İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/7289 Karar: 2024/8301 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/7289 K.2024/8301

1. Ceza Dairesi 2023/7289 E. , 2024/8301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1793 E. 2023/414 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince k

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/7289 E. , 2024/8301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1793 E. 2023/414 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince k

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/7289 E. , 2024/8301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1793 E. 2023/414 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli, 2021/319 Esas ve 2021/1628 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-a,e, 87/2-b, 53/1. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/1793 Esas 2023/414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca "9-Hükümden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna'' ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza miktarına, vekalet ücretine ilişkindir. B.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, ceza miktarına, haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı, olayda meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, ceza miktarı itibariyle lehe hükümlerin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/1793 Esas 2023/414 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-(h) bendi gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; “Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 5100,00 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y: Sanığın, mağdurun kendisini koltuk altından dişleri ile sol göğüs tarafının üstünden ısırdığını, kendisine havan demiri ile vurduğunu, seni rezil edeceğim, çocuğunu alacağım, seni sürüm sürüm süründüreceğim diye tehdit ettiğini savunmasına karşılık gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince tahrik değerlendirmesi yapılmaksızın sanık lehine tahrik indirimi yapılmamış ise de; Dosyadaki Mardin Devlet Hastanesinin 01.06.2019 tarihli 558670 nolu sanığa ait raporda boyun sağ tarafta bir adet 3 cm laserasyon, gögüs sol meme latelarinde 5x5 cm diş ile uyumlu dairesel ekomotik alan, sağ gögüs duvarında multil yaklaşık 4 cm boylarında multipl laserasyonlar, ekstremite sol üst kolda 3 adet yan yana yüzeyel laserasyon sağ el unar tarafta şişlik, sağ el grafisinde 3 metacapta şüpheli fx mevcut, hasta atel yapılmasını reddetti, kesin raporunun ortopedi uzmanınca verilmesinin uygun olduğuna dair raporu, Mardin Devlet Hastanesinin 02.06.2019 tarihli 559731 nolu adli raporunda daha önceki bulgulardan başkaca yeni darp, cebir izine rastlanmadığını belirtilmesi, yine sanığın Adli Tıp Kurumu Mardin Adli Tıp Şube Müdürlüğünce verilen 09.07.2019 tarihli ve 219/694 sayılı raporunda 01.06.2019 tarihli el grafisinde şüpheli kırık hattı olabileceğinin belirtilmesine ve bu el grafisinin herhangi bir ortopedi tarafından yeniden değerlendirilerek sağ el 3. Metakarp kemiğinde veya başkaca bir kemikte kırık olup olmadığının netleştirilmesi ve şayet varsa kırığın özelliğini belirten ortopedi raporunun gönderilmesi gerektiğine ilişkin ön raporuna karşılık bu hususta kesin bir rapor alınmamasına rağmen, Şahidi olmayan olayda üzerinde darp ve cebir izleri bulunan sanığın seni rezil edeceğim, çocuğunu alacağım, seni sürüm sürüm süründüreceğim diye tehdit savunmasının aksinin kanıtlanamadığı gibi savunmasının yukarıda belirtilen rapor ile de doğrulandığı göz önüne alındığında gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve gerekse Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yargıtay diğer ceza dairelerinin müstakar içtihatlarına göre haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyim. 10.12.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla