İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/2817 Karar: 2024/1062 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2817 K.2024/1062

1. Ceza Dairesi 2023/2817 E. , 2024/1062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyi

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/2817 E. , 2024/1062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyi

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/2817 E. , 2024/1062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin yasal 15 günlük süreden sonra gerçekleştiğinin anlaşıldığı, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar ... ve ... yönünden temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2020 tarihli ve 2016/34 Esas, 2020/220 Karar sayılı Kararı Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2020 tarihli ve 2020/1765 Esas, 2022/808 Karar sayılı Kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiiinin temyiz sebepleri, gerekçeli kararda faili suç işlemeye sevk eden saikin ortaya konulmadığına, maktul ile sanık arasında husumet bulunmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli somut herhangi bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığına, çelişkili ve soyut delilere dayanılarak ceza verildiğine, suçun sanık tarafından işlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... müdafiiinin temyiz sebepleri, maktulün intihar etmesi için dosya kapsamında birden fazla sebep varken, sanıkların bu suçu işlemek için tek bir sebebinin bile bulunmadığına, olay günü sabahleyin maktulün babası tarafından birden fazla aranmış olması ve telefonlarının açılmaması üzerine, maktulün kendi telefonundan en iyi intihar yöntemlerini araştırmış olması ve neticeten olayın bir intihar vakası olduğunu gösterdiğine, soyut delilere dayanılarak ceza verildiğine, suçun sanık tarafından işlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, C. Sanık ... müdafiiinin temyiz sebepleri, gerçekleşen netice ile sanık eylemleri arasında herhangi bir bağ bulunmadığına, böyle bir ilişkinin varlığının ispatlanamadığına, olay yerinden elde edilen materyaller üzerinde yapılan incelemede sanığa ait parmak izi ne de DNA örneği ve bulgusunun tespit edilmediğine, sanığın maktulün intihar ettiğini öğrendikleri an arkadaşları ile birlikte 112 servisini aradıklarına, yaşı küçük olan sanıkların bu kadar profesyonelce ve planlı olarak hareket etmeleri hayatın olağan akışına da aykırı olduğuna, soyut delilere dayanılarak ceza verildiğine, suçun sanık tarafından işlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklar ..., ... ve ...'un maktul ... ile birlikte ... Eğitim Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneğine ait öğrenci evinde kaldıkları, ölüm anında sanıkların maktul ile aynı evde bulundukları, ölüm anında o evde bulunmayan ev arkadaşları tanık ...'in de kaldığı, ancak ... olaydan önce memleketine gittiği, olay yeri inceleme tutanakları ve fotoğraflara göre, maktulün tek başına kalmakta olduğu odanın orta kısmındaki zemin üzerinde sırt üstü bir halde boyun, boğaz ve bileklerinden derin kesiler oluşmuş bir halde canlı vaziyette bulunduğu, maktulün vücudunda yedi adet kesici delici alet yarası ve altı adet ... vasıfta yara tespit edildiği, bunlardan dış muayenede 1,2,4,6,7 ve 8 noda tanımlanan yaraların ölüme neden olacak nitelikte olduğuna, kullanılan alet/aletlerin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğu, ... vasıftaki yaraların aynı alet ve aletlerin keskin kenarı ile husulünün mümkün olduğuna, otopsisinde kişinin vücudunda tespit edilen ... vasıftaki yaralar ile kesici delici alet yaralarının trajeleri boyunca oluşturduğu harabiyetlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları dikkate alındığında kişinin kendisi tarafından yapılmasının tıbben varit görülmediğine ilişkin Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunun 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporu ile bu raporla uyumlu şekilde kişinin ölümünün kesici, delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesisinden gelişen dış kanama sonucu geldiğine ilişkin ... Birinci Adli Tıp Kurulunun 25.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, ölü muayene tutanağında kimlik tanığı olarak beyanı alınan ...’ın kardeşi olan maktulün sağ elini kullanığına dair beyanı, fotoğraflar ile otopsi raporu incelendiğinde ise maktulün boynunun sol tarafından yaralanmış olduğunun görülmesi ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurularak, telefondaki intihara yönelik aramaların, maktul üzerinde psikolojik veya maddi baskı kuran sanıklar tarafından sanıkların önce intihara yönlendirilen davranışları nedeniyle Ramazan ... tarafından veya intihar süsü vermek amacıyla bizzat sanıklar tarafından yapıldığına ilişkin şüphe yenilememekle birlikte maktulün intihar ettiği yönündeki savunmalara itibar edilmemiş, maktul ...'ın öldürüldüğüne kanaat getirilmiştir. Ölüm zamanının saat 12.00 sıralarına işaret ettiğine ilişkin Adli Tıp 3. Üst Kurulunun 09.05.2019 tarihli raporu, sanık ...'un 09:45:21 saatinden itibaren... adına kayıtlı...n kullandığı hat ile çeşitli kereler görüştüğüne, bu hatla en son 12:26:11'de 1723 saniye görüştüğüne, sonrasında 12:55:25'te ... Sümbül adına kayıtlı 05373545201 numaralı hatla 123 saniye görüştüğü ve daha sonrasında 13:00:42'de 57 saniye 112 acil ambulans hizmetlerini aradığına ilişkin dosya kapsamına alınan sanık ...'un kullandığı hattın HTS kayıtları ile suç tarihdeki en son görüşmesinde sanık ...'un ağlayarak " Arkadaşım intihar etmiş ben seni daha sonra ararım. " dediğine ilişkin tanık...n beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'un 12:26:11'de ölüm olayını bildiğinin ve ölümün bu arama saatinden önce, 12:00 ile 12:26:11 sularında gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. Sanık ...'un o tarihte kendisine, " Sana bi konu hakkında bir şey söyleyeceğim. Seninle konuşmam lazım. " şeklinde mesaj attığına ilişkin tanık ...'in beyanı, 01.03.2015 tarih ve 13:10:29 saatli, ... numaralı hatta göndermiş olduğu " Kimseye bir şey söyleme bi şey yok sakin ol Ömrüm " şeklindeki ...'un mesajı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların henüz hayat belirtisi gösteren ...'a yönelik olarak müdahalede bulunmamaları ve (12:00 ile 12:26:11 arasında gerçekleştiği kabul edilen) ölüm olayına sebebiyet veren duruma ilişkin olarak 112 acil hattını 13:00:42'ye kadar aramamaları hayatın olağan akışına aykırı olduğu, maktulün öldürülme anındaki çıkması mutlak seslerin ses izolasyonu da bulunmayan evdeki odalardan ve evde bulunan sanıklar tarafından rahatlıkla duyulabileceğine kanaat getirilmiş ve sanıkların ölümün nasıl gerçekleştiğini bilmediklerine ve ses duymadıklarına ilişkin hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına itibar edilmediği, 112 kayıtlarına yansıyan görüşmede 112 görevlisinin " Hastanın nesi var peki ? " şeklindeki soruya " Hasta abla valla karışık yaa bilmiyorum. Nasıl anlatayım size intihar vakası gibi bir şey. Bıçaklama " ve 112 görevlisinin " Bıçaklama " şeklindeki tepkisine " Yav kendini bıçaklamış. İntihar etmiş "112 görevlisinin "Kendini bıçaklamış, neresinden bıçaklamış" sorusuna " Yani abla şeyle boyun bölgesinden" diyerek cevap vermiştir. Bu görüşmenin gayet rahat ve sakin bir üslupla olduğu da görülmektedir. Ayrıca bu görüşmede maktulün bileklerinin ... olduğuna ilişkin bir görüşme de geçmemektedir. Bu çelişkili ve hayatın olağan akışına uymayan beyanlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların, 112 ekiplerinin gelmeden önce, maktulle aynı oda içinde bulunduklarına, maktulün bileklerinin kesilmesinden ve boynundan bıçaklandığından haberdar olduklarına kanaat getirilmiştir. Maktulün diz bölgesinde yaralanma olmamasına rağmen yaygın saturasyon kan lekesi modeli olduğuna, bu emilimin kişinin ya kanlı bir alanda dizleri üzerine çömelmiş olması ya da yaralanma anında çömelmiş yada oturur vaziyette olması ile oluşabileceğine ilişkin Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesinin ... Analizi Raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 112 ekiplerinin gelmeden önce evde bulunanlar tarafından maktulün duruş pozisyonunun değiştirildiğine kanaat getirilmiştir. Banyo girişinde küvet dışında ve zemindeki kanın maktul ...'ın DNA'sı ile uyumlu olduğuna ilişkin Adli Tıp Morg İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, banyoda küvetin yanında bulunan ve DNA raporlarına göre ölene ait olduğu tespit edilen kan lekesinin, olay yerinden uzakta yaklaşık 90 derecelik bir açı ile hedef yüzeye ulaşmış bir kan lekesi görünümünde olduğuna, transfer özelliği taşımadığından bir damlama sonucu oluştuğu kanaatine varıldığına, kanlanmış bir kıyafetin, kanlanmış bir elin, aletin vb bu bölgeye taşındıktan sonra (kan henüz sıvı halde iken) burada zemine damlamış olduğu izlenimi verdiğine ilişkin Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesinin.....Raporu, küvetin alt kısmında bulunan su gideri arka kısmında pembe renkli kan lekesi olabileceği değerlendirilen birikinti olduğuna, banyo zemini ve küvet içerisinin ıslak vaziyette bulunduğuna ve bunun " Delil 5 " olarak belirtildiğine ilişkin olay yeri inceleme raporu ile bu eküvyondan elde edilen karışık DNA profilinin ..., ..., ... ve ...'un DNA profilini içerdiğine ilişkin Biyoloji İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, halının daire girişindeki koridor üzerinde serili yolluk ve maktulün odasının giriş kapısı önündeki koridor yüzeyinden transfer edilen kan lekelerinin maktule ait olduğuna ilişkin ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün bilirkişi raporu, banyoda lavabo önünde zeminde bulunan mavi renkli terlik üzerinde kan belirleme sıvısı ( ... ) uygulaması neticesinde meydana gelen parlama üzerine alındığı olay yeri inceleme raporu belirtilen terlikte kan varlığına yönelik luminol ile yapılan incelemede pozitif sonuç elde edildiğine ve bu terliğin sağ iç kısmından taraflarınca alınan sürüntü örneğinden DNA profilinin maktul ... ve sanık ...'un DNA profilini içerdiğine ilişkin Biyoloji İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, İkametin girişe göre sağa dönüldüğünde koridor üzerinde, banyo önündeki yolluğun sol köşe altında görülerek alınan yüzeyinde kan benzeri kırmızı renkli damlacık halinde leke/lekeler gözlemlenen bir adet ( ... ) alt iç çamaşırı bulunduğuna ilişkin olay yeri inceleme raporu ve bu ( ... ) alt iç çamaşırı maktulle birlikte sanık ...'in de DNA profili bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporu, banyo zemini ve küvet içerisinin ıslak vaziyette bulunduğuna ilişkin olay yeri inceleme raporu, yukarıda belirtilen ve eve yaygın şekilde yayılan kan lekelerinin varlığı, cumartesi akşamı kendisinin ve ...'in çamaşır yıkadığına salondaki çamaşırların kendisine ve ...'e ait olduğuna ilişkin ...'un beyanları, salonun karşı penceresi önünde bulunan çamaşırlıkta çamaşırların asılı olduğu ve çamaşırların tam kurumadığı nemli olduğuna ilişkin olay yeri inceleme raporu, banyoda küvetin yanında bulunan vileda kovasının ve paspasın her zamanki yeri olan banyodaki kalorifer peteğinin altında duvar dibinde bulunmadığını, alaturka tuvalette gördüğü mavi renkli maşrapayı tuvalette daha önce görmediğine ilişkin ... ve ...'in beyanları, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların 112 ekipleri gelmeden ve maktul yaralandıktan sonra maktulle temas içinde olduklarına, ayrıca delillerin ortadan kaldırılması için çaba gösterdiklerine kanaat getirilmiş ve "... Saat 12.30 sıralarında uyandım.5-10 dakika yatağın içinde telefonla uğraştım. Daha sonra banyoya giderek tuvaletimi yaptım... Akşam etek traşı olduğum için küvetin iç kenarlarında, yerde ve lavabonun kenarlarında kılların olduğunu gördüm. Su tutarak bu kılları temizledim. " şeklindeki sanık ...'un soruşturma aşamasındaki beyanına da itibar edilmemiştir. Yukarıda belirtilen mahkememiz kabulleri, dinamik bölgenin maktulün odasındaki halı üzeri olduğuna, bu durumda birden fazla kişinin maktulü etkisiz hale getirerek olabileceğine, aksi halde odanın diğer noktalarına da kanın sirayet edebileceğinin değerlendirildiğine ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna, sanıkların üzerilerine atılı fiili, fikir ve eylem birliği içinde, henüz tespit edilemeyen bir nedenden dolayı, öldürmeye elverişli adli emanetteki kesici, delici nitelikteki bıçak ile büyük damar kesisi oluşturacak şekilde birden fazla kereler ...'a vurmak ve saplamak suretiyle ve sonrasında buna intihar izlenimi vermek amacıyla maktulün bileklerini kesmek suretiyle işlediklerine ve kasten öldürme suçunun sanıklar yönünden sübut bulduğuna kanaat getirilmiştir. 2. Sanıklar suçlamayı kabul etmemişler, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, fotoğraflar, kolluk görevlilerince tanzim olunan tutanaklar, cep telefonu inceleme tutanakları, kriminal raporlar, ... Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunun 09.05.2019 tarihli, ... Birinci Adli Tıp Kurulunun 25.03.2015 tarihli bilirkişi raporları dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ... Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunun 09.05.2019 tarihli, ... Birinci Adli Tıp Kurulunun 25.03.2015 tarihli bilirkişi raporlarına göre, maktulün vücudunda yedi adet kesici delici alet yarası ve altı adet ... vasıfta yara tespit edildiği, bunlardan beş tanesinin ölüme neden olacak nitelikte olduğuna, kullanılan alet/aletlerin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğu, ... vasıftaki yaraların aynı alet ve aletlerin keskin kenarı ile husulünün mümkün olduğuna, otopsisinde kişinin vücudunda tespit edilen ... vasıftaki yaralar ile kesici delici alet yaralarının trajeleri boyunca oluşturduğu harabiyetlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları dikkate alındığında kişinin kendisi tarafından yapılmasının tıbben varit görülmediğine ilişkin tespitlere, ikametin banyo, tuvalet, koridor ve diğer bir kısım yerlerinden elde edilen kan numunelerinde sanıklar ..., ... ve ...'ya ait DNA profillerinin bulunduğuna ilişkin kriminal raporlara, küvet dışında ve zemindeki kanın maktul ...'ın DNA'sı ile uyumlu olduğuna ilişkin Adli Tıp Morg İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, banyoda küvetin yanında bulunan ve DNA raporlarına göre ölene ait olduğu tespit edilen kan lekesinin, olay yerinden uzakta bir yerde yüzeye ulaşmış bir kan lekesi görünümünde olduğuna, transfer özelliği taşımadığından bir damlama sonucu oluştuğu kanaatine varıldığına, kanlanmış bir kıyafetin, kanlanmış bir elin, aletin vb bu bölgeye taşındıktan sonra (kan henüz sıvı halde iken) burada zemine damlamış olduğu izlenimi verdiğine ilişkin Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesinin ... Analizi Raporuna, maktulün öldürülme anındaki çıkması muhetemel seslerin ses izolasyonu da bulunmayan evdeki odalardan ve evde bulunan sanıklar tarafından rahatlıkla duyulabileceğine ve sanıkların ölümün nasıl gerçekleştiğini bilmediklerine ve ses duymadıklarına ilişkin hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına itibar edilmemesinin isabetli olacağı anlaşılmakla, maktulün aynı evde kalmakta olan sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle çok sayıda saplama şeklinde bıçak darbesi neticesinde kasten öldürüldüğüne ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediği, sanıkların aşamalarda kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik olarak geliştirdiği savunmalarının, dosyada mevcut delillerle desteklenmediği, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, dosya içerisindeki mevcut kanıtlarla da doğrulanan ... Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli otopsi raporu ile Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunun 09.05.2019 tarihli ve ... Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulunun 25.03.2015 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Sanık ... müdafiilerinin, 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süre geçtikten sonra 29.07.2022 tarihinde temyiz dilekçesi sunduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2020/1765 Esas, 2022/808 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla