İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniBOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1502 K.2023/4618

Temyiz dilekçe içeriklerine göre; sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında çocuk olan maktulü olası kastla öldürme suçundan kurulan hükme, katılan ... vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında katılan ...'ı olası kastla nitelikli yaralama suçundan…

Esas2023/1502Karar2023/4618Tarih4 Temmuz 2023Okuma14 dk · 2.815 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2023/1502 E., 2023/4618 K.

Karar tarihi
4 Temmuz 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Çocuğa karşı olası kastla öldürme, olası kastla nitelikli yaralama
Hükümler
Mahkûmiyet

Karar Detayı

2.815 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Temyiz dilekçe içeriklerine göre; sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında çocuk olan maktulü olası kastla öldürme suçundan kurulan hükme, katılan ... vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında katılan ...'ı olası kastla nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında çocuk olan maktulü olası kastla öldürme suçundan kurulan hüküm ile katılan ...'ı olası kastla nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/2239 Esas, 2018/4135 Karar sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonucunda Gaziantep

2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/370 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında çocuk olan maktul ...'ı olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hak yoksunluklarına ve mahsuba, b) Sanık hakkında katılan ...'ı olası kastla nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir.

2. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/370 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının, katılan ... vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay

1. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/12199 Karar sayılı ilâmı ile özetle; " ... a) Olay mahallinde, olay koşullarına ve saatine uygun zamanda olay yeri inceleme raporu ve krokisi uzman bilirkişi marifetiyle uygulanmak suretiyle, taraflar ve tanıkların hazır edilerek ve anlatımlarının denetimine olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılması, bu kapsamda olay yeri inceleme raporu da gözetilerek,

olay sırasında maktul, mağdurlar ve sanığın konumlarının, birbirlerine olan mesafelerinin, görüş açılarının, sanığın ve mağdurların evlerinin yerlerinin krokide gösterilmesi olay yeri denetime elverişli şekilde farklı açılardan fotoğraflanarak ayrıntılı krokisinin hazırlanması suretiyle olayın oluş biçimi belirlenerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, b) Sanığın savunmalarında bildirdiği kız kardeşinin tanık sıfatıyla beyanına başvurulmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabule ve uygulamaya göre de;

c) Sanığın mağdur ...'a karşı kasten yaralama eylemi yönünden. 5237 sayılı TCK'nin 86/1. Maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, d) Sanığın mağdur ...'a karşı kasten yaralama eylemi yönünden.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarih ve 2013/259 Esas - 2013/273 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi gereğince olası kast indiriminin, TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 87/1-son maddeleri uyarınca belirlenen ceza miktarı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gaziantep

2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/410 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında çocuk olan maktul ...'ı olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hak yoksunluklarına ve mahsuba, b) Sanık hakkında katılan ...'ı olası kastla nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. C.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğuna, ölenin çocuk olduğunun sanık tarafından bilinemeyeceğinden bu hatadan yararlanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. 1. Sanığın evlerinin damında oturmakta iken kendi evlerinin damında oturmakta olan temyiz dışı müştekiler ... ve ...'e yönelik silahlarla ateş ettiği, ancak herhangi bir şekilde isabet olmadığı ve ... ile ...'in olay yerinden kaçtıkları, bunun sonrasında sanığın müştekilerin bulunduğu dama atlayarak geçtiği ve burada misafir olarak bulunmakta olan maktul ...'a ve katılan ...'a av tüfeği ile ateş ettiği açılan bu ateşler nitecesinde maktulün tedavi gördüğü hastahanede vefat ettiği, katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek, temyiz dışı katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek,

katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaralandığı, sanığın maktul ve yaralananlarla arasında herhangi bir husumet söz konusu olmadığı, sanığın bulunduğu yer ile maktul ve mağdurların bulunduğu yer arasındaki mesafenin görüş açısı dahilinde olmadığı, mağdurların bulunduğu dam kısmından sanığın bulunduğu dama tırmanmaya elverişli alanın olduğu, ortamın karanlık olduğu bu nedenlerle sanığın eyleminin olası kast sonucu kasten öldürme ve yaralama suçlarını oluşturduğu kabul edilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan ve müştekilerin beyanları, tanıkların beyanları, adlî sicil kaydı, olay yeri inceleme raporu, otopsi raporu, adlî raporlar, kriminal raporları, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak gereğinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Katılan ... vekilinin; sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğuna, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna, sanık müdafiinin; sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğuna, ölenin çocuk olduğunun sanık tarafından bilinemeyeceğinden bu hatadan yararlanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece ortaya konulan kabul ve gerekçeler, olay yerinde ele geçen maddi deliller, sanık ile maktul ve katılan ... arasında öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmaması,

yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın bulunduğu yer ile maktul ve mağdurların bulunduğu yer arasındaki mesafenin görüş açısı dahilinde olmaması, mağdurların bulunduğu dam kısmından sanığın bulunduğu dama tırmanmaya elverişli alanın olması, sanığın atışından maktul ve katılanın isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olmaması,

sanığın bu kişilere yönelik doğrudan kastı da bulunmadığından sanığın insanların bulunduğu bir ortamda ateş etmesi sonucu maktul ve katılanın yaralanacağını öngördüğü halde sonucu kabullenerek ateş ettiği böylece olası kastla hareket ettiğinden eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın maktulün çocuk olduğunu bilmediğine dair hatasının kaçınılmaz nitelikte bir hata olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hata hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,

hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış, ayrıca tebliğnamede belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilememesi, hukuka aykırı görülmüş ise de söz konusu konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe başlığı altında açıklanan katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin nedenle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/410 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA,

bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 10.250 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ödenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak,

oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Yerel mahkemenin olayın oluşuna ilişkin kabulünde özetle.

Sanığın evlerinin damında oturmakta iken kendi evlerinin damında oturmakta olan temyiz dışı müştekiler ... ve ...'e yönelik silahlarla ateş ettiği, ancak herhangi bir şekilde isabet olmadığı ve ... ile ...'in olay yerinden kaçtıkları, bunun sonrasında sanığın müştekilerin bulunduğu dama atlayarak geçtiği ve burada misafir olarak bulunmakta olan maktul ...'a ve katılan ...'a av tüfeği ile ateş ettiği açılan bu ateşler nitecesinde maktulün tedavi gördüğü hastahanede vefat ettiği, katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek, temyiz dışı katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek,

katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaralandığı, sanığın maktul ve yaralananlarla arasında herhangi bir husumet söz konusu olmadığı, sanığın bulunduğu yer ile maktul ve mağdurların bulunduğu yer arasındaki mesafenin görüş açısı dahilinde olmadığı, mağdurların bulunduğu dam kısmından sanığın bulunduğu dama tırmanmaya elverişli alanın olduğu, ortamın karanlık olduğu bu nedenlerle sanığın eyleminin olası kast sonucu kasten öldürme ve yaralama suçlarını oluşturduğu kabul edilmiştir.

Sanığın eylemlerinin kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu görüşüyle Dairemiz sayın çoğunluğunun yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin kararına iştirak etmiyorum. Doğrudan kast ve olası kast 5237 sayılı TCK'nin 21 maddesinde düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK'nin 21. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde kast; “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise; “kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır” denilmek suretiyle “olası kast” tanımına yer verilmiştir. Kasten öldürme suçunun manevi unsuru genel kasttır.

TCK’nin 21/1. maddesine göre "kast suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." öldürme kastı açısından önemli olan, ölüm neticesinin bilinmiş ve istenmiş olmasıdır.Failin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, sonucu kabullenerek eylemi gerçekleştirirse olası kast vardır.

Fail öldürme kastı ve düşüncesi ile hareket ederek, bilerek ve isteyerek doğrudan doğruya hedef aldığı kimseyi öldürürse doğrudan kastla öldürmeden, öldürme kastı ile hareket etmekte ve öldürmeye istediği kimselerin yanında başkalarının da ölebileceğini öngörmekte, ancak bu sonucunda doğmasını kabullenmekte ve bu sonucun doğmayacağını ... etmekle yetinmekte ise, bu sonucun gerçekleşmesini göze almış sayılacağından olası kastla öldürmeden sorumlu olacaktır.

Kastın niteliğinin tespiti açısından önemli olan, ölüm neticesinin bilinmiş ve istenmiş yada öngörülen neticenin açıkça istenmese de, kabullenilmiş, göze alınmış buna razı olunmuş olmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Daire kararlarına göre muhakkak görülen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi durumunda doğrudan kast, öngörülen olası neticenin meydana gelmesinde kayıtsız kalınması durumunda olası kastın mevcut olduğu belirtilmiştir.

Eyleme bağlı olarak ortaya çıkacak netice objektif olarak “mutlak” veya “muhakkak” ise, artık failin kişisel anlamda sonucu olası kabul etmesinin bir önemi yoktur. Failin eylemi doğrudan kasıt altında gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir. Somut olayda kastın olup olmadığı ve niteliğinin tespiti mahkemece tespit edilecektir.

Dairemizin bozma kararı uyarınca mahkemece olay mahallinde yapılan tatbiki keşif ve bilirkişi raporu, keşifte dinlenen sanık, mağdur ... ve tanık beyanlarına göre sanık tarafı ile mağdurlar ... ve ... arasında komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan anlaşmazlıklar bulunduğu, sanık ile mağdurların evinin bitişik nizam şeklinde yan yana olduğu, sanık ... ve yakınlarının beyanlarına göre olay günü sanık ... ile mağdur ... arasında tartışma yaşandığı,

müşteki ... ve ...'ın yakınları olan diğer mağdurların da onların evine geldikleri gece ...'in eve gelmesi üzerine mağdur tarafın sanığın evinin camlarına taş attığı, sanığın oturduğu dairenin kapısına dayandıkları daha sonra terastan tabanca sesleri gelmesi üzerine sanık ...'in av tüfeğini alarak oturdukları binanın terasına çıktığı,

bitişik nizam olan müşteki ... ve ...'ın oturduğu binanın terasına doğru av tüfeği ile bir iki el ateş ettiği daha sonra birisinin diğer damdan kendisinin olduğu terasa çıktığını görmesi üzerine o tarafa yönelerek diğer binanın terasındaki duvar dibinde yanyana dört kişiyi görmesi üzerine onlara doğru korkutmak amacıyla ateş ettiğini beyan ettiği,

keşif mahallinde dinlenen mağdur ... da beyanlarında müşteki ...'ın kardeşi ile nişanlı olduğunu gündüz olan olayların haber verilmesi üzerine onların evine geldiğini diğer mağdurlar ile birlikte çay alıp dama çıktıklarını duvar kenarında diğer mağdurlar ile ayakta dururken birden bitişik damdan birisinin av tüfeği ile ateş etmeye başladığını hemen kaçışmaya başladıklarını ...'ın vurulup yere düştüğünü diğer kişilerin içeri doğru kaçmaya çalıştığını kendisinin de başından yaralandığını beyan ettiği,

gerek sanık gerekse mağdurun beyanlarından sanığın oturdukları binanın terasından bitişik terasta bulunan mağdurlara ateş ettiği bilirkişi raporuna göre sanığın bulunduğu terasın mağdurların bulunduğu terastan 166 cm daha yüksekte olduğu, mağdurların bulunduğu yerin binanın terasa çıkış yerinin sonunda bulunduğu terasın giriş kısmının örtülmesi amacıyla terası bölecek şekilde duvar örülmüş olduğu, duvar ile bitişik nizam bina duvarı arasının 204 cm olduğu,

mağdurların duvar dibinde yan yana oldukları, sanığın bitişik terastan yer gösterimine göre mağdurlara 323 cm mesafeden ateş ettiği, mahkemenin kabulüne göre sanığın mağdurların bulunduğu dama atlayarak ateş etmesi halinde mağdurlar ile arasındaki mesafenin yaklaşık 1 metre civarında olacağı bu halde mağdurları görmeden ateş etmesinin mümkün olmadığı,

sanık ...'in gerek tatbiki keşifte gerekse yargılama aşamasındaki ifadelerinde mağdurları gördüğünü birisinin kendisinin bulunduğu terasa çıkmak üzere olduğunu onları korkutmak amacıyla ateş ettiğini beyan ettiği, mağdur ...'ın da bitişik damdan birisinin av tüfeği ile ateş ettiğini gördüğünü beyan ettiği,

mağdurların duvar dibinde ayakta durdukları nazara alındığında sanığın kendi bulunduğu terastan daha aşağıda bulunan çapraz konumda dahi en fazla 323 cm mesafeden ayakta duran 4-5 kişiye doğru görerek ateş ettiği nazara alındığında gece karanlık olmasına karşın ay ışığı ve sanığın kendi bulunduğu terasın dibinden bakıldığında aşağıda bulunan terasta çok yakın mesafeden ayakta olan mağdurları görebileceği, nitekim sanığın mağdurları gördüğü,

mağdurların da sanığı gördüklerini ifade ettikleri, gece karanlık olması nedeniyle şahısların kim olduğunun teşhis edilecek şekilde görülmedikleri ancak fiziki olarak 4-5 kişinin bulunduğunun anlaşılabilecek şekilde görülmelerinin mümkün olduğu nazara alındığında bilirkişi raporundaki sanığın bulunduğu yer ile maktul ve mağdurların bulunduğu yer arasındaki mesafenin görüş açısı dahilinde olmadığı şeklindeki muğlak değerlendirmeye itibar edilemeyeceği,

bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulüne göre sanığın terasta kimseyi görmediği halde karanlıkta boşluğa ateş etmesi nedeniyle ölüm ve yaralanmanın gerçekleştiğinin kabulü halinde neticenin muhtemel olmaktan çıkacağından olası kast hükümlerinin uygulanamayacağı bilinçli taksir durumunun söz konusu olabileceği anlaşılmıştır.

Tatbiki keşfe ilişkin kamera kayıtları, yapılan ölçümler ve olay yeri fotoğrafları, sanık ve mağdur beyanlarına göre sanığın av tüfeği ile yakın mesafeden mağdurları görerek ateş ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu aksi halde sanığın oturdukları evin terasına çıktıktan sonra diğer terastaki güneş enerjisi tesisatına ateş ettikten sonra bulunduğu terasın en uç noktasına giderek terasın diğer bölümlerine doğru değilde terasın duvar ile bölünmüş küçük kısmına tam da mağdurların ayakta durdukları duvara doğru ateş etmesinin izah edilemeyeceği,

sanığın ayakta olduğu nazara alındığında bitişik terastan yaklaşık 2-2,5 metre yükseklikten paralel şekilde diğer terasa doğru yakın mesafeden ateş etmesi halinde yakın atış nedeniyle saçmaların hemen dağılıp yere düşmeyeceğinden mağdurların isabet almayacağının açık olup sanık ...'in bitişik nizam şeklindeki komşu binanın terasında duvar dibinde ayakta bulunan mağdurlara doğru yakın mesafeden av tüfeği ile birden çok ateş etmesi, av tüfeği saçmalarının dağılıcı özelliği nedeniyle maktul ve mağdurların isabet almasının mutlak ve kaçınmaz olduğu, sanığın buna rağmen eylemine devam ederek eylemin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği,

sanığın av tüfeği ile kalabalık bir topluluğun bulunduğu yere birden çok kez ateş etmesi nedeniyle öldürme ve yaralama suçları yönünden olası kast hükümlerinin uygulanma imkanı olmadığı anlaşıldığından sanığın maktul ve mağdurlara karşı doğrudan kasıtla hareket etiğinin kabul edilmesi gerektiği, olayda maktul ve mağdurlar yönünden kastın bölünmesini gerektiren bir neden ve delil de bulunmadığı, bu kapsamda sanığın eylemlerine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın av tüfeği ile mağdurlara ateş etmesi sonucu 18 yaşından küçük olan maktul ...'ın ölümüne, 18 yaşından küçük olan mağdur ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına, mağdur ...'ın basit tıbbi tedavi ile giderilemeyecek şekilde mağdur ...'ın basit tıbbi tedavi ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu,

mağdurların bulunduğu terasta da boş kovanların bulunması sanığın savunmalarını doğruladığı bu kapsamda sanık yönünden TCK'nin 29 maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılmakla, sanığın mağdurlar ... ve Vedat'a yönelik eylemlerinin temyiz edilmediği nazara alınarak sanık hakkında 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan maktul ve mağdura yönelik hafif haksız tahrik altındaki eylemleri nedeniyle maktul ...'a yönelik olarak nitelikli kasten öldürme suçundan,

mağdur ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde olası kasıtla öldürme ve olası kasıtla yaralama suçlarından hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan Yerel mahkemece verilen kararının bu nedenlerle bozulmasına karar verilmesi görüşünde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin kararına katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1502
Karar No
2023/4618
Tarih
4 Temmuz 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1489 K.2024/6612
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1487 K.2024/2005
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1486 K.2023/5066
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1480 K.2024/6850
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1479 K.2023/7152
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1478 K.2024/5563

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.