Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/7496 E. , 2023/8045 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/7496 E. , 2023/8045 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/229 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itirazın reddine dair merci ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/524 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 02.07.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2019/13610 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85330 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85330 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/12. maddesinde yer alan 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.' şeklindeki düzenleme ile benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/13608 esas, 2021/17843 karar sayılı ilâmında yer alan, '..Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 gün ve 2012/534 esas, 2013/15 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merciin incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı Kanun'un 267-271. maddeleri uyarınca hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği...' şeklindeki açıklamalar karşısında, somut olayda, mercii mahkemesince objektif ve subjektif şartları değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de; itirazın hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinde düzenlenen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve yapılan yargılama sonucunda sanığın isnad edilen suçu işlediğinin belirlenmesi gerekmektedir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin onikinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 267 ilâ 271 ... maddeleri arasında düzenlenmiş olup aynı Kanun'un, "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267 nci maddesinde yer alan "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" şeklindeki düzenleme gereği kural olarak sadece hâkim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür. 5271 sayılı Kanun'un 270 ... maddesi ile aynı Kanun'un 271 ... maddesindeki düzenlemeler gereği itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda istekte bulunabilecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.01.2013 tarihli ve 2012/10-534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında; “İtiraz mercii, O yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK'nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” Şeklindeki gerekçeyle itirazın hem maddi hem hukukî yönden ele alınması ve kararın her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Kaldı ki YCGK, 2012/10-534 E., 2013/15 K. sayılı kararı ile tespit edilen bu durumun, 05.04.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin onikinci fıkrasında yer alan; “(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir.” Şeklindeki hüküm gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz halinde itiraz merciince, usule ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği hususu kanunî düzenleme ile de hüküm altına alınarak açıklığa kavuşturulduğu tespit edilmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/229 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz edilmesi üzerine, mezkûr Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, itirazı inceleyen merci tarafından hem usûl hem esas yönünden inceleme yapılarak her türlü hukuka aykırılığın denetlenebileceği gözetilmeden itirazın sadece şekil yönünden incelenmesi neticesinde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/524 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.