İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/9516 Karar: 2025/3563 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/9516 K.2025/3563

1. Ceza Dairesi 2023/9516 E. , 2025/3563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1623 E. 2023/2001 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönel

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/9516 E. , 2025/3563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1623 E. 2023/2001 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönel

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/9516 E. , 2025/3563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1623 E. 2023/2001 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-(a)-(g) maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf bozması üzerine Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2022/268 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında; A. Maktul ...'e karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; B. Katılan ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 35/2, 29, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; C. Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme ve katılan ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/1623 Esas, 2023/2001 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, meşru savunmaya, 5237 sayılı Kanunun 82/1-e maddesinin uygulanamayacağına, B. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle: kararın gerekçesiz olduğuna, usuli hatalar yapıldığına, eksik incelemeye, sanık ...'ın da cezalandırılması gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, ceza miktarının az olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemlerin sanık ... tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru şekilde belirlendiği, olayda meşru savunma hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, katılan ...'e yönelik eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık ... yönünden Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Maktul, katılan ... ve sanık ...'ın tabanca ve tüfekle karşılıklı olarak birbirlerine ateş ettikleri olayda; maktul ve katılan ...'den sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, maktule yönelik eylem için haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası; katılan ...'e yönelik eylem için ise haksız tahrik nedeniyle (1/4) ile (3/4) oranından indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca makul (orta) düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması yerine yazılı şekilde uygulamalar yapılarak fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme ve katılan ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/1623 Esas, 2023/2001 Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oyçokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme ve katılan ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklandığı üzere haksız tahrik indirimi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/1623 Esas, 2023/2001 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanık ...'ın daha önce maktul ...'in kızı ile ailesinin rızası olmaksızın kaçarak evlendiği bu nedenle her iki ailenin arasının bozulduğu, bu tarihten sonra iki aile arasında değişik nedenlerle gelişen pek çok olaydan dolayı karşılıklı şikayetçi oldukları, olaydan kısa bir süre önce maktulün köpeğinin ölmesinden sanıkları sorumlu tuttuğu ve şikayetçi olduğu olay günü ise aynı yerde hayvan otlatırken sanık ...'ın kardeşi ...'ı arayarak maktul ve oğlunun kendine el kol hareketleri yaptığını belirterek yardım istediği, sanık ...'ın araba ile kısa sürede olay yerine gelmesinden sonra taraflar arasında tartışma çıktığı sanıklardan birisinin tüfekle diğerinin ise tabanca ile ateş ederek maktul ...'i öldürüp, oğlu ...'i ise yaraladıkları olayda, Sayın çoğunluk sanık ...'ın beraatine ilişkin hükmün onanmasına karar vermiş ise de bu görüşe katılmıyorum şöyle ki; olayın tek görgü tanığı olan mağdur ... olayın başından itibaren ilk verdiği beyanlarında sanıkların birlikte yaptığını söylemiştir. Mağdurun yaşı itibariyle ...'ın ceza alması için böyle bir senaryo uydurması hayatın olağan akışı ile bağdaşmamaktadır. Kaldı ki mağdurun beyanları maddi bulgularla da desteklenmektedir. Maktul önce sırtından sanık ... tarafından tabanca ile vurulduktan sonra yere düşmüş daha sonra sanık ... tarafından "bu daha ölmemiş" denilerek yanına gidilip av tüfeği ile tekrar ateş edilerek öldürülmüştür. Otopsi raporuna göre de maktulde hem kurşun yarası hem de saçma izleri bulunmaktadır. Tüfek atışlarının yakın atış olup olmadığı ile ilgili ise Cumhuriyet savcısının talebine rağmen Adli Tıp İhtisas Kurulundan sorulmamıştır. Sanık ...'ın tevilli ikrarına göre olay yerine geldiği sabittir. Olay sırasında köyde evde olduğuna dair aile fertlerinin beyanları arasında çelişki olduğu gibi sanığın savunma tanığı olarak gösterdiği kişiler sanığı olaydan önce veya olaydan sonra gördüklerini ifade etmişlerdir. HTS kayıtları da sanığın savunmalarını doğrulamamaktadır. Olay sırasında veya sonrasında her iki sanık arasında görüşme olmaması sanıkların birlikte olduğunu göstermektedir. Sanık ...'ın yabancı birisini arayıp olayı haber verdiği halde kardeşini aramaması ve sanık ...'ın olayı neredeyse bütün köy duyduktan sonra duymuş olmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, çobanlık yapan ...'ta aynı anda hem tabanca ve hem tüfeğin bulunmasının inandırıcı olmadığı, olayda iki silahında kullanıldığının sabit olduğu, kardeşinin arayıp kavga etmek üzere olduğunu bildirmesi üzerine hemen olay yerine giden ...'ın kardeşine "koyunları topla başka yere götür" diyerek olay yerinden hemen ayrılmasının inandırıcı olmadığı, sanığın kardeşi ile birlikte koyunları toplayarak başka bire mevkiye gidinceye kadar sanık ...'a eşlik etmesinin gerektiği, kaldı ki ...'ın bu tavsiyeyi vermek için olay yerine gelmesinin gerekmediği telefonda da aynı şeyi söylemesinin mümkün olduğu sanık ...'ın maktul ve mağdurun kendisine yönelik atışlarından sonra kendini savunmak için karşılık verdiği şeklindeki savunmasının da olayın akış biçimi ile bağdaşmadığı, ...'ta hiçbir yaralanma olmadığı, maktulün muhtemelen vurulduktan sonra tabancası ile bir kez boşluğa ateş edebildiği, asıl husumetin tarafının ... olduğu, ...'ın olayı haber alır almaz silahını alarak araçla olay yerine gittiği ve çıkan tartışma sonucunda birisinin tüfekle diğerinin tabanca ile maktul ve mağdura ateş etikleri ve maktulü öldürdükleri mağdurun ise yaralı olarak kaçıp kurtulduğu, olayı ...'ın üstlenmesi konusunda anlaştıktan sonra ...'ın aracıyla tekrar köye dönerek olaydan habersizmiş gibi davrandığı anlaşılmakla sanık ...'ın da maktule yönelik TCK 81, 29 ve mağdura yönelik 82/1-e, 35. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla