Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/8467 E. , 2022/9279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER :Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/02/2021 tarih, 2019/558 Esas ve 2021/83 Karar sayılı kararı ile; 1)Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" su
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/8467 E. , 2022/9279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER :Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/02/2021 tarih, 2019/558 Esas ve 2021/83 Karar sayılı kararı ile; 1)Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nin 81/1, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, 2)Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nin 81/1, 35, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair kararı. TÜRK MİLLETİ ADINA Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ... ... hakkında mağdurlar ..., ..., ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim hükümlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozma üzerine verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ... müdafiinin;. sanığın öldürme kastının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... müdafiinin; sanığın öldürme kastının olmadığına, sübuta, sanığın mahkumiyetine yeterli somut ve kesin delil olmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle; Sanık ...’nin tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu 18 yaşını ikmal etmeden işlemiş olduğundan TCK'nin 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi ve kanuna aykırı olarak, cezanın mükerrirlere özgü çektirilmesine karar verilmesi, kanuna aykırı ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK'un 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak; gerekçeli kararın hüküm kısmında bulunan tekerrüre ilişkin maddenin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/11/2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2022/8467 E. 2022/9279 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...’ü kasten öldürmeye teşebbüsten açılan davalarda sanıkların beraatine karar verilmesi ve bu nedenle kararın BOZULMASI gerektiğinden bahisle katılmamaktayız. Kasten öldürme suçunun manevi unsuru kasttır. Kast, suç tipinin gerçekleştirilmesinin bilinmesi ve istenmesidir. TCK'nin 21 maddesinin 1. fıkrasına göre doğrudan kast "suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." Anılan maddenin 2. fıkrasında ise olası kast düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, "kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır." Kasten öldürme suçunda söz konusu olan kast, doğrudan kast olabileceği gibi olası kast da olabilir. Doğrudan kast ile olası kast arasındaki en önemli fark, ölüm neticesinin gerçekleşmesine yönelik öngörünün muhakkak olarak nitelendirip nitelendirilemeyeceğine ilişkindir. Başka bir ifadeyle failin gerçekleştirdiği eylem sonucunda mağdurun ölümünün muhakkak mı, muhtemel mi olduğu hususu belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Failin eylemi sonucu gerçekleşeceği muhakkak olan neticeler açısından failin kastı olası kast değil, doğrudan kasttır. Yerel Mahkemenin, sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...’yı kasten öldürmeye teşebbüsten kurduğu mahkûmiyet hükümleri Dairemizin 30.09.2019 tarih ve 3054-4005 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş, mağdurlar ..., ... ve ...’e karşı gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle verilen beraat kararlarının ise bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamına ve Mahkemenin kabulüne göre; sanıklar ... ... ve ...’in mağdur ...’ye husumet güttükleri, diğer mağdurları tanımadıkları, olay tarihinde mağdur ...’in kullandığı... plakalı araçla seyir halindeyken sanık ...’nin otomobilin farları ile sellektör yapınca aracını durdurduğu, ancak ... ...’nin aracında bulunan sanık ...’in elinde tabanca görmesi üzerine tekrar aracını hareket ettirerek kaçtığı, ... plakalı aracın ön yolcu koltuğunda mağdur ...’in, arka koltuğunda ise mağdurlar ..., ... ve ...’nın oturdukları, kaçan aracın arkasından sanık ...’in tabanca ile birkaç metre mesafeden 4 veya 5 kez ateş ettiği, atışlardan birinin mermiyi patlatmadığı, birinin ise... plakalı aracın arka camını kırıp arka koltukta oturan ...’nın omzuna isabet ettiği, ...’nın bu isabet nedeniyle hayati tehlike geçirmeyecek ancak kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, diğer atışların araca veya araçta bulunan diğer mağdurlardan herhangi birine isabet etmediği anlaşılmaktadır. Kabulü yapılan maddi olayın nitelendirilmesi sırasında Mahkemece sanıkların tüm mağdurlara karşı eylemlerini doğrudan kastla yaptıkları kabul edilmiş ise de, bu kabul olayın oluşuna, günlük hayat tecrübelerine ve yerleşik yargı kararlarına uygun değildir. Sanık ...’in birkaç metre mesafeden aracın içindeki mağdur ...’yi hedef gözeterek tabanca ile ateş etmesi, onun ...’yi öldürmek istediğine delalettir ancak gerçekleştirilen eylem sonucunda aracın içindeki 5 kişinin öleceğinin muhakkak olduğunu söylemek tarafımızca mümkün görülmemektedir. Olaydan sonra yapılan incelemelerde olay yerinde bir adet boş 9 mm kovan, bir adet dolu 9 mm fişek ele geçirilmiş, mağdurlar beyanlarında bir el ateş edildiğini söylemişler, sanık ... ise savunmalarında önce tabancanın tutukluk yaptığını, sonradan aracın lastiğini ve bagajını hedef gözeterek ateş ettiğini savunmuştur. Mağdur ...’nin öldürülmesi amacıyla hedef gözetilerek bir el ateş edilmesi dışında sanık savunmalarının aksine hiçbir delil olmamasının yanı sıra olay yerinde bir adet dolu 9 mm fişek ele geçmesi ve aracın sadece tek isabet alması sanığın savunmasını doğrulamaktadır. Mahkemenin kabulündeki gibi sanığın yakın mesafeden araca ateş edip araca dahi isabet ettirememesi hali kabul edilse dahi, somut olayda atışlar sonucunda tüm mağdurların muhakkak isabet alacağını söylemek kanaatimizce mümkün değildir. Mağdurlar ..., ... ve ...’in isabet almaları muhakkak olmadığından sanıklar ... ve ... ...’nin doğrudan kastla öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulmaları mümkün olmamakla birlikte, olası kastla sorumlulukları da bulunmamaktadır. Çünkü Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2015 tarihli 2014/1-256 E. 2015/100 K. ve 18.10.2018 tarihli 2017/1-908 E. 2018/445 K. sayılı kararlarında açıkça vurgulandığı üzere olası kast netice ile belirli hale gelir ve fail ancak meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilir. Mağdurlar ..., ... ve ..., sanık ...’in atışları sonucu yara almadıklarından sanıklar olası kastla sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... tarafından yapılan atışlar sonucunda isabet almayan mağdurlar ..., ... ve ...’e karşı kasten öldürmeye teşebbüsten açılan davalarda sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükümlerin BOZULMASINA karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, hükümlerin ONANMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.