İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3011 K.2023/5185

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden. Suça sürüklenen çocuk müdafii 30.11.2022 tarihli dilekçe ile süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra 20.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz…

Esas2023/3011Karar2023/5185Tarih12 Eylül 2023Okuma13 dk · 2.570 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2023/3011 E., 2023/5185 K.

Karar tarihi
12 Eylül 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/1583 E., 2022/2440 K
Suç
Üstsoya karşı kasten öldürme
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Karar Detayı

2.570 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden. Suça sürüklenen çocuk müdafii 30.11.2022 tarihli dilekçe ile süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra 20.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir. Mağdur ... vekilinin ve mağdur ... vekilinin temyiz istemleri yönünden.

Mağdurlar ... ve Melek'in suç tarihinde ve mahkemede beyanlarının alındığı duruşma tarihinde 15 yaşından küçük olmaları nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararı gereğince, mağdurlar adına şikayet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin kanunî temsilcilerine ait olduğu, mağdurların kanunî temsilcisi olan ...'ın 30.12.2021 tarihli celsede suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği tespit edilmiştir.

Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/350 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/1583 Esas, 2022/2440 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar ..., ... ve ... vekilinin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının(lehe), suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvuruları üzerine,

5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar ..., ... Ve ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun töre saiki ile işlendiğine, maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücretinin katılan sayısınca hükmedilmesi yerine bir defa hükmedildiğine ilişkindir. B.

Katılan Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Suça sürüklenen çocuğun, maktulün öz oğlu olduğu, 09.05.2021 günü maktul ve ailesinin saat 03.00 sıralarında sahura kalktıkları, sahuru yaptıkları, suça sürüklenen çocuğun sigara içmek için dışarı çıktığı, sonrasında eve tekrar döndüğü, maktulün elinde cep telefonu görmesi üzerine telefonu istediği, maktulün tanık beyanları ve imaj incelemelerine göre tanık S.E. ile yazışma yaptığından dolayı telefonu vermek istemediği, suça sürüklenen çocuğun yazışma içeriğinde bir şey görse dahi babasına söylemeyeceği beyanı ile telefonu teslim aldığı,

telefon yazışmalarında maktulün tanık S.E. ile olan yazışmalarını gördüğü ve maktul ile tartışmaya başladığı, olay yeri inceleme görüntülerinde fotoğrafı bulunan evin giriş kısmındaki balkonda tartışmaya devam ettikleri ve suça sürüklenen çocuğun sonrasında aşağıya indiği, bu arada maktulün eşi ve suça sürüklenen çocuğun babası olan mağdur ...'ın yatak odasında duşa gireceği sırada tartışma seslerini duyması üzerine antreye çıktığı ve maktule durumu sorduğu,

maktulün de suça sürüklenen çocuğun, kendisi ile S.E. arasında olan mesajlaşmalarını yakaladığını beyan ettiği, ...'ın da maktule kızarak suça sürüklenen çocuğun peşinden evin balkon kısmına çıkarak ağabeyi tanık A.D.'ye hitaben "Çabuk koş Adil adam vurmaya gitti" şeklinde beyanda bulunduğu ve ...'ın sahur öncesi maktul ile cinsel ilişkiye girmelerinden dolayı abdest almak için yatak odasında bulunan ebeveyn banyosuna girdiği, o sırada suça sürüklenen çocuğun, amcası A.D. ve dedesi Ş.D.'ye ait evin alt katındaki kilerde bulunan av tüfeğini alıp dedesine ait aracı çalıştırmak için yöneldiği fakat aracı çalıştıramadığı,

koşarak elinde tüfekle yola koyulduğu, arkasından amcası A.D.'nin geldiğini görmesi üzerine geri döndüğü ve olay mahalli olan eve girdiği, ilk olarak yatak odasının yanında bulunan oturma odasına baktığı, sonrasında yatak odasına yöneldiği ve yatak odasına girdikten sonra pencerenin altında duvara yaslanır vaziyette yerde oturan maktul ile kısa bir süre sözlü münakaşa yaptıktan sonra 1,5-2 metre mesafeden ilk atışı yaptığı, bir adım geri çekilerek ikinci atışı yaptığı ve dışarı kaçtığı, ...'ın daha sonra suça sürüklenen çocuğun peşinden aşağıya indiği, tanıklar A.D., K.D ve Ş.D. ile birlikte elinden tüfeği aldıkları belirtilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk, annesi olan maktulü başka bir adamla mesajlaşarak ve gönül ilişkisine girerek babasını aldatması sebebiyle öldürdüğünü beyan etmiş, tanık beyanları ve imaj çalışmalarıyla olay gecesi maktul ile tanık S.E.'nin mesajlaştığı anlaşılmış ve maktulün bu gönül ilişkisine girdiği öne sürülen tanık S.E. mahkemede maktul ile bir dönem sevgili olduğunu doğrulamış ise de Türk Medeni Kanunu'nun 185 ... maddesi uyarınca eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü bulunduğundan ve bu husustaki Yargıtay

1. Ceza Dairesinin yerleşik kararları da gözetildiğinde sadakatsizliğin oğul/suça sürüklenen çocuk üzerinde haksız tahrik etkisi yarattığının kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, baba ...'ın bu gönül ilişkisini bildiği ve eşini affedip boşanma aşamasından döndüğü, olay gecesine kadar normal evlilik bağını koruduğu, hatta kendi anlatımlarıyla olay gecesi eşi (maktul) ile cinsel birliktelik dahi yaşadığı, dolayısıyla bu konuyu unutan, affeden babanın (eşin) yoluna devam ettiği, maktul annenin ailenin diğer fertlerine karşı bir sadakat yükümlülüğünün bulunmadığı,

annenin oğluna karşı onu dokuz ay karnında taşıyıp bu yaşına kadar büyütmek ve yemeklerini yapmak, olay gecesi sahur sofrasını hazırlamak dışında suça sürüklenen çocuğa karşı olumsuz ve haksız bir davranışının dosyaya yansımadığı,

olay günü maktulün oğluna karşı herhangi bir hakaret, tehdit veya cebir fiillerini işlemediği sadece "eline tüfek alınca herif mi oldun" dediğini bunun dışında bir şey demediğinin suça sürüklenen çocuğun kendi beyanlarıyla ortaya çıktığı, "eline tüfek alınca herif mi oldun" cümlesinin ise karşısında tüfeği ona doğrultan oğluna karşı onu durdurmak için dahi söylenebileceği, bu ifadenin hakaret unsurlarını taşımadığı, ayrıca olaydan hemen önce balkonda suça sürüklenen çocuğun, annesine tokat attığını ikrar ettiği, burada da sadece annenin suça sürüklenen çocuğun koluna vurduğunun suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürüldüğü,

ancak bu kola vurma eyleminin bir haksız eylem olan tokat sebebiyle olduğu, haksız tahrike karşı haksız tahrik olamayacağının da göz önünde tutulduğu, anne maktulün oğluna yönelik doğrudan bir haksız eylemi dosyada mevcut olmadığından, suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik indiriminin yapılmadığı belirtilmiştir. 3. Suça sürüklenen çocuk savunması, katılanların ve mağdurların beyanları, tanıkların anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

4. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2021 tarihli otopsi tutanağına göre maktulün ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmalarına bağlı kafa kubbe, kaide yüz kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir.

5. Olay yeri inceleme tutanağı, adlî muayene raporları, muhafaza altına alma tutanağı, ev arama ve el koyma tutanağı, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, dijital delil inceleme raporları, nüfus kayıtları, suça sürüklenen çocuğa ait ... Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporu, sosyal inceleme raporu, adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

6. Mağdur ... hakkında suça sürüklenen çocuğu azmettirdiğine, cinayeti gerçekleştirdiğine ve cinayeti gerçekleştirip suça sürüklenen çocuğa bu suçu üstlendirmesi hususunda kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı dava dosyasında mevcuttur. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay aynı kabul edilmiş ise de suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda yapılan değerlendirmede; maktulün olay tarihinde mağdur ... ile evli olduğu, Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşik kararlarında evli kadının sadakat yükümlülüğünün eşine karşı olduğu, çocuklarına karşı sadakat yükümlülüğünün bulunmadığı,

dolaysıyla kadınının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının çocuğu açısından haksız tahrik oluşturmayacağı ifade edilmekle birlikte olayda, taraf beyanlarından ve maktulün telefonu üzerinde yapılan inceleme sonucundan maktulün evli olmasına rağmen S.E. ile gönül ilişkisi yaşadığı, S.E. ile suça sürüklenen çocuğun beyanlarına göre bu ilişkinin ... süredir devam ettiği, maktulün eşi olan ...'ın bu ilişki nedeniyle olaydan 1-2 yıl önce ayrılma noktasına geldikleri, ancak ...'ın eşini affetmesi üzerine tekrar birlikte yaşamaya başladıkları, maktulün buna rağmen S.E. ile ilişkisini sürdürdüğü,

...'ın bu durumu bilmesine rağmen eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği, suça sürüklenen çocuğun ise bu ilişkiyi öğrendikten sonra annesi olan maktule tepki gösterdiği, mağdur ...'in soruşturma aşamasındaki "annemin birileri ile görüştüğü her duyulduğunda en fazla tepkiyi abim ... gösterirdi hatta annemi babam dövmez.

Annemi abim döverdi, abimi babam sakinleştirirdi." şeklindeki beyanından da anlaşılacağı üzere, annesi ile bu yüzden sık sık tartıştığı, yine tanık S.E. ve suça sürüklenen çocuğun beyanlarına göre suça sürüklenen çocuk ile S.E. arasında geçmişte bu ilişki yüzünden (soruşturma konusu olmayan) bir kavga olayının da yaşandığı,

tarafların yaşadığı yerin köy yeri olması nedeniyle bu ilişkinin köy halkı tarafından da bilindiği ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarına göre annesinin bu durumunun gerek arkadaş çevresinde, gerek ise köy halkı arasında konuşulmasının suça sürüklenen çocuk üzerinde rahatsızlık yarattığı, olay gecesi de suça sürüklenen çocuğun annesinin yine S.E. ile görüştüğünü öğrenmesi üzerine önce S.E.'nin yanına gitmek üzere tüfek alarak evden çıktığı, akabinde amcasının peşinden geldiğini anlayarak eve döndüğü ve annesinin odasına gittiği, burada maktul ile suça sürüklenen çocuk arasında sözlü bir tartışma yaşandığı,

suça sürüklenen çocuğun savunmasına göre maktulün suça sürüklenen çocuğa "elinize tüfek alınca kendinizi erkek mi zannediyorsunuz, yine bir şey yapamadınız, başaramadınız" demesi üzerine suça sürüklenen çocuğun annesine ateş ederek öldürdüğü,

maktulün gerek aile bireyleri, gerek ise köy halkı tarafından duyulmasına ve oğlu olan suça sürüklenen çocuğun bu durumu bilip rahatsız olduğunu bilmesine rağmen başkaları ile görüşmeye devam etmesi ve olay gecesi de bu konu yüzünden tartıştığı suça sürüklenen çocuğu tahrik edici şekilde konuşması şeklindeki haksız söz ve davranışlarının suça sürüklenen çocuk üzerinde haksız tahrik oluşturduğu ve suça sürüklenen çocuğun yüklenen suçu bu hiddet ve şiddetli elemin etkisinde kalarak gerçekleştirdiğinin kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.

Suça sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, kanunî süresi içinde verdiği dilekçe ile temyiz istemini öne sürdükten sonra, suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra 20.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. B. Mağdur ...

Vekilinin Ve Mağdur ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Mağdurlar ... ve Melek'in suç tarihinde ve mahkemede beyanlarının alındığı duruşma tarihinde 15 yaşından küçük olmaları nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararı gereğince, mağdurlar adına şikayet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin kanunî temsilcilerine ait olduğu,

mağdurların kanunî temsilcisi olan ...'ın 30.12.2021 tarihli celsede suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur ... vekilinin ve mağdur ... vekilinin temyiz isteklerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir. C.

Katılanlar ..., ... Ve ...

Vekilinin, Katılan Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun töre saiki ile işlendiğine, maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücretinin katılan sayısınca hükmedilmesi yerine bir defa hükmedildiğine, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin;

takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,

suçun töre saiki ile gerçekleştirildiğinin kabulü için ilk olarak maktulün toplumda genel olarak benimsenmiş olan bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranmış olmasının, ikinci olarak bu aykırı davranışın ölümle cezalandırılması gerektiğinin o toplumda yaşayanlar tarafından beklenen bir tepki olduğunun kabul edilebilmesinin, üçüncü olarak ise öldürme fiilinin fail tarafından toplumun öldürme beklentisinin yönlendirmesiyle sırf aykırı davranışın cezalandırılması görevi üstlenilerek işlenmesinin gerektiği, somut olayda buna ilişkin delil bulunmadığı, bu itibarla töre saiki koşullarının bulunmadığı,

dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranış bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2018/12-98 Esas, 2021/527 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere iddianameyle açılan kamu davasının tek olması ve katılanların aynı vekille temsil edilmiş olmaları karşısında, katılanlar lehine tek vekalet ücreti tayini gerektiği anlaşıldığından,

anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, Ancak.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 03.09.2022 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendilerini Bölge Adliye Mahkemesinde (istinaf yoluyla görülen bir duruşması olan işler için) vekille temsil ettiren katılanlar ..., ... ve ... lehine suça sürüklenen çocuk aleyhine 5.500 TL,

katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine suça sürüklenen çocuk aleyhine 5.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde iki defa 2.550 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, bu temyiz istemi yönünden oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Mağdur ... Vekilinin Ve Mağdur ...

Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenle mağdur ... vekilinin ve mağdur ... vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Katılanlar ..., ... Ve ...

Vekilinin, Katılan Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden Gerekçe başlığı altında (C) paragrafında açıklanan nedenle katılanlar ..., ... ve ... vekilinin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/1583 Esas, 2022/2440 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasındaki "Katılanlar ...,

... ve ...'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden" cümlesi ile başlayan paragrafta "2.550,00-TL" ibaresinin "5.500 TL" olarak değiştirilmesi ile hüküm fıkrasındaki "Katılan Kurum Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden" cümlesi ile başlayan paragrafta "2.550,00-TL" ibaresinin "5.500 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Niğde

SONUÇ / HÜKÜM

2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3011
Karar No
2023/5185
Tarih
12 Eylül 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3002 K.2025/2380
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2985 K.2023/7631
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2930 K.2023/5941
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2926 K.2024/3291
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2853 K.2023/3064
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2851 K.2023/3063

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.