İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/4035 Karar: 2023/6645 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/4035 K.2023/6645

1. Ceza Dairesi 2023/4035 E. , 2023/6645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1791 E., 2023/111 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile düzeltilerek hükmün onanması, bozulmasına İlk Derece

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/4035 E. , 2023/6645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1791 E., 2023/111 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile düzeltilerek hükmün onanması, bozulmasına İlk Derece

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/4035 E. , 2023/6645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1791 E., 2023/111 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile düzeltilerek hükmün onanması, bozulmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/105 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, d) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/1791 Esas, 2023/111 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, beraat eden sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... Müdafiiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlenmediğine, C. Sanık ... Müdafiiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlenmediğine, suç vasfına, meşrû savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile tanık .....,arasında trafikte yol verme tartışması yaşandığı, bunun üzerine ...'nın bekleyin burada geliyorum diyerek olay yerinden ayrıldığı, akabinde sanıkların maktul ve mağdur ...'ın bulunduğu Hedef Örme isimli iş yerinin önüne geldikleri, sanık ...'nın karşı tarafta yer alan mağdur ...'a kafa ve yumruk ile vurduğu, bunu gören sanık ...'ın yakını olan ...'ın darp edildiği düşüncesiyle eline silah alarak korkutma amaçlı havaya ateş etmesinin ardından olay yerinde olan sanık ...'ın da elindeki silahla maktulün ve mağdur ...'ın bulunduğu yöne doğru, isabet alacaklarını bilerek ve öngörerek, hedef gözetmek suretiyle ateş ettiği, böylece sanıklar ... ve ...'nın olay yerinde ve olay anında birbirlerinin bulunmasından cesaret ve ... alarak fikir ve eylem birliği içerisinde suçun işlenişine birlikte katkıda bulunarak fiiller üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları ve olayın oluşuna göre maktul ...'ı öldürme, mağdur ...'ı ise yaralama kastıyla hareket ederek eylemlerini gerçekleştirdikleri, katılan ... ve bir kısım tanık anlatımları göz önünde bulundurulduğunda sanıklar ... ve ...’ın ... ve ...’ın eylemlerine iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur. 3. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 20.10.2020 tarih sayılı otopsi raporuna göre; "Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği" Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. 4. Olay yeri inceleme raporu, görüntü izleme tutanakları, olay yerinden elde edilen delillere ilişkin kriminal raporlar dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak beraatlerine hükmedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, yaşı küçük olan maktule yönelik suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir söz veya eylemin bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın adli sicil kaydında bulunan Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli, 2016/584 Esas ve 2017/76 Karar sayılı ilâmıyla 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen 10 ay hapis cezasıyla mükerrir olduğu, sanık hakkında hükmedilen hapis cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı ise de; söz konusu yasaya aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Oluşa ve dosya içeriğine göre; temyiz dışı maktul tarafta bulunan ......, isimli kişinin aracıyla geri geri giderken sanık ...'nın kullandığı araç ile kaza tehlikesi atlatması üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanık ...'nın bekleyin burada geliyorum diyerek olay yerinden ayrıldığı, .....,'in ise yanında temyiz dışı ... ile olay yerini terk ettiği, sanıkların ayrı ayrı zamanlarda tekrar olay yerine geldikleri, sanık ...'ın temyiz dışı katılan ... ile konuşup, ona "uzatılacak bir şey olmadığını" beyan etmesinden sonra sanık ...'nın ...'a yumruk ve kafa atmak suretiyle saldırdığı, olayı gören ...'ın yakını temyiz dışı sanık ...'ın dükkan içerisinde bulunan silahı alarak sanıkları korkutmak kastıyla havaya doğru ateş etmeye başladığı, bunu gören ...'ın ise; ... ve yanında bulunan maktule doğru hedef gözetmek suretiyle ateş etmeye başladığı ve açılan atışlar sonucunda maktulün aldığı isabetler nedeniyle hayatını kaybettiği, ...'ın ise yaralandığı anlaşılan olayda; Temyiz dışı sanık ...'ın ateş etmesi üzerine sanık ...'ın ani gelişen kastıyla hamili bulunduğu silahını ateşleyerek maktulün ölümüne sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminden sanık ...'nın sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple sanık ...'nın kasten öldürme suçundan beraatine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (B-2) paragrafında açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/1791 Esas, 2023/111 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... hakkında ki hükmün mahsus yerine; “Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte geçmiş hükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla, Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli, 2016/584 Esas ve 2017/76 Karar sayılı ilamıyla 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmak suretiyle, sanık hakkında hükmedilen hapis cezası yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, mükerrir sanığın cezanın infazından sonra başlamak üzere 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108 ... maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/1791 Esas, 2023/111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Bozma sebebi gözetilerek sanık ...'nin bu suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Sanıklar ... , ..., ... ve ... hakkında maktul ...'un öldürülmesi olayında yerel mahkemece sanıklar ... ve ...'ın müsnet suçtan beraatlerine sanıklar ... ve ...'ın ise çocuğa karşı kasten adam öldürme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair verilen karar dairemiz tarafından sanıklar ... ve ...'ın beraat kararları ile sanık ...'ın mahkûmiyet kararı yönünden ayrı ayrı onanmış sanık ... hakkında maktule karşı üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine dair verilen karar sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği kanaati ile sanık ...'nın maktul ...'a karşı nitelikte kasten adam öldürme suçundan sanığın beraat etmesi gerektiğine dair dairemizde verilen bozma kararına katılmıyorum. Şöyle ki; Olay öncesinde sanık ... aracıyla gelerek ...'a ait iş yerine malzeme boşaltan nakliyatçı ......, ve aracındaki ... ile bir trafik anlaşmazlığı yüzünden tartışmış tartışma ...'nın küfür etmesi üzerine büyümüş ve "... siz görürsünüz" diyerek oradan ayrılmıştır. Sanık ...'nın tekstil atölyesinin bulunduğu yere yakın Vanlıların takıldığının söylendiği kahvehaneye gittiğini gören iş yeri sahibi ...burada belalı kişilerin bulunduğunu bildiği için nakliyatçı ....., ile araçta bulunan ...'yi oradan göndermiştir. ...... ve ...'yi olay yerinden gönderen ..., Vanlıların kahvesine takıldığını bildiği ve belalı olduğunu düşündüğü kişilerin saldırısını önleme amacıyla mahalleden tanıdığı Akın isimli kişiden yardım istemiş ve sıkıntı olmamasını sağlamaya çalışmıştır, ....., isimli kişi de kahvedekilerle konuşacağını endişe etmemesi gerektiğini belirtmiştir hatta tanık ...'da bu amaçla ....., isimli şahsı arayarak olaydan bahsetmiş ve abi yabancı değiliz sorun çıkmasın gibilerinden .......,dan yardım istemiştir. Trafikte yaşadığı tartışmadan dolayı sinirlenen ... Vanlıların takıldığı söylenen kahvehaneye gelerek oradan arkadaşı ...'ı da aracıyla alıp tekrar tekstil atölyesinin bulunduğu yere gelmiş atölyenin önünden aracıyla yavaşça geçerek çevreye baktığı kameralara yansımış ancak tartıştığı.........., ve ...'yi bulamayınca aracını uzak bir yere park edip yaya olarak ikisi birlikte atölyeye doğru gelmişlerdir Atölyenin önünde iş yeri patronu ...'ı gören ... gelerek ...'a kafa ve yumruk atmak suretiyle darp etmiş bu sırada aynı araçtan inen ... da elinde silah olduğu halde oraya gelmiştir. Atölye çalışanı ... patronu ...'ın darp edildiğini görmesi üzerine atölyede bulunan patronlara ait tabancayı alarak atölyenin önüne gelip birkaç el havaya ateş etmiştir dosya kapsamına göre önce ...'ın mı ateş ettiği yoksa ...'ın mı maktul ... ve mağdur ...'a sıktığı tam belirlenememiştir ancak ...'ın atışlarından yararlanan yoktur, bu haliyle sanık ...'ın çıkan tartışma ortamında iş yeri işçilerinden maktul ...'ı öldürdüğü yine katılan ...'ı da ayaklarından yaraladığı sabittir. Sanık ... olayın ilk başında olaya sebebiyet veren trafikteki tartışmayı yaşayan kişi olup kendisine yardım etmesi için daha önceden tanıdığı Vanlıların kahvesine giderek ...'ı olay yerine kendisi getirmiştir ve birlikte atölye çalışanlarına bir şekilde gözdağı vermek için hareket etmişler bu sırada öncelikle ... kapının önünde gördüğü patron olan ...'a kafa ve yumruk atmış sonra da sanık ... belinden çıkarttığı tabancayla çevreye ateş ederek iş yeri çalışanı ...'ı öldürmüş ...'ı da yaralamıştır. Ne ...ve nede ...'ın birinci olayla alakası ve sanıklarla husumetleri yoktur. Sanık ... trafikteki tartışmadan sonra kahvehaneye giderek arkadaşı ...'ı çağırmış birlikte iş yerine kavgaya gelmişlerdir her ne kadar ...'ın ani gelişen olaylar üzerine ateş etmiş ve işyeri çalışanı ...'ın ölümünde ... ile ...'ın önceden anlaştıkları hususunda herhangi bir delil yok ise de sanık ... kavga için getirdiği ...'ın orada birilerine karşı müessir fiilde bulunmadığını bilerek getirmektedir, bu nedenle sanık ... olay yerine getirdiği ...'ın orada ateş ederek ...'ın öldürülmesinden kasten yaralamanın ölümüne sebebiyet vermesi şekli ile sorumlu tutulmalıdır zira ... ...'ın olay yerine kavga için geldiğini bilmekte atölyede çalışan birçok kişi olmasına rağmen birlikte iki kişi gelmeleri ... da silah olduğunu ...'nın da bunu bildiğini göstermektedir bu haliyle kasten yaralama iradesiyle ve kavgaya giden kişilerden ...'ın ani kastla ...'ı öldürmesinden ...'nın sorumluluğu ise kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme ile sınırlandırılmalıdır. Bu haliyle yerel mahkemenin sanık ...'nın da maktulün ölümünden asli fail ile aynı şekilde fiil üzerinde hakimiyet kurma nedeniyle cezalandırılması şeklindeki mahkûmiyet kararına katılmıyorum. Bu karar doğru olmayıp bozulmalıdır ancak sanık ...'nın kavgaya getirdiği ...'ın ateş ederek ...'ı kasten öldürmesinden sorumluluğu olayda mevcut olup dairemizin sanık ...'nın beraatine dair görüşüne de katılmayıp sanık ...'nın kasten yaralama sonucu maktul ...'ın ölümü sonucundan TCK 87/ 4. maddesi gereği sorumlu tutulması gerektiği kanaati ile dairemiz çoğunluğunun bozma kararına muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla