İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/1991 Karar: 2024/7338 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1991 K.2024/7338

1. Ceza Dairesi 2023/1991 E. , 2024/7338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1719 E., 2022/2151 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esas

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/1991 E. , 2024/7338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1719 E., 2022/2151 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esas

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/1991 E. , 2024/7338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1719 E., 2022/2151 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar Emre ve İsa hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilmediği tespit edilmiştir. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan ... vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı 09.12.2022 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunduğu, 7 günlük yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması ihtarını içerir gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak katılan ... vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295/1. maddesinde öngörülen yedi günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi gereğince temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereğince takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2019/353 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararı ile, Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı eylemleri sebebiyle kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 23/1, 87/4, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1719 Esas, 2022/2151 Karar sayılı kararı ile, Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; a. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı eylemi sebebiyle kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1 87/4-2.cümle ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafii ile sanık vasisinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme ya da yaralama kastıyla hareket etmediğine, olası kast ya da bilinçli taksir hükümleri ile haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, sanık ...'un eylemine iştirakinin olmadığına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, üzerine atılı suçlarla ilgili beraat verilmesi, aksi takdirde silahla tehdit ya da yardım eden olarak sorumlu tutulması ve alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, yardım eden olarak sorumlu tutulabileceğine ve hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olayda tüfeğin yalnızca ... tarafından kullanılmış olması, otopsi raporuna göre maktulün ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmalarına bağlı kot kemik kırıkları ile karakterli iç organ harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin belirlenmiş olması karşısında eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin katılan ve sanık beyanları, otopsi, bilirkişi ve doktor raporları ile saptandığı, bilirkişi raporuyla maktulün ölümünün yaklaşık 6 metre uzaklıktan hedefe doğru direk atış sonucu gerçekleştiğinin maktulün vücudunda aynı bölgeden elde edilmiş 25 adet muntazam görünümlü, deforme olmamış saçma tanesi ile belirlenmesi karşısında sanık ...'un eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, bu nedenle olayda olası kast ya da bilinçli taksirin oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranışın bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşılmakla temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden; 1. Olay tarihinde temyiz dışı sanık ...'in katılan ... ve ... tarafından yaralanıp kiralık aracının katılan ... tarafından elinden alınması sonrası çocukluk arkadaşı sanık ...'ı arayarak bu konuda yardım istediği, o esnada bir kafede birlikte oturan sanıklar ..., Mert Can Demirkıran, ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'in olay yerine gitmeye karar verdikleri, sanık ...'ın kullandığı araca binip önce sanık ...'un evine uğradıkları, sanık ...'un evden pompalı tüfeği alıp arabaya bindiği, sanık ...'da 9 mm çapında, sanık ...'da ise 7.65 mm çapında tabancaların bulunduğu, sanıklardan ... dışındaki diğer sanıkların yüzlerinin maske ya da kapüşon ile kapatılmış vaziyette olduğu, olay yerine giden sanıkların araçla katılan ... ve yanındakilerin bulunduğu yerden yavaşça geçerek şahısların yerini tespit ettikleri, daha sonra araçla hızla katılanlar ... ve ... ile maktulün bulunduğu yere yaklaştıkları, araçtan ilk olarak sanık ...'un indiği ve pompalı tüfekle bir kez ateş ettiği, bu ateş sonucu yaklaşık 6 metre mesafe uzaklıkta bulunan maktulün yaralanarak yere düştüğü ve daha sonra öldüğü, diğer sanıkların da arabadan inerek; "... kim lan!" diye bağırdıkları, sanık ...'un havaya ve yere ateş etmeye devam ettiği, üzerinde tabanca olan diğer sanıklar ... ve ...'ın da ateş etmeye başladıkları, dosya kapsamındaki beyanlar ve olay yeri inceleme ekiplerince olay yerinden elde edilen bulgulara göre sanık ...'ın en az iki el ateş ettiği, daha sonra tabancasının tutukluk yapması nedeniyle eylemine devam edemediği, aynı şekilde sanık ...'ın da en az iki el ateş ettiği, katılan ...'un sol bacağından, katılan ...'ın ise sağ ayağından yaralandığı, sanıkların araçlarına binerek olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır. 2. Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ...'un maktule karşı eylemi sırasında, diğer sanıklar ... ve ...'ın, sanık ... ile birlikte katılanlar ve maktulün bulunduğu yöne doğru aynı fikir ve irade birliği içerisinde davranarak ateş ettikleri, bu haliyle sanıklar ... ve ...'ın kasten öldürme suçunun işlenmesine doğrudan ve fonksiyonel olarak katkılarının olduğunun belirlenmiş olması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın sanık ... ile iştirak halinde kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1 ve 81/1. maddeleri gereğince mahkûmiyetleri yerine, suç vasfında hataya düşülüp, isabetsiz değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıklar ..., ... ve ...'ın maktule karşı eylemi sırasında, sanık ...'ın kasten öldürme eylemine iştirak ettiğine ilişkin bir delilin bulunmadığı, sanık ...'ın kasten öldürme suçunun işlenmesine doğrudan ve fonksiyonel bir katkısının olmadığı ancak olay yerine sanıklar ..., ... ve ...'ın tüfek ve tabancalarla, diğer sanık ...'ın ise silahsız olsa da diğer sanıklarda silah olduğunu bilerek aynı araç içerisinde geldiği, kasten öldürme eylemi gerçekleştiği sırada sanık ...'ın diğer sanıkların yanında bulunması, diğer sanıklara manevi yönden cesaret vermiş olması ve olay sonrasında da hep birlikte kaçmış olmaları karşısında, sanık ...'ın kasten öldürme suçuna yardım eden konumunda olduğu anlaşıldığından, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 39. maddeleri gereğince mahkûmiyet kararı verilmesi yerine, suç vasfında hataya düşülüp isabetsiz değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılan ... vekilinin temyiz istemleri yönünden; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan ... vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı 09.12.2022 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunduğu, 7 günlük yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması ihtarını içerir gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak katılan ... vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen yedi günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile vasisi, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1719 Esas, 2022/2151 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile vasisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden; Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1719 Esas, 2022/2151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, E. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1719 Esas, 2022/2151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'ın ceza miktarları yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin ve sanık ... vasisinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla