İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/7512 Karar: 2023/8378 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/7512 K.2023/8378

1. Ceza Dairesi 2023/7512 E. , 2023/8378 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavc

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/7512 E. , 2023/8378 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavc

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/7512 E. , 2023/8378 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/505 Esas, 2022/52 Karar sayılı kararı ile sanık ve hükümlüler hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanık ...'ın 5.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükümlüler Ferhat ve Vedat'ın 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlere yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/992 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 21.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.07.2023 tarihli ve 2023/8848 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86715 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86715 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.10.2021 tarihli, 2021/11571 esas, 2021/13529 karar sayılı ilamında yer alan, '...5271 sayılı CMK’nin Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde; 'Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, müşteki vekilinin bu karara süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmıştır. Müşteki vekilinin itirazı üzerine hükmü veren mahkemece dosya itiraz merciine gönderilmiş ise de, kararına itiraz edilen mahkemece öncelikle başvurunun süre ve yetki yönünden değerlendirmesi yapılarak itirazın, süresinde yapılmadığının belirlenmesi halinde dosyanın CMK’nin 252/6 ve 268/2. maddeleri uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilmesi gerekmesine göre karara süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği ... KANUN YARARINA BOZULMASINA...' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, 28.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; 'Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.' şeklinde ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.' şeklinde yer alan düzenlemeler nazara alındığında, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, somut olayda, müşteki vekilinin kararı elektronik yolla 26.10.2022 tarihinde tebliğ aldığı ve süresi içerisinde karara karşı 02.11.2022 tarihli itiraz dilekçesi sunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2 ve 260/1. maddelerindeki düzenlemelere nazaran, müştekinin basit yargılama usulüne göre verilen söz konusu karara yönelik itiraz hakkı bulunduğu cihetle, müşteki vekili tarafından anılan karara karşı süresinde itirazda bulunulması üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda verilen karara itiraz halinde, 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yargılamaya devam olunması gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenlerle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251 ... maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. ... (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252 nci maddesininin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları; "(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. ... (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." Şeklinde hükümleri haizdir. 5271 sayılı Kanun'un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268 ... maddesinin ilgili bölümleri uyarınca; "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” Şeklindeki düzenleme uyarınca 5271 sayılı Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık ve hükümlüler hakkında açılan davanın basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp şikâyetçiye bu durumun ihtar edildiği, ihtara ilişkin tebligatın şikâyetçiye 22.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, şikâyetçi vekili tarafından 05.10.2022 tarihinde Mahkemeye şikâyetçi olduklarını, sanıkların cezalandırılmasını istediklerini bildiren dilekçe sunulduğu, yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verildiği, şikâyetçi vekilinin karara süresinde itirazı üzerine 06.12.2022 tarihli ek karar ile Mahkemece itiraz edenin katılan sıfatı almadığından kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin altıncı fıkrası gereği dosyanın itiraz merciine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. 05.10.2022 tarihli dilekçede, sanıklardan şikayetçi olduklarını bildirip cezalandırılmalarını isteyen şikâyetçi vekilinin bu isteminin davaya katılma talebi niteliğinde bulunduğu, katılma isteği karara bağlanmamış olan şikâyetçi vekilinin itiraz yoluna başvuru hakkı bulunduğu dikkate alınmadan merci tarafından itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/992 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla