Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4917 E. , 2024/8158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/115 E., 2024/117 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.11.2023 tarihli ve 2022/1-461 Esas, 2023
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4917 E. , 2024/8158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/115 E., 2024/117 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.11.2023 tarihli ve 2022/1-461 Esas, 2023/577 Karar sayılı bozma ilâmı sonrası Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli, 2020/5483 Esas ve 2021/13128 Karar sayılı bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.10.2017 tarihli ve 2017/1-290 Esas, 2017/443 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma ilamı ile önceki hükümlerin ortadan kalktığı, bu nedenle bu kararın direnme kararı niteliğinde olmayıp "yeni hüküm" niteliğinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 307/3. maddesi gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/12 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.10.2020 tarihli ve 2020/917 Esas, 2020/1074 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/5483 Esas, 2021/13128 Karar sayılı ilâmı ile sanığın eyleminde tasarlamanın unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/625 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilmesine karar verilmiş, direnme kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 202/6351 Esas, 2022/7511 Karar sayılı ilâmı ile direnme gerekçesi yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli ve 2022/1-461 Esas, 2023/577 Karar sayılı kararı ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/115 Esas, 2024/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-(a) ve 53/1. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; tasarlamanın koşullarının oluşmadığına, meşru savunma veya haksız tahrik hususlarının göz önüne alınması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezasında takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ile maktul arasında senet meselesinden anlaşmazlık olduğu, olay günü sanığın, maktulü arayarak uygun fiyata arsa bulduğunu söylediği, maktulün evden bir miktar para alarak ayrıldığı ardından tanık Bülent'ten özel işi olduğunu söyleyerek otomobilini ödünç istediği, maktul ile sanığın bir süre kahvehanede oturdukları, maktulün arsa bakmak üzere oğlu Muhammet Taha'yı telefonla aradığı ancak sanığın acelesi olduğunu söyleyerek maktulün oğlunu beklemeden maktulle kahvehaneden ayrıldıkları, sanığın, maktulü mesire alanına götürdüğü ve av tüfeği ile iki el ateş ederek öldürdüğü olayda, 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, maktul ile sanık arasındaki senetten kaynaklanan anlaşmazlığın haksız tahrik sebebi olmadığı, yine sanığın savunmasında ileri sürdüğü iddiaların cezasını hafifletmeye yönelik iddia niteliğinde olduğu, somut olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, tanık Bülent'in soruşturma aşamasında alınan sanığın, arabasını olay günü saat 13.15 sıralarında ödünç istediğine ilişkin beyanı, sanığın sahtecilik suçundan ceza almasına neden olan senetlerinden suç tarihine en yakın vade tarihli olanın vadesinin suç tarihinden sekiz gün önce dolduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığı ve dosya kapsamından sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığı, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi tasarlamanın koşullarının oluşmadığı yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/115 Esas, 2024/117 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.