İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/7820 Karar: 2023/8299 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/7820 K.2023/8299

1. Ceza Dairesi 2023/7820 E. , 2023/8299 K. "İçtihat Metni" Kasten adam öldürme, yaralama ve saldırgan sarhoşluk suçlarından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2000 tarihli ve 2000/152 müteferrik sayılı kararı ile 20 yıl 4 ay 12 gün ağır hapis, 5 ay 10 gün hapis ve 3 ay 20 gün hafif hapis cezalarına hükümlü ...'ın, c

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/7820 E. , 2023/8299 K. "İçtihat Metni" Kasten adam öldürme, yaralama ve saldırgan sarhoşluk suçlarından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2000 tarihli ve 2000/152 müteferrik sayılı kararı ile 20 yıl 4 ay 12 gün ağır hapis, 5 ay 10 gün hapis ve 3 ay 20 gün hafif hapis cezalarına hükümlü ...'ın, c

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/7820 E. , 2023/8299 K. "İçtihat Metni" Kasten adam öldürme, yaralama ve saldırgan sarhoşluk suçlarından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2000 tarihli ve 2000/152 müteferrik sayılı kararı ile 20 yıl 4 ay 12 gün ağır hapis, 5 ay 10 gün hapis ve 3 ay 20 gün hafif hapis cezalarına hükümlü ...'ın, cezasının infazı sırasında, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 tarihli ve 2002/139 müteferrik sayılı kararı ile 23.05.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, Sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümleri doğrultusunda uyarlama yapılması neticesinde, hükümlünün 20 yıl 4 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 Karar sayılı kararı ve hükümlünün (iki kez) 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/1094 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün cezalarının 20 yıl 8 ay 52 gün hapis cezası olarak toplanmasına dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1344 sayılı içtima kararı sonrasında, Hükümlünün denetim süresi içerisinde 08.02.2006 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı mahkum edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 08.02.2006 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 29.09.2021 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2019/25 değişik iş sayılı kararını takiben, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik kapsamında hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına dair kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin talebi hakkında 10.12.2018 tarihli ek kararın infazının aynen devamına ilişkin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2020 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 sayılı ek kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 94660652-105-34-821-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91987 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91987 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda hükümlünün Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2000 tarihli ve 2000/152 müteferrik sayılı kararıyla hükmedilen 20 yıl 4 ay 12 gün ağır hapis, 5 ay 10 gün hapis ve 3 ay 20 gün hafif hapis cezalarına ilişkin kararın infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 01.04.2001 tarihinde alındığı ve Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 23.05.2002 tarihli ve 2002/365 ilamat sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 27.03.2022, koşullu salıverilme tarihinin 23.05.2002 olarak belirlendiği, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 tarihli ve 2002/139 müteferrik sayılı kararı ile 4758 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca 23.05.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'u hükümleri doğrultusunda uyarlama yapılması neticesinde, hükümlünün kasten adam öldürme suçundan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 Karar sayılı kararı 20 yıl 4 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2016/2957 Esas, 2017/2475 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği, Kasten yaralama suçundan Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/1094 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararı ile (iki kez) 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, uyarlama kararları sonrasında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1344 sayılı içtima kararı ile hükümlünün cezalarının 20 yıl 8 ay 52 gün hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği, Uyarlama kararlarından sonra verilen içtima kararı uyarınca Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 25.06.2018 tarihli ve 2017/3604 ilamat sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 29.09.2021, koşullu salıverilme tarihinin 23.05.2002 olarak belirlendiği, Hükümlünün denetim süresi içerisinde 08.02.2006 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı mahkum edilmesi sebebiyle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 Karar sayılı ek kararı ile şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 08.02.2006 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 29.09.2021 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2019/25 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği, Her ne kadar 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik kapsamında hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına dair kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin talebi hakkında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2020 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 Karar sayılı ek kararı ile hükümlünün şartla tahliye edildikten sonra ikinci suçu işlediği 08.02.2006 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 29.09.2021 tarihi arasındaki süreyi infaz etmesi gerektiği, yine denetim süresinde işlediği suçlar nedeniyle 50 yıl 12 aylık süreyi infaz etmesi gerektiği, bu haliyle yeni kanun uyarınca infaz etmesi gereken sürelerin toplamının bihakkın tahliye tarihini geçeceğinden bahisle şartla tahliyenin geri alınmasına ilişkin 10.12.2018 tarihli ek kararın infazının aynen devamına karar verilmiş ise de, İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 29.09.2021 tarihine kadar devam edeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede, Hükümlünün şartla tahliye edilmesini müteakip, hırsızlık suçundan İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2006 tarihli ve 2006/54 Esas, 2006/1240 Karar sayılı kararı ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 08.02.2006 olduğu, kasten öldürme suçundan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/225 Esas, 2017/278 Karar sayılı kararı ile 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 28.04.2016 olduğu, belirtilen suçların denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılmakla, Somut olayda, hükümlünün şartla tahliye edilmesi sonrasında denetim süresi içerisinde işlediği suçlar sebebiyle 7242 sayılı Kanun'un hükümlü lehine olduğu değerlendirilerek yapılacak hesaplamaya göre, a- Hükümlünün 08.02.2006 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2006 tarihli ve 2006/54 Esas, 2006/1240 Karar sayılı kararıyla 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 12 aylık süreyi kapsayan 08.02.2006-08.02.2007 tarihleri arasındaki sürenin, b- 28.04.2016 tarihinde işlediği kasten öldürme suçundan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/225 Esas, 2017/278 Karar sayılı kararıyla 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 50 yıllık süreyi kapsayan 28.04.2016-28.04.2066 tarihleri arasındaki sürenin hükümlünün bihakkın tahliye tarihi olan 29.09.2021 tarihini geçeceği anlaşılmakla, ikinci suçun işlendiği 28.04.2016 tarihi ile 29.09.2021 tarihleri arasındaki sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesiyle değişik 107 nci maddesinin (13) üncü fıkrası; (13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik bend: 25.05.2005-5351 S.K./8. md) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre (Ek ibare 14.04.2020 - 7242 S.K./48. md) takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen (Ek ibare 14.04.2020 - 7242 S.K./48. md) çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlünün içtimalı 20 yıl 8 ay 52 gün hapis cezasının infazı sırasında 23.05.2002 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 29.09.2021 olarak tespit edilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde 08.02.2006 tarihinde işlediği bina içinden hırsızlığa teşebbüs suçundan 6 ay hapis cezası, 28.04.2016 tarihinde işlediği kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. 4. Mahkemesince, aynen infaz kararında, 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca denetim süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. 5. 7242 sayılı Kanun’un 48 ... maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasına göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, 08.02.2006 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen 6 ay hapis cezasının iki katı olan 12 aylık sürenin suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infazına karar verilmesi gerektiğinden, 08.02.2006-08.02.2007 tarihleri arasındaki sürenin, 28.04.2016 tarihinde işlemiş olduğu kasten öldürme suçundan almış olduğu 25 yıl hapis cezasının iki katı olan 50 yıllık sürenin suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infazına karar verilmesi gerektiğinden ve aynen infaz edilmesi gereken süre bihakkın tahliye tarihini geçtiğinden bu suçu nedeniyle 28.04.2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 29.09.2021 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği, bu hesaplama sonucu her iki suç nedeniyle aynen infazına karar verilmesi gereken sürelerin toplamının 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre hükümlünün lehine olmasına rağmen, sadece denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçlar nedeniyle verilen hapis cezalarının toplamının iki katını esas alarak yapılan değerlendirme sonucu denetim süresi içinde işlenen ilk suç tarihi 08.02.2006 ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.04.2020 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/411 sayılı ek kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla