İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/11956 Karar: 2023/7044 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/11956 K.2023/7044

1. Ceza Dairesi 2022/11956 E. , 2023/7044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/730 E., 2022/1310 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan red

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/11956 E. , 2023/7044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/730 E., 2022/1310 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan red

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/11956 E. , 2023/7044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/730 E., 2022/1310 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmediği anlaşılmakla, anılan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca hüküm türü değiştirilmiş olduğundan temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 Tarihli ve 2020/286 Esas, 2021/347 Karar Sayılı Kararı İle; 1) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine, 2) Sanık ... hakkında maktul ...'u kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, 3) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 Tarihli ve 2022/730 Esas, 2022/1310 Karar Sayılı Kararı İle; 1) Sanık ... hakkında maktul ...'u kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 2) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, 3) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik aleyhe istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık ...'ın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, sanık ... hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sait Şahinkaya'nın tanık olarak dinlenmesi taleplerinin ret edilerek savunma haklarının kısıtlandığına, meşru savunma yada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması aksi kanaate sahip olunması durumunda azami haksız tahrik indirimi uygulanarak alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 01.04.2020 tarihi saat 00.00 sıralarında katılan sanık ...'in işletmiş olduğu .....,Mahallesi ... Caddesi üzerinde bulunan büfesini kapatıp olay saatinde diğer katılan sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte maktul ...'un, temyiz dışı sanık ...'a ait olan ve ......,.....Köy içi caddesi No: 45'te bulunan marangoz atölyesi olarak kullandığı iş yerinde birlikte alkol aldıkları, olaydan önce saat 20.00-21.00 sıralarında katılan sanık ...'ın, temyiz dışı sanık ... ile telefonda görüşüp marangozhanede buluştukları, bir süre sonra maktul ...'un da atölyeye geldiği, sohbet ettikleri sırada olaydan kısa süre önce temyiz dışı sanık ...'ın komşusunun ağacını kesmesi olayını maktul ... ve katılan sanık ... ile saat 23.30 sıralarında paylaştığı, maktul ...'un temyiz dışı sanık ...'ı yakın görmesi nedeniyle bu olayı duyunca atölyenin hemen yanında bulunan temyiz dışı sanık ...'a ait tek katlı odunluk olarak kullanılan yapının üzerine çıktığı, maktul ...'un odunluğa çıkarken yere düştüğü, katılan sanık ...'ın da maktul ...'u kaldırmak için odunluğun çatısına çıktığı ve tekrar aşağıya indiği, taraflar aşağıya inerken gelen sesleri duyan ev sahibinin camı açarak ne yapıyorsunuz burada ne işiniz var, polis çağıracağım şeklinde konuştuğu, maktul ...'un ise "siz benim dedemin ağacını keserseniz bende sizin anteninizi kırarım" diyerek temyiz dışı sanık ...'ın komşusuna ait anteni kırdığı, komşunun polis çağıracağını söylemesi üzerine temyiz dışı sanık ..., katılan sanık ... ve maktul ...'un atölyenin içine girdikleri, olay sırasında maktul ... ve katılan sanık ... ile katılan sanık ... (muhtemelen maktul ...'un çatıya çıkması nedeniyle polisi arayan sanık ...'ın komşusu olduğunu düşünmesi nedeniyle) arasında bir sürtüşmenin yaşandığı, tanık ........'nin de bu tartışmayı balkondan gördüğü, katılan sanık ...'ın ise bu tartışmaya dahil olup olmadığının tam olarak aydınlatılamadığı, katılan sanık ...'ın maktul ...'un alkolün etkisi ile olayı büyütebileceğini anlayarak maktul ...'a müdahale ettiği ve katılan sanık ... ve maktul ... arasındaki tartışmayı ayırdığı, katılan sanık ...'in elinden düşen kola şişesini kaldırarak katılan sanık ...'e verip "al kardeş kusura bakma senlik bir şey yok, yanlış anlaşılma var" dediği, maktul ...'un da katılan sanık ...'den özür dilediği, bu sırada olay yerine polisin geldiğini gören katılan sanık ...'in "polisi yollayın aramızda halledelim" diye söylediği, maktul ...'un polislere çatıya kedinin peşinden çıktığını söylediği, polislerin ise taraflara taşkınlık çıkarmaması konusunda uyararak olay yerinden ayrıldıkları, bu konuda herhangi bir tutanak tutmadıkları, katılan sanık ...'in polislerin gelmesi üzerine üzerinde bulunan ruhsatsız silahın yakalanabileceği ve hakkında tahkikat yapılabileceği düşüncesi ile atölyenin kapısının önüne üzerinde bulunan silahı çıkarıp bıraktığı, tarafların olay nedeniyle konuşmaya devam ettikleri, kısa süre sonra atölyenin içine girdikleri, atölyenin içindeyken katılan sanık ...'in karşıda bulunan şahıslara siz kimsiniz ulan sizin adınız ne beni tanıyor musunuz, öldüreyim mi lan sizi gibi sözler söylediği, birkaç dakika kadar karşılıklı konuşmaların sürdüğü, katılan sanık ...'in atölyeden dışarıya doğru çıktığı sırada maktul ... ve katılan sanık ...'ın da peşinden gittiği, katılan sanık ...'in birkaç adım attıktan sonra kapının yakınına masanın dibine doğru bırakmış olduğu silahı eğilerek yerden aldığı ve kurup eli bel hizasında namlusunu yukarıya doğru çevirerek maktul ...'a doğru bir el ateş ettiği, katılan sanık ... ile maktul ... ve katılan sanık ...'ın yaklaşık 1 metre kadar yakınında oldukları, katılan sanık ...'in maktul ...'a ateş ettikten sonra katılan sanık ...'a da dönmesi üzerine katılan sanık ...'ın katılan sanık ...'in üzerine hamle yaptığı ve üstüne doğru atlarken katılan sanık ...'in bir kez daha aynı şekilde ateş ettiği, merminin katılan sanık ...'ın boynunu sıyırdığı ve katılan sanık ... ile boğuşmaya başladıkları, silahı almak için katılan sanık ...'in yüzüne vurduğu, katılan sanık ...'in de silahın kabzası ile sanık ...'ın yüzüne vurduğu, yaklaşık 1 dakika kadar bu şekilde boğuştukları, temyiz dışı sanık ...'ın ise katılan sanık ...'in elinden tabancayı alıp yere bıraktığı, ardından katılan sanık ...'ın maktul ...'un yarasına müdahale ettiği, tampon yaptığı, katılan sanık ...'in ise olay yerinden yaya olarak uzaklaştığı, olayın oluşunun bu şekilde kabul edildiği belirtilmiştir. 2. Her ne kadar ... ... Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde olay yerinden ikametine doğru yürüdüğü sırada ... ve ...'un müzik açıp oynadıklarını, mahalleden tanıdığı ...'ın ise atölye içinde bulunduğunu, ... ve ...'ın tam geçtiği sırada içlerinden birisinin kendisine omuz attığını ve kendisini dövmeye başladıklarını, ...'ın ise atölye içinde bulunması nedeniyle kendisine vurmadığını, bu sırada olay yerine polisin geldiğini, şahısların polislere herhangi bir problem yok aramızda hallettik şeklinde sözler söylediğini, ardından polisler olay yerinden ayrıldıktan sonra da ... ve ...'ın atölye içinde kendisini dövmeye devam ettiklerini, ...'ın da bu şahıslara iştirak ederek üçünün birlikte bir süre kendisini dövdüklerini, iş yerindeki hırsızlık olayı nedeniyle yanında bulundurduğu ruhsatsız tabancasını belinden çıkarttığını, üç kişinin de üzerine atladığını, bu sırada silahın bir kez patladığını ve şahıslardan birinin yaralandığını, ancak neresinden yaralandığını görmediğini, silahın patlamasından sonra şahısların kendisini bıraktığını, daha sonradan olay yerinden ayrılıp evine gittiğini, ikinci patlamayı hatırlamadığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasındaki savunmasında şahısların olay anında kendisine omuz atmadıklarını, içlerinden birinin gel lan buraya gibisinden sözler söylediğini ve aralarında bir diyalog yaşandığını, üç kişinin birlikte beş dakika kadar kendisini dövdüklerini, ...'un zorla sürükleyerek kendisini marangoz atölyesinin içine soktuğunu ve ağzını kapattığını, polisleri göremediğini, ... ve ...'ın polisler ile konuştuklarını, atölye içinde de kendisini darp ettiklerini, ...'ın marangozhane tezgahından kesici bir alet aldığını, açık olan kapıya doğru hamle yaptığı sırada sert bir cisim ile arkasından ...'un boynuna vurduğunu, arkasını dönerek silahını çıkartıp silahı kurduğunu, bunu gören ... ve ...'ın üzerine çıktıklarını, boğuşma yaşandığını, yerde olduğu sırada silahın bir sefer patladığını, ikinci kovanın olay yerinde bulunduğunu karakolda öğrendiğini beyan etmiş olup katılan sanık ...'in olayın ilk başlama ve devamında yaşananlara ilişkin birbirinden çelişkili ve farklı ifadelerde bulunduğu, ilk başta kendisine omuz atılması sonrasında ... ve ...'un kendisini dövmeye başladıklarını, bu sırada ...'ın ise atölye içinde bulunduğunu söylediği halde Mahkemede vermiş olduğu savunmasında omuz atma olayından bahsetmediği, daha önce içeride olduğunu söylediği ...'ın da atölyenin dışında bulunduğundan bahsettiği yine soruşturmada bahsetmediği halde ...'un kendisini sürükleyerek zorla atölyenin içine götürdüğünü ve ağzını eli ile kapattığını kovuşturma sırasında iddia ettiği ancak olay ilk başladıktan çok kısa süre sonra ...'un odunluğun çatısına çıkarak ses yapması üzerine tanık .......'nin yakınları tarafından çağırılan polisin olay yerine hırsızlık şüphesi nedeniyle geldikleri ancak olay yerinde müdahale edilmesini gerektirir bir durum ile karşılaşmadıkları, her ne kadar ... ilk karşılaşma sırasında üç kişi tarafından beş dakika boyunca darp edildiğini söylemiş ise de olay yerine gelen polislerce ...'in dosyaya sunmuş olduğu fotoğraflarda yaralanmaların oluşmasına neden olacak bir durum ile karşılaşmadıkları, ...'ın Mahkemece kabul edilen beyanına göre ... tarafından polis çağıran komşu olduğunu düşünmesi nedeniyle .....,'in üzerine atlayarak onu yere düşürdüğü ancak ...'ın araya girmesinden kaynaklı ...'un ...'e vurmaya devam etmediği, bu sırada olay yerine polislerin gelmesi nedeniyle ......,'in üzerinde bulunan ruhsatsız tabanca nedeniyle hakkında adli işlem yapılmaması amacıyla ...'un kendisine vurması olayından bahsetmediği ve polisler ile karşı karşıya gelmekten kaçındığı, muhtemelen üzerindeki ruhsatsız tabancanın bulunmaması için atölyenin içinde beklediği, ...'un çatıya bir kedi sebebi ile çıktığını söylediği, polislerin şahısların alkollü olması nedeniyle onları taşkınlık yapmaması konusunda uyararak olay yerinden ayrıldıkları, soruşturma da belirtmediği halde kovuşturma sırasında ...'in bahsettiği gibi ...'un zorla ...'i sürükleyip atölyenin içine götürüp polisler ayrılana kadar ağzını kapatıp dışarıya çıkmasını engellemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, zira polislerin Mahkemece yapılan keşifte de görüldüğü üzere atölyenin hemen önünde yakın bir mesafede bulundukları, ...'in ufak bir ses yapması halinde dahi bunu duyabilecekleri ve müdahil olabilecekleri, ...'in böyle önemli bir olay anını soruşturmada söylemeyip kovuşturma aşamasında dile getirmesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, taraflar arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, ...'un bir yanlış anlaşılma nedeniyle olay yerine doğru yürüyen ...'in olaydan önce tartıştığı ve polis çağıracaklarını söyleyen komşunun evinden geldiğini düşünerek ...'in üzerine atladığı ancak ...'ın araya girmesi nedeniyle bu kavganın uzamadığı, ...'in bu durumu kabullenemeyerek karşısındaki şahısların olay nedeniyle özür dilemeleri ve alkollü olmaları nedeniyle de bu kez siz kimsiniz ulan sizin adınız ne, beni tanımıyor musunuz, öldüreyim mi lan sizi gibi sözler söylediği, atölyenin içinde birkaç dakika boyunca bu şekilde karşılıklı konuşmaların yaşandığı, ...'in yakalanmamak amacıyla atölyenin girişinde yere bırakmış olduğu ruhsatsız silahını alıp olaydan önce darp edilmesinin vermiş olduğu hiddet ile önce ...'un boynuna doğru ardından da ...'un vurulduğunu gören ...'ın üzerine doğru atlaması nedeniyle ...'a da bir el ateş ederek boynundan yaralanmasına neden olduğu belirtilmiştir. 3. Her ne kadar ilk olayın başladığı sırada ..., ...'un ...'in üzerine atlayarak onu yere düşürmesi sırasında ...'e vurmadığını ve kavgayı yanlış anlaşılma nedeniyle durdurmaya çalıştığını beyan etmiş ise de tanık ......., ikametinin balkonundan baktığı sırada iki veya üç kişinin ...'i darp ettiğini, ancak tam olarak sayısından ... olmadığını beyan ettiği, ...'in ise soruşturma aşamasından itibaren ... ve ...'ın kendisini darp ettiğini beyan ettiği, bu hali ile ... ve ...'ın bir yanlış anlaşılma nedeniyle olayın başlangıcından kısa süreliğine ikametine doğru yürümekte olduğu sırada üzerine atlayarak ...'i darp ettikleri, her ne kadar ..., ..., ... ve ...'un hep birlikte beş dakika kadar atölyenin dışında ve sonrasında atölyenin içinde kendisini darp ettiğini iddia etmiş ise de ...'in bu savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmekle ...'in ... ve ... tarafından kısa süreliğine darp edilmesinin vermiş olduğu hiddet ile haksız tahrik altında atılı suçları işlediği belirtilmiştir. 4. Her ne kadar ... ve ... hakkında kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama suçundan cezalandırılma talep edilmiş ise de ...'ın olayın başında atölyenin dışında olmadığına dair ...'in soruşturma beyanı, tanık....'nin ise olayın başlangıcında ...'in iki veya üç kişi tarafından darp edildiği fakat sayısını tam olarak bilemediği yönündeki ifadesi, ... ile soruşturma sırasında avukat bulundurulmadan bilgi alma tutanağı olarak alınan ifadesinde üç kişi ... ile kavga ettik yönündeki ifadesini kovuşturma aşamasında kabul etmemesi ve olay sırasında alkolün etkisi ile uykulu bir vaziyette bulunduğu ve silah seslerine uyandığı şeklinde beyanda bulunmuş olması hususları hep birlikte değerlendirilmekle ...'ın olayın başlangıcı ve gelişimi sırasında ...'e vurduğu yönünde somut bir delilin elde edilemediği yine bu konuda ...'ın, ... bakımından ...'e vurmadığı yönünde beyanda bulunduğu, her ne kadar olay yerine gelen polisler ... ile atölyenin dışında konuştuklarını ifade etmiş iselerde ...'ın olayın başlangıcında veya devamında atölye içindeyken ...'i darp ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ...'ın atılı suçtan beraatine karar verilmiş, ... bakımından ise ...'ın olay öncesinde ...'un, ...'e yanlış anlaşılma nedeniyle saldırması anında olayı ayırmak amacıyla müdahil olduğunu beyan ettiği, ... ve ... arasında herhangi bir tanışıklık ve husumetin bulunmadığı, ...'un olay öncesinde de alkolün vermiş olduğu etki ile odunluk olarak kullanılan yapının çatısına çıkarak birkaç kiremiti kırmak istediği, gelen sesler üzerine çıkan komşular ile tartışma yaşadığı, komşuların polisi arayacağız demesi nedeniyle ...'un alkolün etkisiyle komşular ile bir ilgisi olmayan ve ikametine doğru yürümekte olan ...'in komşularının bir yakını olduğunu düşünerek üzerine atlayarak saldırdığı ve ...'in yere düşmesine neden olduğu, ...'ın ise soruşturmanın başından itibaren benzer beyanlarda bulunduğu, olay yerine gelen polislerinde ...'in olay yerinde yaralandığına dair herhangi bir durum ile karşılaşmadıkları, ...'in yaralanması halinde olay yerine gelen polislerden yardım isteyebileceği ancak böyle bir talebinin bulunmadığı, hatta polisler ilk olay yerine geldiğinde dahi üzerinde bulunan ruhsatsız tabanca nedeniyle işlem yapılmaması amacıyla polisleri gönderin, olayı aramızda halledelim şeklinde beyanının olduğu, bu hali ile ...'ın olayın başında ...'i darp ettiği yönünde somut bir delilin bulunmadığı, olayın devamında ise olayın başlangıcında ...'e saldırmadığı halde atölye içinde ...'i darp etmesi için ...'ın herhangi bir sebebinin bulunmadığı, ... de meydana gelen yaralanmaların olay gerçekleştiktikten sonra ...'ın ...'de bulunan ve olayda kullandığı ruhsatsız tabancayı almak için ...'in yüzüne yumruk vurmak suretiyle yapmış olduğu eylemlerden kaynaklandığı, ...'in önce ...'un sonra da ...'ın boynuna doğru birer el ateş ettiği, halen silahın ...'in elinde bulunduğu, bu hali ile gerçekleşmesi muhtemel bir saldırıdan söz edilebileceği, ...'ın gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel bir saldırıyı önlemek amacıyla ...'in elindeki silahı almak için ...'i darp etmesi eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığı ve ...'ın eyleminin saldırı ile orantılı biçimde ve zorunlu olduğu kabul edilerek beraatine karar verildiği belirtilmiştir. 5. Sanık ...'in bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu bir kanaatin oluşmaması ve yargılama öncesindeki tutum ve davranışları birlikte değerlendirilerek hakkında takdiri indirim uygulanmadığı belirtilmiştir. 6. Tarafların beyanları, tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme raporu, otopsi raporu, doktor raporları, kriminal inceleme raporları, uzmanlık raporu, keşif zaptı ve keşife ilişkin bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, HTS kayıtları, görüntü kayıtları, sabıka kaydı dava dosyasında mevcuttur. 7. Maktul ...'un otopsi raporuna göre vücuduna 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı boyun, omur, hyoid kemik, troid kartilaj kırıkları ile birlikte büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır. 8. Katılan sanık ...'ın doktor raporlarına göre boyun solda 2 cm'lik kurşun giriş- çıkış deliği, burun üstünde 0.5 cm'lik ve kafa sol frontotemporalde 1 cm'lik abrazyonlar tespit edildiği, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, yüzünde sabit ize neden olmadığı anlaşılmıştır. 9. Katılan sanık ...'in doktor raporlarına göre sağ göz üstünde ve göz yanında abrazyon ve kızarıklık, sağ göz altında hafif ekimoz ve burunda hafif ödem, çekilen görüntülemelerde nazal kemikte fraktür tespit edildiği, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derece etkileyecek kemik kırığına neden olduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay tarihi saat 00.00 sıralarında maktul ... ile katılan sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın ...'a ait atölyede birlikte alkol aldıkları ve sohbet ettikleri, ...'ın komşusunun ağacını kesmesi olayını anlatması üzerine ...'un, ...'ı kendisine yakın görmesi nedeniyle bu olayı duyunca atölyenin hemen yanında bulunan odunluk olarak kullanılan yapının üzerine çıktığı, gürültü olması sebebiyle yan evde bulunan ev sahibinin camı açarak ''ne yapıyorsunuz burada ne işiniz var polis çağıracağım'' şeklinde konuştuğu, ...'un ise "siz benim dedemin ağacını keserseniz ben de sizin anteninizi kırarım'' diyerek ...'ın komşuya ait anteni kırdığı, komşunun polis çağıracağım demesi üzerine ..., ... ve ...'un atölyenin içine girdikleri, kısa bir süre sonra ...'un yoldan geçerek evine gitmekte olan ...'i yan evden çıkan biri zannederek üzerine saldırdığı, diğer sanıkların da maktul ile birlikte ...'e vurdukları ancak sonrasında yanlış anlaşılma olduğunu farkettikleri, bu sırada olay yerine polisin geldiği, üzerinde ruhsatsız silah bulunması sebebiyle silahın yakalanabileceğini ve tahkikat geçirebileceğini düşündüğü anlaşılan ...'in ''polisi yollayın aramızda halledelim" dediği, ...'un polislere çatıya kedinin peşinden çıktığını söylemesi üzerine gelen kolluk görevlileri tarafından sanıkların taşkınlık çıkarmamaları konusunda uyarıldıkları ve polisin herhangi bir tutanak tutmadan olay yerinden ayrıldığı, olayın devamında ..., ... ve ...'un yeniden atölyeye girdikleri ve ... ile konuşmaya başladıkları ancak aralarında yeniden tartışma çıktığı, ...'in atölye içerisinde masanın dibine doğru bırakmış olduğu silahını yerden alarak kurup ... ve ...'ın üzerine 2 el ateş ettiği, atış neticesinde ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, yüzde sabit iz kalmayacak şekilde yaralandığı ...'un ise vefat ettiği, akabinde ... ve ...'ın, ...'in elinden silahı alıp uzaklaştırdıkları ve ... ve ...'ın yumruklarla ...'i darp ettikleri, ...'in, ... ve ...'ın elinden kurtularak olay yerinden uzaklaştığı olayın oluşunun bu şekilde kabul edildiği belirtilmiştir. 1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'u Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... Hakkında Katılan ...'i Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutu ve vasıflandırılmasına ilişkin tespitleri usul ve yasaya uygun ise de teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, katılan ...'ın hayati tehlike geçirmeksizin ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı ancak hedef alınan bölgenin ölümcül nitelikte olduğu gözetilerek 14 yıl hapis cezası verilmesi yerine 15 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayin edildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bir daha suç işlemeyeği konusunda olumlu bir kanaatin oluşmaması ve yargılama öncesindeki tutum ve davranışları birlikte değerlendirilerek hakkında takdiri indirimi uygulanmamasına karar verildiği belirtilmiştir. 3. Sanık ... Hakkında Katılan ...'i Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'e karşı eylemleri nedeni ile delil yetersizliği ve meşru savunma hükümleri uygulanarak beraat kararları verilmiş ise de dosyada dinlenen tanıkların maktulün 3 kişi tarafından dövüldüğüne dair anlatımları, sanıkların tevilli ikrarını içerecek şekilde şikayet eden komşulardan biri olduğunu zannederek ... ile tartıştığını ifade etmesi yine sanık ...'ın, silahı aldıktan sonra yumruk ile ...'i darp ettiğine dair ikrarı, bu sırada yanında ...'ın da bulunması, ...'in, ..., ... ve ...'ın kendisini darp ettiğini anlatması karşısında sanıklar ... ve ...'ın kasten yaralama suçundan ayrı ayrı şekilde cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Görüşü Yönünden Her ne kadar mezkur Tebliğnamede sanık ... müdafiinin 27.06.2022 tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunduğu, gerekçeli karar usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü ve 295 nci maddeleri uyarınca süresi içerisinde temyiz sebeplerini içerir gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediğinden bahisle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi talep olunmuş ise de ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/730 Esas, 2022/1310 Karar sayılı kararında yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinde belirtilen 15 günlük süreye ilişkin ihtarın bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı, katılan sanık müdafiinin 27.06.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararın katılan sanık müdafiine 09.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ancak tebliğ evrakında "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295 ... maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarının bulunmadığı, katılan sanık ... müdafiinin 21.07.2022 tarihli dilekçesinde 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine göre temyiz nedenleri bildirdiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 295 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal süreye dair ihtarın bulunmaması durumunda tarafların gerekçeli temyiz istemlerinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Maktul ...'u Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm İle Katılan ...'i Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hakkında meşru savunma koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktul ve katılan sanık ... tarafından katılan sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemler bulunduğundan sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılmasının ve haksız tahrikin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim miktarının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'i Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Oluşa, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın savunmalarına ve dosya kapsamına göre, ...'de meydana gelen yaralanmaların ...'in silahla hem maktule hem de ...'a ateş etme eylemlerini gerçekleştiktikten sonra ... ve ...'ın ...'de bulunan ve olayda kullandığı ruhsatsız tabancayı almak için ...'in yüzüne yumruk vurmak suretiyle yapmış olduğu eylemlerden kaynaklandığı, ...'in önce ...'un sonra da ...'ın boynuna doğru birer el ateş ettiği, halen silahın ...'in elinde bulunduğu, bu hali ile gerçekleşmesi muhtemel bir saldırıdan söz edilebileceği, ... ve ...'ın gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel bir saldırıyı önlemek amacıyla ...'in elindeki silahı almak için ...'i darp etmeleri eylemlerinin saldırı ile eş zamanlı, orantılı ve zorunlu olduğu dolayısıyla meşru savunma kapsamında kaldığı anlaşılmakla atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Maktul ...'u Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm İle Katılan ...'i Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/730 Esas, 2022/1310 Karar sayılı kararlarında katılan ... vekili, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkında maktul ...'u kasten öldürme suçundan kurulan hükmün oy birliğiyle, sanık ... hakkında katılan ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün ise sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'i Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (C) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/730 Esas, 2022/1310 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 306 ncı maddesi uyarınca bozmanın, hükmü temyiz etmeyen sanık ...'e SİRAYET ettirilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy KARŞI OY Tüm dosya kapsamı ve Bölge Adliyesi Mahkemesi kabulüne göre; Olay tarihi saat 00.00 sıralarında maktul ... ile katılan sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın ...'a ait atölyede birlikte alkol aldıkları alkolün etkisi ile gürültü olması sebebiyle yan evde bulunan ev sahibinin camı açarak ''ne yapıyorsunuz burada ne işiniz var polis çağıracağım'' şeklinde konuştuğu, ...'un ise "siz benim dedemin ağacını keserseniz ben de sizin anteninizi kırarım'' diyerek ...'ın komşuya ait anteni kırdığı, komşunun polis çağıracağım demesi üzerine ..., ... ve ...'un atölyenin içine girdikleri, kısa bir süre sonra ...'un yoldan geçerek evine gitmekte olan sanık ...'i yan evden çıkan biri zannederek üzerine saldırdığı, diğer sanıkların da maktul ile birlikte ...'e vurdukları ancak sonrasında yanlış anlaşılma olduğunu farkettikleri bu sırada olay yerine polisin geldiği, üzerinde ruhsatsız silah bulunması sebebiyle silahın yakalanabileceğini ve tahkikat geçirebileceğini düşündüğü anlaşılan sanık ...'in ''polisi yollayın aramızda halledelim" dediği, ...'un polislere çatıya kedinin peşinden çıktığını söylemesi üzerine gelen kolluk görevlileri tarafından sanıkların taşkınlık çıkarmamaları konusunda uyarıldıkları ve polisin herhangi bir tutanak tutmadan olay yerinden ayrıldığı, olayın devamında ..., ... ve ...'un yeniden atölyeye girdikleri ve sanık ... ile konuşmaya başladıkları ancak aralarında yeniden tartışma çıktığı, ...'in atölye içerisinde masanın dibine doğru bırakmış olduğu silahını yerden alarak kurup ... ve ...'ın üzerine 2 el ateş ettiği, atış neticesinde ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, yüzde sabit iz kalmayacak şekilde yaralandığı ...'un ise vefat ettiği, akabinde ... ve ...'ın, darp ederek ...'in elinden silahı aldıkları akabinde ...'in, ... ve ...'ın elinden kurtularak olay yerinden uzaklaştığı kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, katılan ...'ın hayati tehlike geçirmeksizin ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı ancak hedef alınan bölgenin ölümcül nitelikte olduğu gözetilerek 14 yıl hapis cezası verilmesi yerine 15 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. Katılan ... hakkında ... Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinin 01.07.2020 tarihli raporlarına göre "... Yenikent Devlet Hastanesinin bila tarihli evrakında şahsın ateşli silah yaralanması nedeniyle geldiği muayenesinde boyun solda 2 cm lik kurşun giriş- çıkış deliği, burun üstünde 0,5 cm lik ve kafa sol frontotemporalde 1 cm lik abrozyonların bulunduğu kayıtlıdır. Şahsın yapılan muayenesinde boyun sol yanda 2X1 cm lik skar dokularının tespit edildiği, şahsın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı, yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı yönünden 6 ay sonra tekrar muayenesinin gerktiğinin belitildiği, Sakaryya Adli Tıp Şube Müdürlğünün 12.02.2012 tarihli raporuna göre; Şahsın yapılan muayenesi sonucu yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olmadığının" belirtildiği, bu şekilde sanığın olay günü tartıştığı katılana tabanca ile bir el ateş ederek basit tıbbi tedavi ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, sanığın mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, kasten öldürmeye teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nin 35. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde tutularak asgari had ile makul had arasında bir ceza tayini yerine, suçun vahim işleniş hallerinde veya hayati tehlike ile birlikte kemik kırığı, çehrede sabit ... veya duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde bir yaralanmanın söz konusu olduğu zarar ve tehlikenin ağır olduğu daha vahim hallerde uygulanması öngörülen üst sınıra yakın bir ceza belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması yasaya aykırı olduğundan ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi hükmünün bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumdan, hükmün ONANMASINA ilişkin Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılmamaktayım.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla