İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2781 K.2025/5972

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291.…

Esas2024/2781Karar2025/5972Tarih15 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.046 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2024/2781 E., 2025/5972 K.

Karar tarihi
15 Eylül 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/2809 E., 2023/3256 K
Suç
Olası kastla yaralama
Hükümler
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Karar Detayı

2.046 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/387 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/2089 Esas, 2021/3234 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 24.04.2023 tarihli ve 2022/3048 Esas, 2023/2130 Karar sayılı ilâmı ile "suç niteliği" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine kurulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 Tarihli ve 2023/2809 Esas, 2023/3256 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında mağdura yönelik olası kastla yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği,

sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarı uyarınca lehe hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

1. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/2809 Esas, 2023/3256 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Denizli

7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Dairemizin 2022/3048 Esas ve 2023/2130 sayılı kararıyla ...’in, sanıklar ... ve ... tarafından tasarlayarak öldürme suçunu işlediklerine ilişkin karar onanmış, aynı sanıkların olay sırasında maktule çok yakın bulunan ...’ın yaralanması yönünden ise sanıkların fiillerinin olası kastla yaralama olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ve ardından sanıklar hakkında olası kastla yaralama suçundan verilen ceza onanmıştır.

Tek fiille (peş peşe birden fazla atış) işlenen tasarlayarak öldürme ve olası kastla yaralama suçları bakımından TCK m. 44 uyarınca sadece ağır olan suçtan ceza verilmesi gerekirken, sanıklara iki ayrı ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatiyle bu karşı oy yazılmıştır. Türk Ceza Kanunun benimsediği gerçek içtima kuralı gereğince, kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır.

Bu nedenle, ceza hukukunda kural, birden fazla suç işlendiğinde her bir suçun diğerlerinden bağımsız olarak cezalandırılmasıdır. Birden çok suç işlenmiş olmasına rağmen, faile tek suçtan dolayı ceza verildiği hallerde suçların içtimaı söz konusu olmaktadır. Buna göre gerçek içtima kural, suçların içtimaı ise istisnadır.

Suçların içtimai kapsamına giren haller dışında, işlenen her bir suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmedilecek ve verilen her bir ceza bağımsızlığını koruyacaktır. Suçların içtimaında ise bir kişi bir veya birden çok fiille ceza kanununun aynı hükmünü veya farklı hükümlerini bir veya birden çok ihlal etmesine rağmen birden çok suçtan değil, tek bir suçtan sorumlu tutulmaktadır.

Türk Ceza Kanununun fikri içtima başlıklı 44. maddesine göre, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacaktır. Farklı neviden fikri içtima durumunda bir fiil ile kanunda tanımlanan birden fazla suç işlenmektedir. Burada farklı suçlarla kastedilen, farklı suç tipleridir.

Bu suçlardan her birinin ayrı ayrı cezalandırılabilme imkanı varken, kanun koyucu faile bu suçlardan en ağırının cezasının verilmesini ve diğer suçun (veya suçların) ceza verilen suç içinde erimesini kabul etmiştir. Farklı neviden içtima hükümlerinin uygulanması bakımından ilk olarak ne zaman tek fiilin (hareketin) bulunduğu belirlenmelidir. İçtima öğretisinde fiil tekliği, tek bir vücut hareketi şeklinde dar olarak anlaşılmamaktadır.

Doğal anlamda birden fazla hareket bulunmasına rağmen, bunun tek bir fiil olarak kabul edilmesi mümkündür. Bu nedenle içtima öğretisinde fiil sayısının tespiti hukuki bakış açısıyla değerlendirme yapılarak belirlenmektedir. Nitekim doğal anlamda birden fazla hareketin bulunduğu bazı durumlarda, hukuki nedenlerden dolayı tek hareketin varlığı kabul edilmektedir. Buna hukuki anlamda hareketin tekliği adı verilmektedir.

Doğal anlamda hareketin tek olduğu hallerde, hukuki bakımdan da hareket her zaman tektir. Ancak bazı durumlarda, doğal anlamda birden fazla hareket bulunmasına rağmen, hukuki anlamda tek hareketin bulunduğu kabul edilmektedir1.

Bu nedenle, bir olayın dışarıdan bakıldığında ayrılabilir parçalarının çokluğuna rağmen, şayet çeşitli hareketler tek iradi karara dayanıyorsa, tekrarlanan veya birbirini izleyen doğal anlamda birden fazla hareket bulunuyorsa, zaman ve yer bakımın­dan tarafsız bir gözlemcinin gözüyle bu hareketler tek olarak nitelendirilebilecek kadar birbirleriyle dar bir bağlantı içinde bulunuyorsa, bunlar tek hareketi oluştururlar.

Hukuki anlamda fiilin tekliği için şu dört unsurun varlığı gerekir: Birlik arz eden bir irade, aynı türdeki davranış şekli, bu hareketler arasında zaman ve mekan yönünden sıkı bir ilişki ve bunların objektif olarak ve harici bir 1. KOCA .../.... İlhan: Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin, 10. Baskı, Ankara, 2017, s. 499-502. GÖKTÜRK Neslihan: Fikri İçtima (Suçların İçtimaı), Adalet, 2013, s. 98, 102. gözlemci tarafından birbirine bağlı, tek hareket olarak görülmesi2.

Buna göre, bir suçun işlenmesi iradesiyle zaman ve mekan birliği içinde tekrarlanan hareketler, ayrı suçlar olarak kabul edilmemektedir. Dışarıdan bakıldığında birden fazla fiil görünse de, bunların bir hareket bütünlüğü oluşturduğu, fiillerin tek bir karara dayandığı, aynı olay aynı süreç içinde aynı suç tipini doğrudan birbirini takip eder şekilde aşamalı olarak veya tekrarlayarak gerçekleştirmeleri durumunda tek suçun oluştuğu kabul edilmektedir.

Yargıtay'ın da fiil tekliği konusunda yaklaşımının aynı olduğu görülmektedir3. Farklı neviden fikri içtimaının söz konusu olabilmesi için suçların çokluğunun söz konusu olması gerekmektedir. Somut bir olayda suçun tek olması durumunda, kural olarak suçların içtimaı da gündeme gelmeyecektir. Bu nedenle öncelikle bir olayda suçun tek olup olmadığı belirlenmelidir. Ayrıca, fiil tekliği ve fiil çokluğu kavramları suç tekliği ve suç çokluğu kavramlarıyla aynı anlama gelmemektedir.

Bu bağlamda, suç tekliği-suç çokluğu ayrımı fiilin veya neticenin sayısı esas alınarak yapılmamalıdır. Fiil tekliği-fiil çokluğu ayrımında esas alınacak ölçüt harekettir. Hareketin tek olduğu hallerde fiilin de tek olduğu sonucuna varılmalıdır. Suç çokluğu bakımından ise, hareketin sayısı değil, ihlal edilen normların sayısı dikkate alınmalı ve ihlal edilen kanuni tip sayısınca suçun bulunduğu kabul edilmelidir4.

Diğer bir ifadeyle ceza kanununun suç tanımı içeren birden fazla normunun bir fiille veya birden fazla fiille ihlal edildiğine bakılmaksızın, ihlal ettiği hukuki yarar sayısınca suç oluştuğu kabul edilmelidir. Farklı neviden fikri içtima bakımından tek hareketle farklı birden fazla suçun işlenmesi gerekmektedir. Tek hareketin meydana getireceği neticeler birden fazla olsa bile, bu husus fikri içtima hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir5.

Bununla birlikte, tek fiille, iki kişiye karşı neticesi olan iki farklı suçun işlenmesi durumunda, iki kişiye karşı gerçekleştirilen fiil, iki ayrı neticeye ve iki ayrı suça neden olmasına karşılık, farklı neviden fikri içtimanın bu neticelerden ve suçlardan birini yok kabul etmesinin ceza adaletini zedeleyen bir sonucu olduğu kabul edilmelidir. Ancak kanımızca bu sorun ancak kanun değişikliğiyle kanun koyucu tarafından çözülebilecektir. 2. .../......., s. 505-506.

GÖKTÜRK, s. 103-129. 3. "Bu bağlamda, “tek fiil” veya “bir fiil”den ne anlaşılması gerektiğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Doğal anlamda gerçekleştirilen her bedeni hareket ayrı bir hareketi oluşturmakta ise de, hukuki anlamda hareketin tek olması ile ifade edilmek istenen husus, doğal anlamda birden fazla hareket bulunsa dahi, bu hareketlerin, hukuki nedenlerden dolayı değerlendirmede birlik oluşturması suretiyle tek hareket olarak kabulüdür.

Fikri içtimada da, fiil ya da hareketin tek olması, doğal anlamda değil hukuksal anlamda tekliği ifade etmektedir. Bir kısım suçların işlenmesi sırasında doğal olarak birden fazla hareket yapılmakta ise de, ortaya konulan bu davranışlar suçun kanuni tanımında yer alan hukuki anlamdaki “tek bir fiili” oluşturmaktadır. (Yargıtay, CGK, 16.9.2014, E. 2013/431, K. 2014/377).

"5237 sayılı TCK’nun 44. maddesinde yer alan “bir fiil” ibaresi ve aynı kanunun 43. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen “tek bir fiil” ifadesi ile kast edilen hususun ne olduğunun açıklanması gerekmektedir.

Doğal anlamda gerçekleştirilen her bedeni hareket ayrı bir hareketi oluşturmakta ise de, hukuki anlamda hareketin tek olması ile ifade edilmek istenen husus, doğal anlamda birden fazla hareket bulunsa dahi, bu hareketlerin, hukuki nedenlerden dolayı değerlendirmede birlik oluşturması suretiyle tek hareket kabulüdür.

Diğer bir anlatımla, doğal anlamda fiilin tek olduğu her halde hukuki anlamda da fiilin tek olduğu söylenebilirse de, doğal anlamda fiilin çok olduğu her halde hukuki anlamda da fiilin çok olduğu her zaman söylenemeyecektir. Bazen bir hareketler kümesi, hukuki açıdan tek bir fiil olarak kabul edilecektir. Bu halde suç tipinin birden fazla hareketle ihlal edilebilir olması hareketin hukuken tekliğini etkilemeyecek, doğal hareketler hukuken tek kabul edilecektir.

Fikri içtimada da, fiil ya da hareketin tekliği, doğal anlamda değil hukuki anlamda tek olmayı ifade etmektedir. Bir kısım suçların işlenmesi sırasında doğal olarak birden fazla hareket yapılmakta ise de, ortaya konulan bu davranışlar suçun kanuni tanımında yer alan hukuksal anlamdaki “tek bir fiili” oluşturmaktadır. Nitekim öğretide de benzer nitelikte görüşler ileri sürülmüştür." (Yargıtay, CGK, 3.12.2013, E. 2012/1-1569, K. 2013/575).

4. ÖZGENÇ İzzet: Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin, 10. Bası, 2014, s. 566. KOCA/ÜZÜLMEZ, s. 500, 523. 5. ARTUK M. Emin/GÖKCEN Ahmet/ALŞAHİN M. Emin/ÇAKIR Kerim: Ceza Hukuku Genel Hükümler, 11. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2017, s. 726-727.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, kişinin tek fiille gerçekleştirmesine rağmen, öngördüğü neticelerden sorumlu olmaması, ceza adaleti bakımından oldukça sorunlu olmakla birlikte, açık düzenlemelere rağmen hakimin ceza adaletini sağlama amacıyla kanuna aykırı karar vermesinin kabulü mümkün olmadığından, benzer bir olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunca6 aynı sonuçlara varıldığını da belirterek, bir fiille iki farklı suçun oluşumuna neden olan sanıkların sadece ağır olan suçtan cezalandırılması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

6. "Sanık ... ... ile katılan ... .... mensup olduğu aileler arasında husumet bulunduğu, katılan ... ... babası ve aynı zamanda inceleme dışı davanın katılanı ... ..., sanığın ailesine haber göndererek kendilerinin gittiği kahvehaneye gelmemelerini istediği,

olay günü sanık ... ... katılan ... ... ve babası ... bulunduğu kahvehaneye gitmesi ile katılanların sanığa hakaret ederek sanığın üzerine yürüdükleri, eve dönen sanığın kahvehanede yaşananları babasına anlattığı, sanık ..., babası ... ve annesi ... ile birlikte araçlarına binerek olay yerine geldikleri, katılan ve yakınlarıyla tartışmaya başladıkları, yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanık ... ... aracından çıkardığı av tüfeğini yaklaşık 3-4 metre mesafede bulunan ... .. doğrultarak bir el ateş ettiği,

... ... karın ve sağ üst bacak bölgesine isabet eden çok sayıda saçma tanesi ile ince bağırsakta meydana gelen delinmeler dolayısıyla yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ... yanında bulunan ve atış mesafesi, kullanılan silahın niteliği göz önüne alındığında, açılan ateş sonucu dağılacak saçma taneleri ile yaralanması hayat tecrübelerine göre mutlak olmayan ancak beklenebilen katılan ... ... ise bacağının sol tarafına isabet eden saçma taneleri ile basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde aynı atış ile yaralandığı olayda;

sanık ... ... av tüfeği ile katılan ... ... öldürme amacıyla ona doğru bir kez ateş etme eyleminin hukuki anlamda tek fiil sayılması gerektiği ve bu suretle tek olan eylem sonunda hem katılan ... ... karşı kasten öldürme suçuna teşebbüsün, hem de katılan ... ... yönelik olası kastla yaralama suçunun meydana geldiği hususlarında şüphe bulunmadığı, TCK’nın 43. maddesinin 3. fıkrasındaki.

“Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz” hükmüyle, bu suçlarda zincirleme suç hükümleri ile aynı neviden fikri içtima kuralının uygulanmayacağı, dolayısıyla sayılan bu suçlarda, failin mağdur sayısınca ayrı ayrı cezalandırılacağına ilişkin istisna hükmüne TCK'nın 44. maddesindeki farklı neviden fikri içtima düzenlemesinde yer verilmemiş olması,

kıyas veya genişletici yorum yoluyla, hakkında düzenleme olmayan bir ceza hukuku konusunda kişi hak ve hürriyetlerinin aleyhine uygulama geliştirilemeyeceği yönündeki evrensel hukuk ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinin uygulanması ve meydana gelen suçların en ağırı olan kasten öldürme suçuna teşebbüsten ceza verilmesi, bunun dışında katılan ...

Çavuş'a yönelik olası kastla yaralama suçundan ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulmaması gerekmektedir." (Yargıtay CGK, 18.10.2018, E. 2015/1-158, K. 2018/444).

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar

Karar Bilgileri

Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2781
Karar No
2025/5972
Tarih
15 Eylül 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2780 K.2025/5431
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2779 K.2025/467
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2777 K.2024/5660
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2776 K.2025/951
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2775 K.2024/7391
  • 1. Ceza Dairesi — Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2774 K.2024/6323

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.