İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/3044 Karar: 2025/7599 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/3044 K.2025/7599

1. Ceza Dairesi 2024/3044 E. , 2025/7599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/1571 K. SUÇ : Kasten Öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yön

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/3044 E. , 2025/7599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/1571 K. SUÇ : Kasten Öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yön

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/3044 E. , 2025/7599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/1571 K. SUÇ : Kasten Öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2021/495 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2.Sanıklar ... hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/114 Esas, 2023/1571 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in üst hadden cezalandırılmasına, sanıklar .................in nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine lişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, öldürme kastı bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar ....................... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükmün; "Sanık ...'in maktule yönelik eylemi sebebiyle verilen mahkumiyet kararı yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Yerleşik yargısal kararlarında kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için; 'failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir.' Tasarlama halinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır. (CGK, 16/04/2013, 2013/1-3E., 2013/144 K) Sanık ...'in üzerlerine atılı suçun vasfı yönünden yapılan değerlendirmede; tasarlamanın oluşması için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar göstererek kararlaştırılan suçun işlenmesi gerekmekte olup, mevcut somut olayımızda; maktulün sanık ...'in yeğeni olan tanık ... ile arkadaşlık içinde olduğu, bu arkadaşlık çerçevesinde tanık ...'in beyanlarından da anlaşılacağı üzere ...'in kendi rızası doğrultusunda maktul ile buluştuğu, bir süre sonra maktulün ... ile beraberken çektiği bir kısmı uygunsuz olan fotoğrafların maktul tarafından facebooktan yayınladığı, bunu gören ...'in maktulden fotoğrafları silmesini istediği, maktulün silmemesi üzerine durumu önce annesi daha sonra da açık ceza infaz kurumundan izinli olarak çıkar amcası sanık ...'e anlattığı, sanık ...'in ben gereğine bakarım dediği, bunun üzerine maktulü bulmak için yaptığı araştırmalarda motosiklet alım satım işleri yaptığını öğrendiği, olay günü de sanık ...'in yanında diğer sanıklarda varken maktul ile konuşmaya gittikleri, maktulü buldukları, sanık ...'in ilk olarak maktule yeğeni ... ile yaşananları sorduğu, maktulün inkar ettiği, aralarında tartışma başladığı, tanık ...'in beyanında bahsettiği ve diğer sanıkların da kısmen doğruladıkları üzere olay yerinde bekleyen diğer sanıkların sanık ...'e 'dur yapma ayıptır' dedikleri, başlayan tartışmanın ilerlemesi üzerine sanık ...'in duruşmadaki savunmasını doğrular mahiyette tanık .............in beyanlarından da anlaşılacağı üzere maktulün bıçak çekerek sanık ...'e salladığı, akabinde sanık ...'in üzerinde taşıdığı silahla maktule ateş ederek öldürdüğü ve diğer sanıklarla olay yerinden kaçtıkları şeklinde gelişen ve kabul edilen olayda; olayın meydana gelme zamanı, yeri, meydana gelme şekli ve olay sonrasında gerçekleştirilen eylemlerin o an itibariyle sanık ... tarafından verilen bir kararın icrasının yerine getirilmesinin bir göstergesi olduğu, zira sanık ...'in maktulü vurmaya ne zaman karar verdiği hususunun dosya kapsamı itibariyle kesin belli olmadığı, bu sebeple suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin olup olmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı, bu sebeplerle sanık ... hakkında kimin, hangi beyanına üstünlük tanımak suretiyle veya hangi delile dayanarak olayda tasarlamanın unsurlarının gerçekleştiğinin kabulü ile tasarlamadan mahkumiyet kararı verildiğinin karar yerinde ve gerekçesinde yeterince tartışılmaması ile eksik araştırma ve kovuşturma neticesinde olayla ilgili her ayrıntıya dayalı, sanık açısından lehe-aleyhe delilleri somutlaştırma ve kişiselleştirme yapmaksızın genel kabul ile karar verilmesi, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK m. 34... uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, katılanları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak, istinaf ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması gerekmesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın veya beraat kararının şahsileştirilmesi gerekirken, mahkeme kararının gerekçesinde söz konusu deliller tartışılmadan, açıklanan ilkelere uyulmadan, yazılı şekilde gerekçesiz, hukuki dayanaktan yoksun hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Olay tarihinde sanık ...'in fotoğrafları facebookta yayınlanan ...'in amcası olduğu, açık ceza infaz kurumundan izinli olarak çıktıktan sonra ...'in bu olayı amcası ...'e anlattığı ve yardım istediği, sanık ... bunun üzerine maktulü arayıp bulduğu, yanına gittikten sonra motosikletini satacağını ve bir arka sokakta olduğunu söyleyerek maktulü bir arka sokağa çektiği, taraflar arasında tartışmanın başladığı, hatta bu sırada tanık ...'in beyanlarından da anlaşılacağı üzere maktulün bıçak çekerek sanık ...'e salladığı şeklinde gelişen olayda, maktulün tartışma sırasında ilk olarak bıçak çekmesi sebebiyle sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yeğeni ...'in fotoğraflarının yayınlanmasından mütevellit olarak haksız tahrik koşullarının oluştuğundan bahisle yanlış gerekçe ile indirim yapılması, Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe girerek 7188 sayılı Yasa ile değişik CMK m. 280/1 ve 289/1 gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, Sanıklar ... ve ...'ın maktule yönelik eylemleri sebebiyle verilen mahkumiyet kararları yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Yukarıda ayrıntıları anlatılan olayda da belirtildiği üzere, sanıkların sanık ... tarafından böyle bir olayın gerçekleştirileceğinin farkında olmadan olay yerine gittikleri gibi sanık ...'in eylemini gerçekleştirmesi öncesi ve sırasında maktulü yönelik olarak gerek eylemi birlikte gerçekleştirme gerekse yardım eden olarak herhangi bir iştiraklerinin bulunmadığı, bu durumun tanık ...'in beyanında bahsettiği ve diğer sanıkların da kısmen doğruladıkları üzere olay yerinde bekleyen sanıklar ... ve ...'ın sanık ...'e 'dur yapma ayıptır' demeleri ile sabit olmasına rağmen bu sebeplerle sanıklar hakkında kimin, hangi beyanına üstünlük tanımak suretiyle veya hangi delile dayanarak suçun yasal unsurlarının gerçekleştiğinin kabulü ile yardım edenden mahkumiyet kararı verildiğinin karar yerinde ve gerekçesinde yeterince tartışılmaması ile eksik araştırma ve kovuşturma neticesinde olayla ilgili her ayrıntıya dayalı, sanıklar açısından lehe-aleyhe delilleri somutlaştırma ve kişiselleştirme yapmaksızın genel kabul ile karar verilmesi, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK m. 34... uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, katılanları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak, istinaf ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması gerekmesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın veya beraat kararının şahsileştirilmesi gerekirken, mahkeme kararının gerekçesinde söz konusu deliller tartışılmadan, açıklanan ilkelere uyulmadan, yazılı şekilde gerekçesiz, hukuki dayanaktan yoksun hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, sanıklar müdafiinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe girerek 7188 sayılı Yasa ile değişik CMK m. 280/1 ve 289/1 gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA," karar verilmiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-940 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuka aykırın olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra sanık ... hakkında da bağlantı nedeniyle karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/114 Esas, 2023/1571 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedenine göre takdiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla