üzerine mağdurun hamle yaparak sanığın silah bulunan elini tuttuğu, bu hareketiyle birlikte silahın namlusunun aşağıya doğru çevrildiği,
belirtilen pozisyonda silahın patlayıp mağdurun yaralanabileceğini öngören sanığın buna rağmen eylemini devam ettirdiği, nihayet kendisine yapılan hamlenin de etkisi ile tetiğe basması sonucu tabancanın iki kez ateş aldığı, bu atışlar nedeniyle mağdurun batın bölgesine denk gelen isabetlerden birinin karın üst bölümünde orta hat çizgisine beş altı cm., göbeğe ise on on iki cm. uzaklıktaki bölgede bulunduğu, bu bölgeden giren mermi çekirdeğinin aşağıya doğru beş altı cm. ilerledikten sonra yine batın ön duvarında, giriş deliğine beş cm. mesafede bulunan sağ üst kadrandan vücudu terk ettiği;
diğer isabetin ise karın ön duvarında, ilk isabetin çıkış deliğinin sağ alt tarafında ve iki cm. mesafede bulunduğu, bu bölgeden giren mermi çekirdeğinin yine aşağıya doğru cilt altında on beş yirmi cm. ilerledikten sonra sağ uyluk üst dış kısımda cilt altında kaldığı, bu şekilde yaralanan mağdurun iç organ ve damar yaralanmasına maruz kalmadığı ve hayati tehlike geçirmediği olayda,
a) Sanığın suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek fiilini işlediği, bu nedenle eyleminin "olası kastla anneyi silahla yaralama" suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılması gerektiği anlaşıldığı halde, suçun niteliğinde ve kastın derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde "kasten anneyi silahla yaralama" suçundan hüküm kurulması,
b) Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasına ait adli para cezasının, miktarı itibarıyla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.07.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanunun 305/2.maddesi uyarınca da bu hükümlerin tekerrüre esas teşkil etmediği, ancak yine adli sicil kaydında yer alan Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2003 gün ve 67/17 sayılı ilamıyla, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 193/1 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 143.TL adli para cezasına hükmedildiği, bu kararın 31.03.2005 tarihinde kesinleştiği, 10.07.2005 tarihinde de infaz edildiği ve TCK.nun 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas olduğu anlaşıldığı halde, tekerrür uygulamasının hatalı ilam üzerinden yapılması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2008/1971, K. 2012/9605, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama