Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4246 E. , 2025/6205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/328 E., 2024/310 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafinin, kanunî süresi içinde öne
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4246 E. , 2025/6205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/328 E., 2024/310 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, dava dosyasında mevcut ... Noterliğince tanzim olunan 20.06.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekâletnamenin feragat hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 19.08.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/293 Esas, 2023/310 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2024/328 Esas, 2024/310 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'ın olay tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, sanık ...'ın 2021 yılı Ekim ayında eşi olan sanık ...'a karşı boşanma davası açtığı ve o dönemden itibaren ayrı yaşadıkları, sanık ...'ın 2022 yılı Şubat ayı içerisinde maktul ile arkadaş ortamında tanıştıkları, daha sonrasında sanık ... ile maktulün arasındaki arkadaşlığın gönül birlikteliğine dönüştüğü ve sevgili gibi görüşmeye başladıkları, maktulün sanık ...'ın ailevi sorunlarını dinleyerek boşanma sürecinde destek olduğu ve sanık ...'la evleneceğini düşündüğü, bu sebeple sanık ...'la kızını tanıştırdığı ve sanık ...'ın çocuklarıyla tanıştığı, olaydan yaklaşık 1 hafta öncesinde sanık ...'ın ailesinin, sanıkların tekrar barışması için aracı oldukları ancak sanık ...'ın aşamalardaki samimi anlatımları uyarınca sadece sanık ...'ın AMATEM'de alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığından dolayı tedaviye yardımcı olma sözü verdiği, devamında birlikte evlilik birliğini devam ettirme iradesinin bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık ... ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı gibi bir süredir fiilen ayrı yaşadığı resmi nikahlı eşinin ve çocuklarının bulunduğu ikametinde de bir olayın yaşanmasına yönelik iradesinin olacağından söz edilemeyeceği, olay günü sabahında sanıkların AMATEM'e gittikleri, burada sanık ...'ın eşi olan sanık ...'ın telefonuna maktul tarafından atılan mesajları görmesi üzerine sanık ...'ın maktulü öğrendiği ve çok sinirlenerek maktulü araştırmaya başladığı, bu durumdan tedirgin olan ve olay günü birlikte bulunmaları nedeniyle sanık ...'ın, telefon kayıtlarının çözümüne ilişkin bilirkişi raporu uyarınca da maktulün kendisine iletişim vasıtasıyla ulaşmasına yönelik girişimleri birçok kez yanıtsız bıraktığı, sanık ...'ın cep telefonunun sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarına göre olay anı ve hemen öncesinde kendisinde bulunduğu da dikkate alındığında, maktulün ikametine çağrılması eyleminin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin şüphede kaldığı, maktulün sanık ...'ın ikametine gelmesi ve içeri girmesine yönelik ani gelişen olayda, sanık ...'a maktule engel olma yükümlüğünün yüklenemeyeceği, bu haliyle sanık ...'ın, sanık ...'ın eylemine fail ya da yardım eden olarak katıldığına dair mahkumiyetine yeterli, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık ...'ın üzerine atılı suçtan beraati yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden Sanık ... müdafinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, dava dosyasında mevcut ... Noterliğince tanzim olunan 20.06.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekâletnamenin feragat hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 19.08.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1.maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2024/328 Esas, 2024/310 Karar sayılı kararının "beraat kararı verilmesi" gerektiği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma sebebi gözetilerek sanık ...'ın bu suçtan TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu ve hükümlü değil ise Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanıkların evli olduğu ve bu evlilikten iki çocuklarının dünyaya geldiği ancak anlaşamadıkları için sanık ...'ın 2022'de boşanma davası açtığı, bu aşamada maktul ile tanıştığı ve maktulün dava süresince sanığa destek olduğu ve bir süre sonra aralarında duygusal yakınlaşma başladığı ancak sanık ...'ın tekrar bir araya gelmek için sanık ... ile görüşmeye başladığı ve ... çocukları ile birlikte kaldığı eve gelip gitmeye başladığı, bir ara ... telefonunu karıştırırken maktül ile olan yazışmalarını gördüğü ve ...'a tepki gösterdiği, .. maktulü suçlayarak kendisinin masum olduğuna ... inandırdığı, olay günü akşamı telefonun .. olduğu sırada maktulün sürekli mesaj atarak görüşmek istediğini bildirdiği, sanığın telefonu sanık ...'a vererek maktulü eve davet etmesini istediği, ... evde yalnız olduğu izlenimini vererek maktulü eve çağırdığı ve kısa bir süre sonra maktulün evin önüne gelerek zile bastığı ve ... apartman kapısını açtığı bu esnada sanık ...'ın çocukların odasına saklandığı, daire kapısının da yine ... tarafından açılarak maktulün içeri davet edildiği ve ... evde olduğunu gizleyerek, ayağına giymesi için terlik vererek maktulü salona götürdüğü ve giderek ... gelebileceğini haber verdiği, ... saklandığı yerden gelir gelmez maktule hitaben "senin ne işin var lan burada" diyerek üzerine doğru saldırdığı, hemen arkasından da sanık ...'ın maktule doğru koştuğu maktulün korkuya kapılıp balkona kaçtığı ancak sanıkların maktulün peşinden giderek maktulü aşağı attıkları ve maktulün yüksekten düşmesi sonucu hayatını kaybettiği sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanık ...'ın atılı suçtan dolayı beraatine karar vermiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; sanıklar aşamalarda gerek kendi için de gerekse birbirleri ile çelişkili beyanlarda bulunmuşlar ise de tüm beyanların ortak noktaları birleştirildiğinde olayın yukarıda anlatılan şekilde cereyan ettiğinin anlaşıldığı, HTS kayıtlarına göre sanık ...'ın maktul ile görüştüğünün sabit olduğu, ... bunu baskı ya da tehdit altında yaptığına ilişkin bir delilin olmadığı, ... maktule olan tepkisini bilmesine rağmen evde yalnız olduğu yolunda rol yaptığı, maktulü rahatlıkla uyarabileceği imkana sahip iken bunu yapmadığı, maktulü normal bir şekilde içeri aldığı, aksine şüphelenmemesi için her türlü çabayı gösterdiği, tanık anlatımlarına göre maktul yere düştükten hemen sonra balkonda iki kişinin görüldüğü, evde sanıklardan başka kimse bulunmadığına göre bunların sanıkların ikisi olduğu, sanık ...'ın maktulün aşağı itilmesine veya atılmasına bizzat iştirak edip etmediği anlaşılmasa da sanığın maktulü eve çağırması ve evde yalnız olduğu hususunda maktulü inandırması eylemi olmasa suçun işlenmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla sanık ...'ın eylemlerinin suça yardım etme boyutunu aştığı ve fiilin icrası üzerinde ortak hakimiyet boyutuna ulaştığı bu nedenle sanık ...'ın da diğer sanık ... gibi TCK 37 maddesi delaletiyle müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiği ve kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.