Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/8638 E. , 2023/5970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/760 E., 2022/848 K. SUÇ : Olası Kastla Nitelikli Öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/8638 E. , 2023/5970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/760 E., 2022/848 K. SUÇ : Olası Kastla Nitelikli Öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2020/216 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/760 Esas, 2022/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin "eksik kovuşturmaya, savunma hakkının kısıtlandığına, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, suçun sübutuna, meşru savunmaya, bu bağlamda TCK 25 ve 27. maddelerinin uygulanması gerektiğine, zorunluluk hali, hata, taksir hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 12.09.2019 günü sanık ..., Efendi Sokak girişinde bulunan Akbank önünde sokak içerisinde telefonla konuşmakta iken, yoğun olarak motosiklet sesleri geldiğini duyması üzerine motosikletli olan temyiz dışı sanık ... ve yanındaki arkadaşı ...'e telefonla konuştuğunu belirterek gürültü yapmamalarını söylediği, bunun üzerine ... ...... ile ... arasında tartışma çıktığı, etraftakilerin müdahale etmesi sonucunda motosikletli şahısların olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra ...'un yanında diğer iki arkadaşı temyiz dışı ... ve ... ile tekrar olay yerine geri geldiği, sanık ... gelen şahıslar ile tartışırken akrabası olan temyiz dışı ...'in de olaya dahil olduğu, olay yerine gelen ..., ......., ve ......... ile ... arasında arbede yaşandığı ve ..., ..........ve ......'ın ...'ı darp ettiği, ........,'in silahla ...'ı yaraladığı, kavga esnasında ...'ın ise ... ve .......'ı bıçakla yaraladığı, olay yerine gelen maktul çocuk ......'ın ise tarafı olmadığı kavga esnasında ... tarafından bacağından bıçakla yaralandığı, sanık ...'in ise silahını alarak ilk olarak havaya ardından elinde silahla kaçmakta olan ......'e doğru ateşlediği, ......'in tam arkasında bulunan maktulün ise sanık ...'in açtığı ateş sonrasında yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede öldüğü değerlendirilerek sanık hakkında olası kastla nitelikli öldürme suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır. 2. Maktul hakkında Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10.12.2019 tarihli "12.09.2019 tarihinde iki grup arası silahlı çatışmada yaralanarak kaldırıldığı hastanede öldüğü bildirilen, ....., ve ......, oğlu 05.04.2004 doğumlu ... (10271560608) isimli cesedin 13.09.2019 tarihinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde yapılan otopsisinden ve tetkiklerinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında; 1. Kişinin vücudunda 1(bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası ve bir adet kesici delici alet yarası saptanmış olup dış muayenede bir numarada tanımlanan yerden giren mermi çekirdeğinin oluşturduğu yaralanmanın öldürücü nitelikte olduğu, kesici delici alet yarasının öldürücü nitelikte olmadığı, 2. Kesici delici alet yarası cilt ve ciltaltı bulgularına göre; kullanılan aletin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt nitelikte olduğu, 3. Ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının cilt ve ciltaltı bulgularına göre atışın bitişik atış mesafesi dışından meydana getirilmiş olduğu; ancak mermi çekirdeği kıyafetli olması muhtemel bölgeye isabet etmiş olduğundan kesin atış mesafesi tayini için kişinin olay anında üzerinde bulunan kıyafetlerin herhangi bir işlem yapılmaksızın fiziksel incelemeye tabi tutulması gerektiği, 4. Cesetten 1(bir) adet deforme kurşun nüve elde edildiği, 5. Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur. " Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunmaları, otopsi tutanağı, adli raporlar, olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, uzmanlık raporu, kamera görüntüsü inceleme tutanakları, Adli Tıp Kurumu raporu, Jandarma Kriminal Laboratuvarı uzmanlık raporu, tanıklar beyanları, nüfus ve sabıka kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin eksik kovuşturmaya, savunma hakkının kısıtlanmasına, gerekçeli karar hakkının ihlaline, beraat kararı verilmesi gerektiğine, meşru savunma ve zorunluluk haline, sınırın aşılmasına, hata ve taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümleri uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden, İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, alınan kriminal raporlar ve adli tıp raporları uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın kalabalık ve işlek bir caddede öldürücü niteliği haiz tabanca ile sonucu öngörerek ateş ettiği anlaşılmakla olayın gerçekleşme şekline göre suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktul tarafından sanığa yönelen bir saldırı bulunmayıp bu saldırıyı uzaklaştırmak amaçlı meşru savunma veya sınırın aşılması halinden bahsedilemeyeceği, dosya içeriğinden maktülden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir eylemin bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık müdafiinin takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden, Dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda maktulü oğlu gibi sevdiğine ve ölümünden duyduğu üzüntüye dair beyanları, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin sicil kaydının kesinleşme tarihinden itibaren gereken süreler geçmiş ve silinme şartları gerçekleşmiş olması ve bu kayıttan başkaca adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında; 5237 sayılı Kanunun 62 ... maddesinde düzenlenen takdiri indirimin sanık lehine uygulanması gerekirken sanığın denetim süresi dolmuş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle sanığın suça eğilimli kişilik özellikleri ve sanığın suçtan pişmanlığını gösterir herhangi bir davranışı görülmediğinden şeklindeki yazılı gerekçeyle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/760 Esas, 2022/848 Karar sayılı kararının "takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak ve üyeler ... ve ...'in sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla ile BOZULMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY: 17/06/2021 tarih İST-GÖR-2021/537 numaralı İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği Uzmanlık Raporunun tetkikinde; sanık ...'in silahını doğrulttuğu istikamette asfalt üzerinde mermi çekirdeğinin yerden sekmesine bağlı toz ve duman oluştuğu, mermi çekirdeğinin yerden sekmesinin ardından aynı saniye içerisinde maktulü elini sol arka kısmına götürdüğünün tespit edildiği belirtilmiştir. 12/09/2019 günü sanık ... Efendi Sokak girişinde bulunan Akbank önünde sokak içerisinde telefonla konuşmakta iken yoğun olarak motosiklet sesleri geldiğini duyması üzerine motosikletli olan sanık ... ve yanındaki arkadaşı ...'e telefonla konuştuğunu belirterek gürültü yapmamalarını söylediği, bunun üzerine ... ... ile ... arasında tartışma çıktığı, etraftakilerin müdahale etmesi sonucunda motosikletli sanıkların olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra sanık ...'un yanında diğer iki sanık ... ve ... ile tekrar olay yerine geri geldiği, sanık ... gelen sanıklar ile tartışırken akrabası olan sanık ...'in de olaya dahil olduğu, olay yerine gelen üç sanık ile sanık ... arasında arbede yaşandığı ve sanıklar ..., ...'ın ...'ı darp ettiği, sanık ... 'in silahla ...'ı yaraladığı, kavga esnasında sanık ...'ın ise ... ve ......ı bıçakla yaraladığı, olay yerine gelen maktul çocuk .......'ın ise tarafı olmadığı kavga esnasında katılan sanık ... tarafından bacağından bıçakla yaralandığı, sanık ...'in ise silahını alarak ilk olarak havaya ardından elinde silahla kaçmakta olan ...e doğru ateşlediği, sanık ... ...'in tam arkasında bulunan maktulün ise sanık ...'in açtığı ateş sonrasında yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede öldüğü, olayların bu şekilde gerçekleştiği mahkemece kabul edilmiştir. Ancak; dosyadaki CD'lerdeki olayı en iyi şekilde gösteren CD'nin incelenmesinde saat 13.55.02 sıralarında sanığın iş yerinin önündeki kaldırım üzerinde birkaç kişi arasında bir hareketlenme olduğu, saat 13.55.05 itibariyle ...'in çıkardığı tabancayı 06 da ...'un eline atlayarak almaya çalıştığı, bu sırada sanık ...'in 05. ......, elini beline attığı, 06. saniyede tabancasını çıkardığı, ...'un ise 08. Saniyede silahı...ın elinden aldığı, 10. saniyede sanığın sağ eli aşağıda eşyalara doğru yöneldiği sırada tabancayı kurmaya çalıştığı, 11. saniyede ...'un 1. atışı havaya yaptığı, bu sırada ... ve...ın ...'ı darp ettikleri 13. saniyede ...'un ...'ı yere devirdiği, 14 ve 15. saniyelerde...ın ...'ı tekmelediği, 19. saniyede ...'ın belinden bıçak çıkardığı, 20. saniyede maktulün koşarak olaya dahil olup kavga edenleri ayırmaya çalıştığı, 21. saniyede ...in yukarı doğru bir atış daha yaptığı, 25. saniyede kavga edenlerin kaldırımdaki giysileri askıyla beraber yere devirdikleri, 26. saniyede ...'ın...a dönerek bıçakla hamle yaptığı, 27. saniyede ...in ...'ın bacağına bir el ateş ettiği, 28. saniyede maktulün beri kaldırımda iken bacağındaki bıçak yarasını kontrol ettiği, bu sırada sanık ...'e bir kaç metre mesafedeki ...'ın da yaralı bacağını tuttuğu, 29. saniyede sanık ...'in dükkanın hemen önünde ayakta tek başına iken sanık ...'un sokak ortasında sağ elinde tabanca ve tabancasının yönü sanığa dönük vaziyette (maktul beri kaldırımda sanık ... ... ile aralarında yaklaşık bir buçuk metre ve sanık ...'ya doğru aynı hizadalar) sanık ... ... ... ani bir refleksle sağ eli kendi baş üstü hizasından aşağıya doğru tabancasını sanık ...'a doğrultarak (bu sırada sanık ...in sol kolunun dirseği yukarı kalkık sağ elindeki tabancası sanık ...'e doğru doğrultulmuş vaziyette, kendisinin kafasını sola doğru eğmiş durumda iken) sanık ...'nın tabancasından yapılan bir atışın yerden toz bulutunu kaldırdığı, yine bu sırada sanık ... ...'in hemen arkasında biraz geride maktulün bulunduğu, 30. saniyede foto finişte maktulün biraz daha önde sanık ... ...'in daha arkada olduğu, bundan sonra maktul ve sanık ... ...'in görüntü kayıtlarından çıktıkları, 40. saniyede sanığın kaldırımda tek başına tabancasını yukarı doğru doğrulttuğu, atış yapıp yapmadığının belli olmadığı, dosyadaki VID 2019/09/12- WA0056 tanımlı diğer kayıtta ise maktulün vurulduktan sonra belini tutması, belinden yoğun bir şekilde kan akmaya başlaması ve yere oturması gibi durumların gösterildiği görüntü kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi'nin kabulünde belirttiği "sanık ...'in ise silahını alarak ilk olarak havaya ardından elinde silahla kaçmakta olan ...e doğru ateşlediği" gibi bir kabulün dosya kapsamına uygun düşmediği, sanık ...'in sanık ... ...'in 3. atışında sanık ...'nın kayınbiraderi olan ...'i bacağından vurması ve tabancasını sanık ...'e en son doğrulttuğu ana kadar sanık ...'in beklediği, kavga edenlere ve sanık ... ...'e yönelik silahıyla herhangi bir atış yapmayı gösterebilecek bir hamlesinin bulunmadığı, olayın gerçekleşme anı olarak CD'de belirlenen 13.55.29'a kadar beklediği, bu ana kadar havaya da bir atışının olmadığı, sanık ... ...'in ...'ı vurmasından sonra tabancasını sanığa doğru doğrultmuş vaziyette iken sanık ...'in paniğe kapılarak ani bir hareketle baş hizasında tuttuğu elindeki tabancayı yukarıdan aşağıya doğru tutarken bir el ateş ettiği, yerden seken (toz bulutu bunu destekliyor) bir adet kurşunun sanık ...'in hemen yan hizasında biraz geride iken kaçmakta olan maktule belinden isabet ettiği, maktulün vücuduna giren mermi çekirdeği nüvesinin kemiğe çarpmamış olmasına rağmen deforme olması, nüvenin dışındaki mermi çekirdeği gömleğinin (Mermi çekirdeği gömleği ve gömlek parçası terimi bir Balistik terimidir. Genel olarak Mermi çekirdeği gömleği ve gömlek parçası, Mermi çekirdeğinin içerisinde bulunan kurşun veya çelik nüveyi kaplayan metal bölümdür) veya gömlek parçasının maktul'ün vücudunda bulunmamış olmasının bu atışın doğrudan direkt bir atış şeklinde olmayıp yerden seken bir kurşun nüvesinin isabeti olduğu sonucuna ulaşılması gerektiği, direkt atış olması durumunda mermi çekirdeği gömleği veya gömlek parçasının vücutta bulunması, yine belirtildiği üzere kemiğe çarpmayan bir nüvenin deforme olmaması gerektiği, bu itibarla sanığın maktule isabet eden atışının yerden seken kurşunla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, sanığın bu atışının sanık ...'a doğrudan isabet edecek şekilde değil, yere doğru atıldığının anlaşıldığı, Yukarıda belirtildiği üzere sanık ...'nın diğer sanık ...'un 3 atışı sonrası ve tabancasını sanığa doğru doğrultmuş iken sanığın aniden o ana kadar kullanmadığı tabancasını panikleyerek TCK'nın 25. maddesinde düzenlenen kendisine ait bir hakka yönelmiş gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde def etmek zorunluluğunun yani meşru müdafaa koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği, sanık ...'un elinde tabancası sanığa doğrultulmuş vaziyette iken daha önce yaptığı 3. sıradaki atışın sanık ...'in kayınbiraderine isabet etmesinin etkisiyle bu tabancayı sanık ...'e doğrultuğu anda ona doğru kullanmayacağının garantisi olmadığı, dolayısıyla sanığın yapmış olduğu maktulün ölümüne neden olan atışın meşru müdafaa kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, sanığın bu sırada sanık ... ...'e doğru ve yere doğru yapacağı atışın bu sırada sanık ... ...'in hemen paralelinde koşmakta olan maktul ...'a isabet edebileceğini düşünebilecek, hesaplayabilecek bir durumda olmadığı, dairemizin çoğunluk görüşününde kabul ettiği olası kastla öldürme koşullarından önce meşru savunma söz konusu olduğundan sanığın atışı yaptığı andaki hal ve koşullara uygun olarak ne amaçla ve kime yönelik atış yaptığının değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki tek bir el atışın dahi yere doğru yapıldığının dikkate alınması gerektiği, meşru müdafaanın söz konusu olduğu bir durumda başka hukuki müesseselerin söz konusu olamayacağı, sonuç olarak sanığın bu eylemini TCK'nın 25. maddesi kapsamında yaptığının kabulü ile CMK'nın 223/2-d maddesi uyarınca yüklenen suçun işlenmesinde hukuka uygunluk nedeninin bulunması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyiz. 05.10.2023 ... ... Muhalif Üye Muhalif Üye