Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/5087 E. , 2025/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : İntihara yönlendirme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/5087 E. , 2025/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : İntihara yönlendirme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/146 Esas, 2022/753 Karar sayılı bozma ilamı üzerine Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/146 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında intihara yönlendirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/3791 Esas, 2023/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında intihara yönlendirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 84/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 84/2, 62/1 ve 53. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 82-1-f maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında kasten öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaat halinde teşdit uygulanarak fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile maktul arasında duygusal birliktelik yaşandığı, olaydan önce maktul tarafından bu ilişkinin zaman zaman sonlandırıldığı, sanığın maktul ile ilişkisini sürdürme konusunda ısrarcı olduğu ve tekrar maktul ile sosyal medyadan yazışmaya başladıkları, sosyal yaşamda birlikteliklerinin başladığı, olay tarihinde buluşmak için anlaştıkları, akşam 18:30 civarında buluştukları, birlikte alkol almaya gittikleri, bir süre dolaştıktan sonra olayın meydana geldiği .... Mevkiinde bulunan Boğaçayı kenarındaki bir mevkiye geldikleri, maktulün tuvalete gideceğini söyleyerek sanıktan aracı durdurmasını istediği, bu nedenle sanık yavaşladığında önünde bulunan çantasından tabancasını çıkartarak doldur boşalt yapıp aniden kafasına dayadığı, sanığın maktulün eline sarılarak silahı almak istediği, bu nedenle aralarında mücadele geçtiği, boğuşma sırasında maktulün vurulabileceğini düşünen sanığın müdahaleyi bırakması üzerine maktul ...'ın araçtan inerek silahını kafasına dayayıp ateş ettiği, ...'ın vurulması üzerine sanığın vakit kaybetmeden 112 Acil'i aradığı, ancak maktulün başına isabet eden mermi nedeniyle öldüğü olayda; Sanığın maktulü intihara azmettirdiği, teşvik ettiği veya intihar kararını kuvvetlendirdiğine veya herhangi bir şekilde yardım ettiğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yetecek, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin mevcut olmadığı halde, atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 84/2. maddesi uyarınca yapılan yargılamada 4 ilâ 10 yıl arasında ceza öngörülen maddede gerekçesi açıklanmaksızın temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/3791 Esas 2023/487 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üye ...'ın hükmün onanması, sayın üye ...'in sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 05.04.2022 tarihinde düzenlemiş olduğu 2022/8827 Esas nolu iddianamesinde; Şüpheli ...'ın, maktul ...'ı öldürdüğünü, 5237 sayılı TCK'nın 81/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir. Sanık ile maktul ... arasında duygusal birliktelik yaşandığı, olay günü öncesi ... tarafından bu ilişkinin zaman zaman sonlandırıldığı, sanığın, maktul ile ilişkisini sürdürme konusunda ısrarcı olduğu, maktulün evinin yakınına kendi ailesinin ikametgahını taşıdığı, bu olayların gelişmesi sonrasında maktulün sanıktan bir şekilde kurtulmak istediği ve sanığı da çevresine "psikopat" olarak tanımladığı, sanığın olay öncesi gerek .... gerekse messenger uygulamaları üzerinden maktule tehditamiz söz ve davranışlar sergilediği, sonuçta maktulü tekrar görüşme konusunda ikna etmeye çalıştığı, bir müddet sonra sanığın bu amacına ulaştığı, tekrar maktul ile sosyal yaşamda birlikteliklerinin başladığı, Olay günü maktulün sanık ile birlikte alkol almaya gittikleri Kargıcak'tan Antalya il merkezine makul saatte dönmelerine rağmen sanığın maktulü eve bırakmayıp maktulü ıssız, kimsenin olmadığı, kimsenin duymayacağı Çakırlar Mevkiinde bulunan Boğaçayı kenarındaki bir mevkiye götürdüğü, sürekli baskı altında olan maktulün bunaldığı, alkolün etkisiyle ve sanığın agresif ve baskıcı tavırları nedeni ile silahını çekip kafasına dayadığı ve sanıktan kurtulmak istediğini ifade ettiği ancak sanığın buna engel olmak yerine maktulün ölümüne seyirci kaldığı, maktulün ateşli silah yarası ile alakası olmayan vücudunda alın bölgesi sol tarafında sol zigomada meydana gelen sürtünme, sol omuz ve el sırtındaki sürtünmeler dikkate alındığında; sanık ile olay esnasında arasında bir boğuşma yaşandığı, sanık tarafından da darp edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, olay yerinde maktulün güneş gözlüğünün cesetten 6 metre ötede olduğu, çantasının bacakları arasına vücuduna yakın bir bölgede olduğu hususu dikkate alındığında; intihar etmek isteyen birinin ilk başta araçtan çantası ile inmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sadece kafasına bir el ateş eden birinin güneş gözlüğünün de 6 metre öteye düşmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, burada sanık ile maktul arasında bir boğuşmanın iz ve emarelerinin olduğunun kabul edilmesi gerektiği, çıkan tartışmada sanığın maktulü darp ettiği, maktulün de araçtan çıktığı ve sanıktan kurtulmak istediği, sanığın kendisini rahat bırakmasını istediği ancak dışarda da darp edilince gözlüğünün fırlayıp gittiği, maktulün de silahını çekip kafasına silahını dayadığı, alkolün etkisi ile sanığın da maktule yönelik agresif tavırlarını sürdürdüğü ve böylece sanığın maktulü sürüklediği atmosfer, maktulün silahı ile canına kıymasına sebebiyet verecek boyuta geldiği, maktulün kafasında, yüzünde ve omzundaki yaralanmaların da bu şiddet atmosferinden kaynaklandığı, sanığın bu şekilde maktulü kullandığı cebir ve şiddet sebebi ile intihar etmeye mecbur bıraktığı, her ne kadar olay yerinde sanık ve maktul dışında başka kimsenin bulunmaması nedeni ile delil bulunmamakta ise de maktulün kesin ayrılma kararını sanığa bildirmesi üzerine sanık tarafından tetiğin çekilme ihtimalininde bulunmasına, maktulün çantasını iki bacağının arasına alarak vücuduna yakın bölgede tutmasınında bu düşünceyi kuvvetlendirmesine, kasten öldürme suçundan sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmuyor ise de, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 84/4 madde ve fıkrasında belirtilen "cebir veya tehdit kullanmak sureti ile kişileri intihara mecbur edenlerin kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur" hükmüne uyduğu ve sanığın bundan sorumlu tutulması gerektiği ve sanığın TCK 81/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.