İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/5300 Karar: 2024/8046 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/5300 K.2024/8046

1. Ceza Dairesi 2024/5300 E. , 2024/8046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/279 E., 2023/763 K. SUÇ : Faili belli olmayacak ve Kanunun tayin ettiği sınırı tecavüz ederek birden fazla kişiyi öldürme ve yaralama HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Düşme Tebliğnamede her ne kada

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/5300 E. , 2024/8046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/279 E., 2023/763 K. SUÇ : Faili belli olmayacak ve Kanunun tayin ettiği sınırı tecavüz ederek birden fazla kişiyi öldürme ve yaralama HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Düşme Tebliğnamede her ne kada

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/5300 E. , 2024/8046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/279 E., 2023/763 K. SUÇ : Faili belli olmayacak ve Kanunun tayin ettiği sınırı tecavüz ederek birden fazla kişiyi öldürme ve yaralama HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Düşme Tebliğnamede her ne kadar sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ölmeleri nedeniyle verilen düşme kararlarına yönelik görüş bildirilmiş ise de; katılanlar vekilinin anılan sanıklar hakkında ölüm nedeniyle verilen düşme kararları haricindeki hükümleri temyiz ettiğini belirtmesi karşısında, söz konusu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır. Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.04.2018 tarihli ve 2017/1192 Esas, 2018/1859 Karar ve 23.01.2019 tarihli, 2018/4621 Esas, 2019/193 Karar sayılı bozma ilâmları üzerine, dosyaların birleştirilmesine karar verilmesi suretiyle, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli ve 2018/279 Esas, 2023/763 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; Faili belli olmayacak ve Kanunun tayin ettiği sınırı tecavüz ederek birden fazla kişiyi öldürme ve yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2.e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğine, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve sair hususlara, 2. Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıklara atfedilen eylemlerin 765 sayılı Türk Ceza Kanunun'un 450/5. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını öngördüğü, aynı Kanun'un 102/1. ve 104. maddeleri uyarınca 30 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmesi gerektiğine yönelen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir. Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. 15.03.1995 tarihinde, İstanbul ili Ümraniye ilçesi Mustafa Kemal Mahallesinde, 15.03.1995 tarihinde kimlikleri belirlenemeyen 2500 civarında kişinin, 12.03.1995 tarihinde meydana gelen ve kamuoyunda "Gazi Olayları" olarak bilinen, olayları protesto etmek amacıyla, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldıkları, polisin gruba dağılın uyarısı yaptığı, ancak grubun dağılmadığı, üstelik polis tarafından kurulmuş olan barikat üzerine taş ve sopalarla saldırıda bulundukları, yine çevrede bulunan işyerlerine zarar verdikleri, polisin bu kez grubun dağılması için havaya uyarı ateşi açtığı, bu aşamadan sonra kişi veya kişilerce açılan ateşler sonucu maktullerin otopsi raporlarında belirtilen şekilde, aldıkları isabetler sonucu hayatlarını kaybettikleri, bir kısım mağdurların ise adli muayene raporlarında belirtilen şekilde ateşli silah mermisi isabetleri nedeniyle yaralandıkları, maktullerin hayatlarını kaybetmeleri ve mağdurların bir kısmının yaralanmasına sebep olan ateşli silahlara ait olay sonunda çevrede yapılan araştırmalarda ele geçen ve maktuller ile yaralılardan çıkarılan 8 adet mermi çekirdeği dışında somut bir bulgu tespit edilmediği, olaya müdahale eden kamu görevlisi olan sanık polisler hakkında kullandıkları silahlar yönünden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla yetersiz kabul edilen balistik raporlarına dayanılarak, Üsküdar (Kapatılan) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1995/4631 soruşturma, 1997/2878 karar sayılı ve 1997/8884 soruşturma, 1998/9631 karar sayılı kararları ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlar verildiği, yapılan itirazlar sonucu da takipsizlik kararlarının kesinleştiği anlaşılmıştır. İç hukuk yollarını tüketen katılanların, anılan kararlara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdukları, bu Mahkemece "Şimşek ve Diğerleri-Türkiye Kararı" olarak görülen dava neticesinde, 26.10.2005 tarihli 35072/97 ve 37154/97 başvuru numaralı sayılı kararı ile yaşam hakkının ihlal edilmesi ve etkin soruşturma yürütülmediği gerekçeleriyle ihlal kararı verildiği, ihlal kararı üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.03.2015 tarihli ve 2015/11976 esas, 2015/633 iddianame ve 12.03.2015 tarihli ve 2015/12543 esas, 2015/669 iddianame numaralı iddianameleri ile yeniden açılan kamu davalarında, anılan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararının 122 numaralı bendinde belirtilen "balistik raporlarının sadece bu mermilerin o gün görev alan iki yüz otuz sekiz polis memurundan alınan tabancalar ile karşılaştırılmıştır. Mermilerin ne tür bir silahtan ateşlendiğini ya da ne kadar uzaktan ateşlendiğini incelendiğine dair herhangi bir emare yoktur." şeklindeki hususa ilişkin incelemenin kovuşturma aşamasında da yapılabileceğinin anlaşılması karşısında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince ihlal gerekçesi olarak tespiti yapılan husus yönünden bilirkişi raporları aldırılmadan, yazılı şekilde eksik incelemeler sonucu hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıtlarına örneğine göre hüküm tarihinden sonra vefat ettikleri anlaşılmıştır. Bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli ve 2018/279 Esas, 2023/763 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla