İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/1067 Karar: 2024/5445 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1067 K.2024/5445

1. Ceza Dairesi 2023/1067 E. , 2024/5445 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1389 E., 2022/1357 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/1067 E. , 2024/5445 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1389 E., 2022/1357 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/1067 E. , 2024/5445 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1389 E., 2022/1357 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/128 Esas, 2022/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/1389 Esas, 2022/1357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, teşebbüsün derecesine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve lehe vekalet ücreti gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik incelemeye, atılı suçun sabit olmadığına, suç vasfına, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümleri ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ...'in eşi... ile evlilik içi anlaşmazlığın olduğu, katılan ...'un sanığın kayınpederi olduğu,...un olay tarihinden bir süre kadar önce babası ...un evine yerleştiği, olaydan 2 saat kadar önce sanığın...la telefonda konuştuğu ve...a eve geleceksin yoksa kan dökülür dediği, sonrasında sanık ...'in elinde bıçakla katılanın işlettiği tekel büfesine geldiği, kasada duran katılanın oğlu ...'e katılanı sorup dükkanın arka kısmında bulunduğunu öğrendikten sonra buraya yönelerek elindeki bıçakla katılana saldırıp birden çok kez katılan ...'a bıçağı salladığı, adli muayene raporuna göre katılanın sol meme areola üstünden ve batın sol üst kadranda 3x1 cm genişliğinde batına nafiz olacak şekilde 2 bıçak darbesi alarak basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, katılanın kendisini korumaya çalışması ve oğlu ...'in araya girip engel olması üzerine sanığın kırılan bıçağını da bırakarak olay yerinden koşarak kaçtığı ve olayın bu şekilde sonlandığı anlaşılmıştır. 2. Katılan ve tanığın beyanları ve sanık savunması nazara alındığında katılanın uyku esnasında ve kendisini savunamayacak halde olduğuna dair somut delil bulunmadığı ve dosya içeriğine göre katılanın kendisini savunarak tepki verdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/1389 Esas, 2022/1357 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; "Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 10.250,00TL. maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak, katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesine karar verilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla