Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/554 E. , 2025/8120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/212 E. 2023/1372 K. SUÇLAR : Kasten yaralama ve bu suça azmettirme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Suça sürükl
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/554 E. , 2025/8120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/212 E. 2023/1372 K. SUÇLAR : Kasten yaralama ve bu suça azmettirme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya azmettirme suçundan beraat kararlarına yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların kesin nitelikte olduğu ve temyizlerinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden katılanlar vekilinin anılan hükümleri "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, kararların "suç vasfı ile sınırlı olarak" temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 3.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 Tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/227 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında; 1.Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e,87/2-b, 29/1,31/3 maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2. Katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1,86/3-e,29/1,31/3. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.09.2023 Tarihli ve 2023/212 Esas, 2023/1372 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 1. Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine, 2.Katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküme yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 29/1, 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, haksız tahrik indirim oranına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturacağına ve ceza miktarına ilişkindir. 2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuk hakkında her iki katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması, sanık ...'in katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirmeden cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, kararın yeterli ve denetime elverişli gerekçe içerdiği, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, dosya kapsamı itibariyle sanık ...'in suça sürüklenen çocuğu azmettirdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık hakkında kasten yaralamaya azmettirme suçundan beraat kararı verilmesinde isabetsizlik olmadığı, katılanlardan suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, Mahkemece takdir yetkisi kapsamında yeterli ve yerinde gerekçelerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Suça sürüklenen çocuk ve kuzeni olan katılan ... arasında ailevi sebeplerden husumet bulunduğu, olay günü taraflar arasında çıkan artışma sonucunda suça sürüklenen çocuğun av tüfeği ile yakın mesafeden katılanın ayaklarına doğru 3 el ateş ederek katılanı Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.12.2021 tarihli raporunda belirtildiği üzere sol bacak uyluk altından 7-8 cm açık yaralanmaya, sol taraf uyluk ve diz bölgesinden ise çok sayıda milimetrik saçma yaralanmalarına neden olacak şekilde yaraladığı, katılandaki av tüfeği saçma yaralanmaları sonucu sol bacakta damar (popliteal arter) yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, sol fibulada orta (3) derecede kemik kırığı oluştuğu, sol diz altı amputasyon (bacağın cerrahi olarak kesilmesi) nedeniyle duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu anlaşılan olayda; Dairemizin yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere; av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana geldiğinin bilinen veya bilinmesi gereken bir durum olması nedeniyle; kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi, meydana gelen yaralanmaların niteliği de gözetilerek sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama, Sanık ... Hakkında Katılanlara Yönelik Kasten Yaralamaya Azmettirme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/212 Esas, 2023/1372 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuğun katılan ...'e, sanık ...'in katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemlerinde belirlenen suç vasıflarına ilişkin bir isabetsizlik görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle katılanlar vekilinin VASFA YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/212 Esas, 2023/1372 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye Doç. Dr. ... ve Üye ...'ın suç vasfına yönelen karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. bendi uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından; Suça sürüklenen çocuk ve kuzeni olan katılan ... arasında ailevi sebeplerden husumet bulunduğu, olay günü taraflar arasında çıkan artışma sonucunda suça sürüklenen çocuğun av tüfeği ile yakın mesafeden katılanın ayaklarına doğru 3 el ateş ederek katılanı Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.12.2021 tarihli raporunda belirtildiği üzere sol bacak uyluk altından 7-8 cm açık yaralanmaya, sol taraf uyluk ve diz bölgesinden ise çok sayıda milimetrik saçma yaralanmalarına neden olacak şekilde yaraladığı, katılandaki av tüfeği saçma yaralanmaları sonucu sol bacakta damar (popliteal arter) yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, sol fibulada orta (3) derecede kemik kırığı oluştuğu, sol diz altı amputasyon (bacağın cerrahi olarak kesilmesi) nedeniyle duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu anlaşılan olayda; Dairemizin yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere; av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana geldiğinin bilinen veya bilinmesi gereken bir durum olması nedeniyle; kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi, meydana gelen yaralanmaların niteliği de gözetilerek sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini hukuka aykırı görülerek bozma kararı verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun çeşitli içtihatlarında sonuçlarını bilerek ve isteyerek fiili işleme iradesi olan failin iç dünyasını ilgilendiren kastın failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak değerlendirilmesi gerektiği, Öldürme kastının ise -Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı, -Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı, -Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti , -Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı, -Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği, şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alınmak suretiyle belirleneceği ve 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs kurumunun uygulanabilmesi için ise, işlenmesi kast edilen suç açısından elverişli bulunan hareketlerle doğrudan doğruya icra hareketlerine başlanması, ancak elde olmayan nedenlerle haraketlerin tamamlanamamış veya neticeye ulaşılamamış olmasına göre değerlendirilebileceği, Olayımızda 1.Kuzeni olan katılan ... ile SSÇ arasında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmaması, 2. Katılan ...'ın hedef gözetilerek iki el ateş edilerek( Katılan kendisine 2 el ateş edildiğini iddia ediyor) sol bacak uyluk altından 7-8 cm açık yaralanmaya, sol taraf uyluk ve diz bölgesinden ise çok sayıda milimetrik saçma yaralanmalarına neden olacak şekilde vurulması 3.Atış mesafesinin ölçülmemekle birlikte görüntü kaydına göre 5-6 metre olması, 4. Herhangi bir engelle karşılaşmayan failin eylemini kendisinin sonlandırması, Hususları dikkate alındığında, 5-6 metre gibi çok uzak olmayan bir mesafeden atış etmesi nedeniyle istemesi halinde mağdurların vücudunun hayati bölgelerinden vurabilecek olan SSÇnin tanıkların kabulüyle mağdurların bacak bölgesini hedef alması, ateş etmeye devam etmekten kendiliğinden vazgeçmesi karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece fiilin öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan SSÇnin fiilinin, adam öldürme ve adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir