İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/2043 Karar: 2025/7531 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2043 K.2025/7531

1. Ceza Dairesi 2024/2043 E. , 2025/7531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2287 E., 2023/2359 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi sanık müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkem

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/2043 E. , 2025/7531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2287 E., 2023/2359 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi sanık müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkem

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/2043 E. , 2025/7531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2287 E., 2023/2359 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi sanık müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2020/124 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 15... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/2287 Esas, 2023/2359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar ...ve ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca vekalet ücreti ve emanet eşya yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ...ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçenin yetersiz olduğuna, eksik araştırma yapıldığına, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, isabet yeri ve maktulde meydana gelen yaralanmanın ağırlığı ile hayatını kaybetmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının nitelikli kasten öldürme olarak kabulü ile belirlenen yaptırımda isabetsizlik olmadığı, saldırı ile savunma arasında orantı bulunmadığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar ...ve ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/2287 Esas, 2023/2359 Karar sayılı kararında katılanlar ...ve ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Dosyadaki tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde maktulün sanık ile bir takım problemler yaşadığı, sanık tarafından darp edilip hakarete uğraması neticesinde sanıktan boşanmaya karar verdiği, maktulün çevresinde kendisinin tam olarak anlaşılmadığının tanık beyanlarında maktulün evinde ele geçen günlük, not ve sosyal medya paylaşımlarından ortaya çıktığı, maktulün sanık ...'u öldürmek için birtakım planlar yaptığı, bu planlar doğrultusunda İnternet üzerinden silah edindiği, silahın nasıl kullanılacağına ilişkin çeşitli videolar izlediği, cinayet planının ilk aşamasını olmuş gibi sosyal medyada tanıştığı tanık ...'a "eşiyle şiddetli geçimsizlik yaşadığını, boşanma aşamasında olduğunu, bunun için bir yerden silah aldığını, eşini konuşmak için çağırdığını, ondan sonra silahla vurmaya teşebbüs ettiğini, silahın tutukluk yaptığını, kavga ederek eşini evden kovduğunu" anlattığı, olay günü çocuğu bakıcıya verdikten sonra evin giriş kapısına göre tam çapraz karşısında bulunan yatak odasının camının önünde sigara içtiği esnada sanığa silah ile ateş ettiği ancak isabet ettiremediği, merminin sanığın dayandığı camın pervazından sekerek karşı duvara saplandığı, bunun üzerine sanığın maktulün üzerine yürüyerek silahı elinden almaya çalıştığı, dosya içerisinde bulunan olay yeri görgü tespit tutanağından anlaşılacağı üzere bu esnada maktül ile sanık arasında boğuşma ve arbedenin yaşandığı, eşyaların devrildiği ve boğuşmanın yatak odasından yani eylemin ilk başladığı odadan girişte bulunan ve salon olarak kullanılan odada devam ettiği, bu boğuşma esnasında maktül tarafından silahın ikinci defa ateşlendiği ve sanığın göğüs alt bölgesi hizasından yaralandığı, o esnada maktulün elinden silahı almayı başaran sanığın maktülü sağ kaşın iki cm üstünde olacak şekilde ateş ederek öldürdüğü kabul edilen olayda, Meşru Savunma Bakımından Değerlendirmede; sanık savunması, olayın oluş şekli ve neticede sanığın saldırı sona erdikten sonra, saldırı ile orantısız biçimde tabanca ile yakın mesafeden ateş etmesi nedeniyle orantılılık ilkesinin ihlal edilmiş olduğundan, otopsi raporu 03/10/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın yaralanmasının; olayın hemen akabinde hareket kabiliyetinin ortadan kalkmasına neden olabilecek bir durumun bulunmadığı, kişinin mukavemet gösterebileceği nitelikteki yaralanması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın silah ile yakın mesafeden ateş etmesinin saldırı ile orantısız olduğu,saldırı ile aynı anda ve saldırıyı defetmek amacıyla eylemde bulunma olduğu, bu hali ile somut olayda saldırı sonlandıktan sonra eylemi gerçekleştirmesi sebebiyle TCK'nın 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa koşullarının oluşmadığı, ayrıca sanığında bu yönde bir iddia ve savunmasınında bulunmadığı gerekçesiyle uygulanmamış ise de; ...Hastanesinin 01/01/2020 tarihli ve 29 nolu genel adli muayene raporunda (okunabildiği kadarıyla); ateşli silah yaralanması, TA: 100/60, nabız 130, sp02 %95, bilinç açık, oryante, koopere, sternum üst ucunda ve skapulanın ortasında giriş çıkış deliği olduğu, görüntülemelerde, sağ akciğer hemopnömotraks, tüp takılı olduğu, hayati tehlikesinin olduğu, ...Hastanesinin 01/01/2020 yati ve 02/01/2020 çıkış tarihli, 960483 hasta kimlik nolu epikriz raporunda, sağ skapula klavikula birleşim yerinde kurşun giriş yarası, sırtta kurşun çıkış yarası olduğu, hemotoraks mevcut olduğu, acil serviste toraks tüpü yerleştirildiği, acil operasyona alındığı sternotomi yapıldığı, sağ plevradan 2000cc mayi boşaltıldığı, perikard içinde kan olmadığı, akciğerde parankim yaralanması görüldüğü tamir edildiği, post op sevk edildiği, ...Hastanesinin 02/01/2020 yatış ve 12/01/2020 çıkış tarihli, 11340481 başvuru nolu epikriz raporunda, dış merkezde opere olup yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastanın tekrar toraks içine kanama olması üzerine tekrar opere edildiği, ...Hastanesinin 15/01/2020 tarihli ve 397 nolu genel adli muayene raporunda; sol omuzda 3 adet iğne giriş görünümünde iz, sağ skapula üst kenarında 0,5x0,5cm boyutunda kurşun yarası ile uyumlu iz, sağ ve solda midaksiller ve kaburgaların bitiminde 3cmlik sütür ile kapatılmış yaranın sağ meme başının 2cm lateralinde 2cm uzunlukta dikişle kapatılmış yara izi, sternumda vertikal uzanımlı 20cmlik ameliyat izi, izin alt kısmında 1x1cm boyutunda hiperemik alan, sağ inguinal bölgede 2 adet iğne izi, ...Hastanesinin 10/02/2020 tarihli ve 4 nolu adli raporunda; kişinin ateşli silahla yaralanma nedeniyle dış merkezde opere edilip ileri tetkik ve tedavi amacıyla sevk edildiği, 02/01/2020 tarihinde ... nolu protokol ile kalp damar cerrahisi yoğun bakıma yatırılan hastanın yapılan fizik muayenesinde genel durumu orta/kötü, entübe, sedasyon altında olduğu (nakil ekipleri tarafından transfer boyunca yapıldı), sağ sternoklaviküler bileşkede kurşun giriş deliği ve sırtında sağ kürek kemiği medialinde çıkış deliği mevcut olduğu, hastanın dış merkezde yaklaşık 2600cc kanaması ve transferi esnasında da yaklaşık 400cc kadar tüplerinden kanaması olduğu, hasta KDC yoğun bakımda mekanik ventilatöre bağlanarak monitörize edilip, gerekli kan ve kan ürünleri replasmanları yapılarak, inotropik destek tedavileri başlandığı, hemodinamik parametreleri stabillendi (tansiyon ve nabız değerleri normalleştirildiği), yakın vital ve laboratuvar takiplerinin yapıldığı, 02/01/2020 tarihinde, tüplerinden drenajlarının artması ve PA grafide sağ hemitoraksı kapalı görünmesi üzerine kanamasının olduğu düşünülerek saat 18:40'da revizyon ameliyatına alındığı, post op stabilitesi sağlanarak kalp damar cerrahi yoğun bakımda takibine devam edildiği, genel durumunu toparlayan hasta 12/01/2020 tarihinde taburcu edildiği, bu haliyle hasta; hayati tehlike geçirdiği, yapılan müdahale ile hayati riski ortadan kalktığı, Göğüs sağ yanda hemopnömotoraks meydana gelecek şekilde ateşli silah mermi çekirdeği ile yaralandığı, Hemopnömotoraks ve akciğerde kontüzyona neden olan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının, Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI tespit edilen sanığın" Çocuk odasının sağ tarafında bulunan camın önünde dışarıya bakar şekilde sigara içiyordum. İçerisi duman olmasın diye dumanı dışarıya üflüyordum. Büyük ihtimalle cam açıktı. Tam olarak hatırlamıyorum. Bir ara silah tetik düşürme sesi duydum. Dehşete düştüm. Geri dönmeye çalışırken ayağım kaydı yere düştüm. Ondan sonra yoğun bir barut kokusu aldım. Ayağa kalkmaya çalışırken düştüm. Silah sesi duymadım. ...bu esnada çocuk odasının kapısında duruyordu. Tam olarak zaman ve mekan vurgusunu hatırlamıyorum. İlk olarak çocuk odasında sendeleyerek yere düştüm. Eşyalara çarpıp çarpmadığımı hatırlamıyorum. O esnada bana "ben sana demedim mi seni de kendimi de öldüreceğim" dedi. Daha önceki tartışmalarımızda buna benzer şeyler söylemişti. Ben besmele çekerek yerden kalktım. ...nun elini tuttum. Elinde bulunan silahı almaya çalıştım. Bu esnada sürekli kendimden geçiyordum. Yarı baygın duruyordum. Elinden silah almaya çalışırken bir boğuşma veya arbede yaşanmadı. Sadece elinden silahı almaya çalıştım. Yapmaması için yalvardım. Silahı tek elle mi yoksa çift elle mi tuttuğunu hatırlamıyorum. Silahın kabzası turuncu ve beyaz renkli bir silahtı. Silah detayı olarak sadece bunu hatırlıyorum. Silahı elinden almaya çalışınca tekrar patlayıp patlamadığını hatırlamıyorum. Süreç benim vurulmamdan sonra geliştiği ve sonrasında ameliyat ve tedavi süreci olduğu için olayı tam olarak hatırlamıyorum. Bir müddet sonra bilincimi iyice kaybettim ve yere düştüm. Düştüğüm yer salondu ama tam olarak neresiydi hatırlamıyorum. Elinde silahı almaya çalışırken salona kadar geldik. Kendisine yapmaması ve silahı vermesi için yalvarıyordum. Ama tam olarak evin hangi konumunda olduğumuzu hatırlamıyorum. Bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum ve baktığımda...nun yerde yatar vaziyette olduğunu gördüm. Kendime gelmeye ve ayağa kalkmaya çalışıyordum. Daha sonra apartman koridorunda sesler gelmeye başladı. Bu şahıslara ambulans çağırın, polis çağırın diye yalvarmaya başladım. O esnada evin neresinden aldığımı hatırlamadığım bir kağıt peçete rulosunu alarak vurulduğum yere tampon yapmaya çalıştım. Ruloyu nerden aldığımı hatırlamıyorum. Ayağa kalkmış olabilirim. Ama hayal meyal bunları hatırlıyorum. Banyoya girdiğimi hiç hatırlamıyorum. O kadar adım atmış olamam. Çünkü yaram ağırdı. Bilincim sürekli olarak gidip geliyordu. Daha sonra hatırladığım kadarıyla içeriye girip beni aldılar. Sonraki süreci hatırlamıyorum. En son hastanede gözümü açtım. Allah şahidimdir ki ben eşimi vurmayı ne düşündüm. Ne de böyle bir fikre sahip oldum. Ben böyle bir insan da değilim. Ben yaşadığım dehşetten dolayı silah sesi duymadım. Sadece yoğun barut kokusu aldım. suçta kullanılan ateşli silahın benim sağ elimin yanında durmasını hatırlamıyorum. Benim silahla tek ilgim yukarıda anlattığım...nun elinden alma çabasında olduğumdur. Bu silahın benim elimin hemen yanına geldiği konusunda bir bilgim yoktur. Benim silahla tek temasım silahı elinden almaya çalışırken olmuş olabilir. ...nun nasıl vurulduğunu, neresinden vurulduğu konusunda bir fikrim yoktur. Ben kesinlikle ne öncesinde ne sonrasında ne de olay anında...yu yaralamak veya vurma gibi bir düşünceye sahip değildim. Allah şahit ki böyle birşey de yapmadım. 112 ambulansında Allah'ın beni affet ölmek istemiyorum şeklinde cümlemi hatırlamıyorum. Neden Allah'ım benim affet dediğimi hatırlamıyorum. Ancak ölüm düşüncesi ile af dilemiş olabilirim. Ben barut kokusunu alıp yaralandıktan sonra silahın namlusunun halen bana dönük olduğunu gördüm. Hamleyi yaparak silahı tutmaya çalıştım. Ancak bu esnada silahın tekrar ateş alıp almadığını bilmiyorum. Yaşadığım şoktan dolayı o ana ilişkin çok detay hatırlamıyorum. Yer yüzünün sahibi şahittir ki ben böyle bir şey yapmadım. Böyle bir düşünceye dahi hiç sahip olmadım." Şeklindeki savunmada maktulün intihar ettiği yönündeki savunması gerekçeli kararda belirtildiği üzere olaya ve dosya kapsamına uygun olmamakla birlikte; (Yargıtay 1. CD’nin 2008/8943 Esas, 2012/2650 Karar, 04/06/2012 Tarihli Kararı,-”Yargıtay 1.C.D’nin 2009/6352 Esas, 2012/3342 Karar, 30/04/2012 Tarihli Kararı) Yargıtay bir saldırının devamı ya da tekrarının devam ettiği durumda, maktulün sanığa tokat vurup onu yere düşürdükten sonra ona bıçakla saldırıp boynundan yaralaması ve maktulün sanığın altına alıp eylemine devam etme ihtimali nedeniyle sanığın maktulü müstakilen öldürücü nitelikte 4 bıçak darbesi vurarak öldürülmesi eyleminde ya da “vur lan delikanlı isen” şeklinde sözler sarf ederek elindeki bıçakla sanığın üzerine gelen maktulün uyarıya rağmen sanığın üzerine gelmeye devam etmesi üzerine sanık tarafından tek el ateş etmek suretiyle öldürülmesi eyleminde meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaşla aşıldığını kabul etmiş olması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 27. maddesinin 2. fıkrasında, hukuka uygunluk nedenlerinden sadece meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; 1- Meşru müdafaa ile korunabilecek bir hakkın bulunması, 2- Saldırıya ilişkin şartların var olması, 3- Savunmaya ilişkin şartlardan “ölçülülük” şartının, savunma lehine ihlal edilmek suretiyle sınırın aşılması, 4- “Sınırın aşılması”nın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi halinde, meşru müdafaada sınırı aşan faile CMK`nun 223/3-c maddesi uyarınca ceza verilmeyecek olması, Bu durumda; kişinin maruz kaldığı saldırı nedeniyle içerisine düştüğü korku, telaş ve şaşkınlık dolayısıyla davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkması söz konusu olacağından, meşru müdafaada sınırın aşılmasından dolayı kusurlu sayılamayacağının kabul edileceği, dolayısıyla burada belirleyici olan, maruz kalınan saldırının kişiyi içerisine düşürdüğü psikolojik durum olduğu, Zira kişinin, sırf maruz kaldığı saldırının etkisi altında, “heyecan, korku ve paniğe” kapılarak meşru müdafaa sınırlarını aştığında bu maddeden yararlanabileceği, Olayımızda maktulün sanığa tabanca ile iki kez ateş ederek hayati tehlike geçirecek şekilde vurulması ve maktulun Çocuk odasında sana yönelik tabancayla iki el ateş etmek suretiyle başlattığı saldırının buradan salona oradan da banyo kısmına geçilerek devam ettiği sanığın maktulden tabancayı ne şekilde ve nasıl ve nerede aldığının belli olmadığı gibi sanığın maktule her ikisi hangi konumda bulundukları sırada ateş ettiğinin belli olmadığı, yukarıda belirtildiği gibi sanığın maktulün kendisini öldürdüğü, kendisinin ise maküle Ateş etmediği yönündeki savunmasının delillerle uyumlu olmadığı, ancak sanığın meşru müdafaa mahiyetinde bir savunması olmasa bile bu hususun dikkate alınması gerektiği, yukarıda belirtilen ve mahkeme kararında gerekçede belirtilen sanığın olayın hemen akabinde hareket kabiliyetini ortadan kalkmasına neden olabilecek bir yaralanmasının bulunmadığı, mukavemet edebileceği nitelikte yararlanmasının olduğu ileri sürmüşsede sanığın maktul tarafından tabancayla Ateş edilerek ayeti tehlike geçirecek şekilde yaralanması sırasında maktulün önce sanığı daha sonrada kendisini öldüreceği yönündeki sanığa söylediği beyanlarının önemli olduğu , mahkemece sanığın olay sırasındaki psikolojik durumunun hiç değerlendirilmediği, sanığın maktülden bir süreçle ele geçirdiği tabancayı hangi koşulda ve hangi amaçla maktulü öldürecek şekilde kullandığının dikkate alınmadığı, sanığın Maktule ateş etmesi sonrasında maktulün banyoda yere yığılarak etkisiz hale geldiğinden mahkeme kararında ve adli tıp mütalaasında belirtildiği biçimde sanığın durumu iyi idiyse o zaman evin giriş kapısını neden açarak dışarıya çıkmadığı veya evin içerisinde gerek kendisine gerekse Maktule ait toplam 2 telefon bulunduğu halde polise veya acil 112'ye telefon ederek yardım istemediği, bunları yapmayarak elde ettiği rulo halindeki peçeteyi yarasının üzerine bastırarak sırt üstü yere uzanarak bağırarak yardım istediği sesinin duyulmaması ve yardımın gecikmesi halinde kan kaybından ölme ihtimalinin doğduğu halde bu şekilde davranışta bulunduğu, bu durumlar gösteriyor ki sanığın vurulması sonrasında barut kokusunun da etkisiyle ölüm korkusu yaşadığı, kendisinin maktulü öldürmemesi halinde maktulün olay sırasında ifade ettiği onu öldüreceği beyanının etkisinde kaldığı, olay sonrası sanığın bağırmalarını duyan komşular ...ve ... ile görevli olarak gelen doktor ... ve acil tıp teknisyeni ...dışında kapıyı kırarak açan polis memuru ... ile diğer polis memurları .........................................................................'in beyanlarına bakıldığında sanığın kapıya gelenlere eşinin kendisini vurduğunu, eşinin öldüğünü yaralı olduğunu, ölmek üzere olduğunu, ölmek istemediğini ifade ettiği, kapı kırılarak açılıp içeri giren şahısların sanığı kapıya yakın bir bölümde yarasına rulo peçete bastırmış halde sırt üstü yattığını gördükleri, yukarıda belirtildiği gibi sanığın olay sırasında durumunun ve psikolojisinin iyi olması durumunda olayın hemen akabinde kilitli kapıyı açıp dışarıya çıkarak yardım istemesi halinde ambulans gelmeden dahi başkalarının yardımıyla daha kısa bir sürede hastaneye götürülebileceği, hastanelerde 12 gün yoğun bakımda kalması ve birçok ameliyat geçirmesi sonrası hayati tehlikesinin ortadan kalktığı, bu itibarla sanığın maktulden tabancayı aldığı sırada maktulü tabancayla vurmaması halinde maktulün bu tabancayı ele geçirip yarasının ağırlığı sebebiyle ona da mani olamayacağı endişesiyle " beni öldüreceğine onu öldüreyim" mantığıyla maktule başından ateş ettiği, Bu itibarla sanığın TCK'nın 27/2 maddesinde belirtilen meşru müdafaayı korku kaygı ve panik ile mazur görülebilecek şekilde aştığı kabul edilerek CMK nun 223/3-c maddesi uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına ve tahliyesine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla