İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/9062 Karar: 2024/5506 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/9062 K.2024/5506

1. Ceza Dairesi 2022/9062 E. , 2024/5506 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/401 E., 2021/115 K. MAĞDURLAR : ... ..., ... SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık müdafii TEB

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/9062 E. , 2024/5506 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/401 E., 2021/115 K. MAĞDURLAR : ... ..., ... SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık müdafii TEB

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/9062 E. , 2024/5506 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/401 E., 2021/115 K. MAĞDURLAR : ... ..., ... SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/245 Karar sayılı mahkumiyet kararının katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/2616 Esas, 2018/4177 Karar sayılı ilâmı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/401 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-(d), (e), 35/2, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği özetle; sanığın suçu tasarlayarak işlediğine, vesaire ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığına, sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ile mağdur ...'ın evli oldukları, suç tarihinde 11 aylık olan mağdur ...'in ortak çocukları olduğu, mağdur ... ile sanık arasında sık sık tartışmaların yaşandığı, olay günü de sanık ile mağdur ... arasında tartışma yaşandığı, mağdur ...'ın sanığı şikayet amacıyla karakola gittiği, sanığın ise evde bulundukları sırada mağdur ...'i bıçak ile karın boşluğundan beş kez batına nafiz şekilde vurduğu, bir süre beklediği, daha sonra babasının evinde bulunan mağdur ...'ın yanına çocuğu sıkıca sardıktan sonra götürerek, hasta olduğunu, halsizleştiğini, doktora götürmeleri gerektiğini söylediği, mağdurun oğulları ......'i ısrarla almak ve taşımak istemesine rağmen, sanığın vermediği, birlikte hastaneye götürüp doktora muayene için verdiklerinde mağdur ...'in bıçakla yaralandığının tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 08.07.2015 tarihli rapora göre umblikus sağında dört adet ve umblikus üstünde bir adet olmak üzere beş adet kesici delici alet yaralanmasının bağırsak lezyonlarına neden olup mağdur ...'in yaşamını tehlikeye soktuğunun tespit edildiği olayda; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın mağdur ...'e karşı suç işlemeye karar verdiği ve suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçtiği hususunda dosyaya yansıyan iddia olmadığı ve delil elde edilemediği, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanığın suç tarihi itibarıyla cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Üst Kurulunca düzenlenen ve hükme esas alınan 15.12.2020 tarihli raporun yeterli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Her ne kadar sanık, mağdur ...'i bıçakla yaraladığını söylemeden mağdurun halsiz düştüğünü beyan ederek mağdur ...'dan yardım istemiş ise de, sanığın pişmanlık göstererek mağdur ...'in hastaneye ulaştırılmasını ve tedavi altına alınmasını sağladığı gözetildiğinde kendi rızası ile vazgeçip neticenin gerçekleşmesini önlemek amacıyla çaba sarfettiği anlaşılmakla, gönüllü vazgeçmeye ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi gözetilerek, sanığın tamamlanmış olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenecek olan temel ceza, sonuca etkili olacak şekilde belirlenerek cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/401 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararına yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla