İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/2882 Karar: 2025/3017 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2882 K.2025/3017

1. Ceza Dairesi 2023/2882 E. , 2025/3017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/2624 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/2882 E. , 2025/3017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/2624 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/2882 E. , 2025/3017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/2624 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/279 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında maktule karşı olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/848 Esas, 2022/2624 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Kurum vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile ilgili paragraftan sonra gelmek üzere "Sanık ...'in adli sicil kaydında bulunan Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/271-2017/125 E-K sayılı ilamı ile verilen erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının 2019 yılında yerine getirildiği ve bu hükmün tekerrüre esas olduğu, bu hükümde tekerrür hükümleri uygulanmakla (Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1338 esas 2014/618 karar sayılı ve 27/02/2014 tarihinde kesinleşen ilamı ile) ikinci kez mükerrir olduğundan hükmolunan cezasının infazının TCK'nin 58/6 maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," yargılama giderleri ile ilgili paragrafın üstüne "Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 8.200 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda alınarak katılan kuruma verilmesine," cümlesinin hükme eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında üst hadden indirimsiz ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasına illiyet bağı bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi, aksi kanaatte lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Maktulün nüfus kayıtlarında maktulün kızı görünen gerçekte torunu olan katılan ... ile birlikte yaşadığı, resmî nikâhlı eşi katılan ...'in olay tarihinde cezaevinde olduğu, geçimini çocuk bakarak ve evlere temizliğe giderek sağladığı, 20.03.2020 günü öğleden sonra temizlik yapmaktan eve geldiği, katılan ...'ın evde olduğu bir sırada sanık ...'ın maktulü telefon ile arayarak evine içki içmeye davet ettiği, maktulün de kabul ettiği ve akşama doğru hazırlanıp evden ayrıldığı, sanık ...'ın evine gittiği ve birlikte alkol aldıkları, saat 22.00 sıralarında alkollü vaziyette elinde siyah bir poşet içerisinde 0.5 litrelik pet şişede içki ile eve geldiği, getirdiği şişeden içmeye devam ettiği, ...'ın alkolü nereden aldığını sorduğunda ...'dan aldığını söylediği, artık içmemesini söylediğinde ise ona odasına gitmesini söylediği ve bunun üzerine ...'ın odasına yatmaya gittiği, ertesi gün uyandıklarında maktulün bir şey görmediğini, her yeri beyaz gördüğünü söyleyip canının yandığını belirterek ağlamaya başladığı ve ...'dan kardeşi ...'ü aramasını, gelip kendisini hastaneye götürmesini söylediği, ...'ın ...'ü aradığı ancak ...'ün parasının olmadığını, para bulup geleceğini söylemesi üzerine, bu kez sanık ...'ı aramasını söylediği, ...'ın bu sefer sanık ...'ı aradığı, ancak cevap alamayınca annesinin göremediğini, annesinin onun gelmesini istediğini, iyi olmadığını belirterek mesaj yazdığı, sanık ...'ın da "bir şey olmaz" şeklinde cevap yazdığı, bunun üzerine annesinin dün onlara gittiğini içtiklerini, içkisine bir şey mi kattıklarını sorduğu, sanık ...'ın da "hayır" yazdığı, durumu maktule anlattığında ise maktulün bu kez sanık ...'ın kardeşi olan ve bir süredir görüştüğü ...'ı aramasını istediği, ...'ı aradığında ise Hakan'ın oğlunu Kırşehir'e götüreceğini müsait olmadığını, sanık ...'ı aramasını söylediği, bunun üzerine ...'ın tekrar sanık ...'ı aradığı, ...'ın bu kez cevap verdiği ve ...'ın maktulün durumunu ona anlattığı, sanık ...'ın bir süre sonra yanında üvey kızı olan aynı zamanda maktulün kardeşinin kızı ... ve iki erkek şahısla geldiği, maktulün onlara göremediğini belirterek kendisini hastaneye götürmelerini istediği, sanık ...'ın "korona virüs var, seni karantinaya alırlar" dediği ve açılması için onu kendi evlerine götürdüğü, orada "içki iç iyi gelir" diye maktule içki ikram ettiği ancak maktulün kabul etmediği, maktulün kusmaya başladığı, bu sırada ...'ün arayarak maktulün evine geldiğini, onların nerede olduğunu sorduğu, sanık ...'ın evinde olduklarının söylenmesi üzerine sanık ...'ın evine geldiği, bir süre evde kaldıktan sonra maktulün isteği üzerine maktul, ... ve ...'ün taksi ile maktulün oturduğu eve döndükleri, eve geldiklerinde ise maktulün daha da fenalaşarak bayıldığı, bunun üzerine 112'ye haber verdikleri ve ambulansın gelmesi ile maktul ... ...'ın İbn-i Sina Hastanesi acil polikliniğine götürüldüğü, maktulün tedaviye alındığı ancak kurtarılamayarak metil alkol zehirlenmesi sonucu öldüğü anlaşılmıştır. A. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Katılan ... her ne kadar maktulün sanık ...'ın evinden elinde içerisinde alkol olan bir pet şişe ile geldiğini ve bu alkolü içmeye devam ettiğini beyan etmiş ve maktulün bu alkolü ... isimli ve daha sonra teşhis ettiği sanık ...'den aldığını söylediğini belirtmiş ise de maktulün evinde yapılan aramada metil alkol içeren pet şişenin ele geçirilmemesi ve sanığın savunmasında suçlamayı inkar etmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılan ...'ın soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçtan beraati yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Daha önceden birbirlerini tanıyan sanık ... ile maktulün olay günü sanık ...'ın daveti üzerine ...'ın evinde birlikte alkol almaları, maktulün ertesi gün rahatsızlanması üzerine katılan ...'ın sanık ...'ı durumdan haberdar etmesi üzerine sanığın "bir şey olmaz" şeklinde ...'ın mesajına cevap yazması ve rahatsızlanan maktulü kendi evine götürerek ilgilenmesi ve hastaneye kaldırılan maktule yardım için yine hastaneye gitmesi, maktule herhangi bir alkol satışının olmaması ve aynı alkolü kendisinin de tüketmesi karşısında, sanık tarafından ikram edilen sahte içkinin içerdiği metil alkol düzeyinin ölüme sebebiyet verecek oranda yüksek olduğunu bildiğine dair bir delil bulunmadığı gözetilerek; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.04.2022 tarihli ve 2020/1-320 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, eylemine uyan "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 85/1 ve 22/3 maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabul ve uygulamaya göre de; sanık ...'ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkûmiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklandığı üzere sanık ...'nın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, (B-1) ve (B-2) paragraflarında açıklandığı üzere sanık ... hakkında suç vasfının hatalı belirlenmesi, kabul ve uygulamaya göre de sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/848 Esas, 2022/2624 Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekili, sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla