Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5958 E. , 2026/1787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1797 E., 2024/2009 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik i
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5958 E. , 2026/1787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1797 E., 2024/2009 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/242 Esas, 2024/145 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 20.06.2024 tarihli ve 2024/1797 Esas, 2024/2009 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, teşebbüsün derecesine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılanın tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, söz konusu yaralanmaya ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 86... . maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun şekilde rapor aldırılması ve sonucuna göre sanık hakkında teşebbüsün derecesi belirlenerek hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Dosya kapsamına göre; katılan ile sanık arasında yol verme meselesinden çıkan tartışma neticesinde, katılanın araç içerisinde bulunan sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte ve yanında bulunan kız arkadaşını ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı anlaşılan olayda; katılandan sanığa yönelen haksız tahrikin ulaştığı boyuta göre 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle indirim yapılırken makul düzeyde indirim yapılarak hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde asgari düzeyde indirim yapılarak ceza tayin edilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Sanık hakkında, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/178 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin tatbikine karar verilmiş ise de; güncel sabıka kaydında bu kararın mevcut olmadığı, aynı dosyada cinsel saldırı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.03.2024 tarihli ve 2022/14719 Esas, 2024/2761 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün akıbetinin araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2), (3) ve (4) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 20.06.2024 tarihli ve 2024/1797 Esas, 2024/2009 Karar sayılı kararının haksız tahrik, tekerrür ve teşebbüsün derecesi yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.a maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2026 tarihinde karar verildi.