Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/2423 E. , 2024/5619 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1082 E., 2023/365 K. MÜŞTEKİ : ... SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/2423 E. , 2024/5619 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1082 E., 2023/365 K. MÜŞTEKİ : ... SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2012/1667 Esas, 2016/418 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay(Birleşen) 3 Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/12669 Esas, 2020/16528 Karar sayılı ilâmı ile özetle; müştekinin tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2021/1082 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ancak 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay tarihinde sanığın barda güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, müştekinin arkadaşları ile birlikte eğlenmek amaçlı bara geldiği, üzerlerinin aranmak istenmesine tepki gösterip sanığa karşı sinkaflı küfürlerde bulundukları, bar çalışanları tarafından müşteki ve arkadaşlarının dışarıya çıkarılmak istendiği, bu sırada arbede çıktığı, müşteki ve arkadaşlarının sanığı darp ettikleri, bunun üzerine sanığın üzerinde bulunan tabancanın kabzası ile müştekiye vurmak sureti ile onu yüzünde sabit iz oluşacak ve kemik kırıkları meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın eylemi neticesinde, müştekinin hem yüzünde sabit ize hem de hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek kemik kırıkları meydana gelecek nitelikte yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından ve kazanılmış hak gereği infaz edilecek ceza miktarı değişmeyeceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, müştekiden sanığa yönelen haksız tahrikin niteliği ile ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim oranının isabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar, 51. maddesinde düzenlenen erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde düzeltme ve eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilâmı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilâmı da gözetildiğinde aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, son hükümde verilen hapis cezasının ilk hükümde tayin edilen hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ilk hükümde tayin edilen hapis cezasının netice ceza şeklinde hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2021/1082 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında yer alan "SONUÇ CEZANIN 10 AY HAPİS CEZASI OLARAK BELİRLENMESİNE " ibaresinin çıkartılarak yerine "cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.