Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/1390 E. , 2026/2657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2986 E., 2023/1188 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin o
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/1390 E. , 2026/2657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2986 E., 2023/1188 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, (sanık...müdafiine gerekçeli karar tebligatı yapılmaması nedeniyle temyiz isteminin öğrenme üzerinde süresinde olduğu) 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2018/142 Esas, 2019/333 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 02.10.2023 tarihli ve 2022/2986 Esas, 2023/1188 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ile Cumhuriyet savcısının (sanık... lehine) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca; sanıklar ... ve ...hakkındaki hükümlerde mükerrirlik uygulamasının sonuna eklenmek üzere "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi ve E-7 bendinde yer verilen "bir kısım emanet eşyalarının dosyada delil olarak saklanmasına dair paragrafın çıkartılarak, yerine "7-... adli emanetinin 2017/956 sırasına kayıtlı, ... ...isimli şahsın vücudundan çıkan kartuş tıpası ve saçma taneleri, olay yerinden elde edilen 3 adet boş kartuş, olay yerinden elde edilen 5 adet 7,65 mm çaplı boş kovan, olay yerinden elde edilen 2 adet 9 mm çaplı boş kovan, olay yerinden elde edilen bir adet deforme olmuş mermi çekirdeğinin suçtan ele geçmiş olması nedeniyle TCK'nın 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE; aynı emanette kayıtlı, ... ...isimli şahıstan alınan 7 adet el svapları, sanık......ndan alınan 7 adet el svapları ve sanık... ...'dan alınan 7 adet el svaplarının dosyada karar kesinleştiğinde İMHASINA" paragrafının eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık...müdafii, sanık ...... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ...ve müdafii ile sanık ...müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların iştirak iradeleri bulunmadığına, atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediğine, eksik incelemeye, hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiğine, ceza miktarına, haksız tahrike, suç vasfına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Mağdur ...'nin silahtan sayılan şişe ve sopa ile darp edilmesi, ayrıca ateşli silahla vurulması sonucu hayati tehlike ve orta (2.) derece kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda; sanıklar hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul olarak kabul edilen 12 yıl hapis cezasının bir miktar üstünde bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak iradesi altında fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan kaynaklanan saldırı, haksız söz ya da davranış bulunmadığından meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ya da haksız tahrik koşulları bulunmadığı anlaşıldığından, sanık...müdafii, sanık ...... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ...ve müdafii ile sanık ...müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 02.10.2023 tarihli ve 2022/2986 Esas, 2023/1188 Karar sayılı kararında sanık...müdafii, sanık ...... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ...ve müdafii ile sanık ...müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni yapılan husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklar ...ve Y...in müşteki ile bir gün öncesinde tartıştıkları ve aralarındaki tartışmaların kavgaya dönüştüğü, bu olay hakkında Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma yürütüldüğü, olaydan bir gün sonra sanıklar ...,...... ve Y...in buluşarak sanık...'in evine gittikleri, müştekinin büfesine gitmek üzere anlaştıkları, beraber yola çıktıkları yolda iken diğer sanıklar ..., ... ve...ile buluştukları ve birlikte gitmeye karar verdikleri, büfeye geldiklerinde içeriye sanıklar ..., ... ...ve ...'in girdikleri, sanıkların müştekiyi zorla dışarıya çıkarmaya çalıştığı bu arada sanık ...'in dükkanda bulunan bira şişesini alarak müştekiye vurduğu, diğer sanıklar ... ...,......ve ...'ün müştekiyi darp ettiği, sanık ...'in dosya kapsamında ele geçirilemeyen silah ile sol arka omuz altından girecek ve sol göğüs kısmından çıkacak şekilde yaraladığı, yine hakkında ölüm sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen müteveffa ...'in, tüfeğin dipçiği ile müştekinin başına vurduğu olayda; mağdur ...yi silahla yaralayan sanık ...dışındaki sanıkların öldürmeye teşebbüs suçuna müşterek fail olarak iştirak etmedikleri, fiili yaralama kastıyla işledikleri kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. Müşterek faillik TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasında "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir. Müşterek faillik, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Buna göre, suçun kanuni tanımında öngörülen fiili gerçekleştirilen kişi fail olup; suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır. Müşterek faillik bakımından failler arasında birlikte suç işleme kararının varlığı zorunlu bir koşuldur. Bu karar belli bir hareketin icrasını ve neticenin meydana gelmesine ilişkin olmalıdır. Öyle ki müşterek failler arasında fiili müştereken işlemekte olduklarına dair, müşterek hareket ettiklerine dair bir ilginin, iradenin hakim olması gerekir. Müşterek suç işleme kararı, kast içinde mütalaa edilmelidir. Suç failleri arasında müşterek bir karar mevcut değilse, bunların müşterek fail olarak sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu bizzat kendi davranışları göz önünde bulundurulmak suretiyle tayin etmek mümkün olacaktır. Zira TCK m. 40’da suçun işlenişine iştirak eden her kişinin, kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu bağlamda, 1. Sanıklardan sadece ...ve ...ile mağdur arasında daha önce yaşanan kavga nedeniyle husumet bulunması, ancak bu husumetin de öldürmeyi gerektirecek derecede olmaması, 2. Sanıklardan ...’te tabanca ve ...’de tüfek bulunmasına karşılık, diğer sanıkların olay yerine silahsız olarak gelmeleri ve bu sanıkların silahlı olduklarını bildiklerine dair dosyada delil bulunmaması, 3. Mağdurun bulunduğu büfeye geldiklerinde içeriye sanıklar ..., ... ...ve ...'in girdikleri, sanıkların müştekiyi zorla dışarıya çıkarmaya çalıştığı bu arada sanık ...'in dükkanda bulunan bira şişesini alarak müştekiye vurduğu, diğer sanıklar ... ...,......ve ...'ün müştekiyi darp ettiği, 4. Sanıkların doğrudan mağduru öldürmeye yönelik bir davranışta bulunmamaları, 5. Tartışma üzerine başlayan kavga sırasında hakkında ölüm sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen müteveffa ...'in, tüfeğin dipçiği ile müştekinin başına vurduğu, yani silahı sopa şeklinde kullandığı, 6 .... tüfeğin dipçiğiyle mağdura vururken tüfeğin patlaması sonucu kendisinin yaralanması, 7. Bunun üzerine müştekinin av tüfeğini alması nedeniyle sanık ...’in ani gelişen bir kastla müştekiye ateş etmesi, 8. Sanıkların mağduru öldürmek istemeleri h...nde, mağdurun çalıştığı yerinde herkesin gözü önünde bu fiili işlemlerinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, 9. Sanıkların sayısı dikkate alındığında öldürme kastıyla hareket etmeleri h...nde sanığın öleceğinin veya çok daha ağır bir şekilde yaralanacağının kabulü gerektiği, Hususları dikkate alındığında, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde mağduru dövme amacıyla olay yerine gittikleri ve iştirak iradesi içinde mağdura karşı yaralama suçunu işledikleri konusunda bir tereddüt olmamakla birlikte, sanık ...’in kavga sırasında ani gelişen bir kastla tabancasını kullanarak mağduru hayati bölgelerinden yaralaması karşısında, sanıkların mağduru öldürme konusunda anlaşarak olay yerine geldikleri ve öldürmeye teşebbüs suçuna katkıda bulunmak bilinç ve iradesiyle hareket ettikleri yönünde hiçbir delil bulunmadığı kanaatiyle, sanıkların sadece birlikte işledikleri yaralama suçundan sorumlu tutulması gerekirken öldürmeye teşebbüs suçundan müşterek fail olarak sorumlu olduğuna karar v... sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.