İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/6809 Karar: 2026/1984 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/6809 K.2026/1984

1. Ceza Dairesi 2024/6809 E. , 2026/1984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2024/640 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması San

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/6809 E. , 2026/1984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2024/640 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması San

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/6809 E. , 2026/1984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2024/640 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/145 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/331 Esas, 2024/640 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, gerekçeye ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, maktulün olay yerinde bulunan işyeri ortağı olan ... 'nın vücut dokunulmazlığına karşı gerçekleşen onun batın bölgesinden yaralanmasına neden olan ve halen elinde bulunduğu anlaşılan tabancasıyla tekrarı muhakkak görünen haksız bir saldırıyı o anki hal ve şartlara göre, saldırıyla orantılı bir şekilde defetme zorunluluğunda bulunmasına rağmen, bu sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığı ve maktule bir el ateş ederek ölümüne, yine inceleme dışı katılan ...'e de bir el ateş ederek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralanmasına neden olduğu olayda, 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/3-c maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine verilen esastan ve düzeltilerek esastan ret kararları ile bu suçlara yönelen temyizin niteliği nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunması" yönünden yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/331 Esas, 2024/640 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Başkan vekili ... ve üye ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanığın derhal TAHLİYESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın eyleminin vasıflandırılmasına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve dosyadaki delillerle örtüşen Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/374 sayılı kararı ile kabul edilen oluş ve kabule göre; maktul ... ile ...'ın tartışmaya başladıkları, ...'ın eliyle maktulü iteklediği, bu sırada ...'ın da geldiği, maktulün ...'ın yanına gittiği, ...'ın maktulü itmek suretiyle uzaklaştırdığı, maktulün olay yerine yakın olan ikametine gittiği, ...'ın iş yeri önünde beklediği sırada ...'ın da geldiği, ...' ın dükkan kapısı önünde beklediği sırada tabancayı montunun cebine koyarak iş yerine girdiği, 5 dk sonra maktulün evden çay ocağına doğru yürüdüğü ve içeriye girdiği, ...'ın telefon ile ...'i aradığı, iş yerine gelen ...'in bir süre kapının önünde konuşarak birlikte çay ocağına girdikleri, ...'in alkol almakta olan maktul ile ...'u uyardığı, taraflar arasında arbede yaşandığı, maktul ...'ın silahını doğrulttuğu sırada maktule tepki gösterdiği ve maktulün elindeki tabancayı almaya çalıştığı, ... ile maktulün yere düştükleri, bu boğuşma sırasında ...'un eliyle ...'a vurduğu, bu sırada maktulün 1 el ateş ederek ...'ı batın bölgesinden yaraladığı, sanık ... ile ... 'un iş yerine girdikleri, tanık ...' ın kavgayı ayırmaya çalıştığı, bu sırada sanık ...'in bir el maktule bir elde ...'a olmak üzere 2 el ateş ettiği, ...'ın ...'in ateş ettiği silahı alarak dışarı çıktığı, orada bulunan yıkık binaya attığı anlaşılmıştır. Sayın çoğunluk, olayın meydana geliş şekline girmeksizin, maktulün ...'a yönelik saldırısını defetmet zorunluluğundan bahisle TCK 27. maddesini uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. Maddi delillerin incelenmesinde, olay yerinde 2+1 olarak iki ayrı tabancadan atılma boş kovan bulunduğu, 2 kovanın sanık ... 'in ...'a verdiği ve ele geçirilen tabanca ile, diğerinin sanık ... müdafinin teslim ettiği tabancadan atıldığı belirlenmiştir. Bu duruma göre maktul ...'ın vurulduğu sırada elinde tabanca bulunmamaktadır. Olay yerinde 3 kovanın bulunması, bu kovanların ikisinin sanığın ... ve maktule iki el ateş etmesi nedeniyle bu silahtan, bir tanesinin de henüz kendisine ateş edilmeden önce maktul tarafından atılıp tabancanın yine sanık tarafından iade edilmiş olması karşısında, sanığın maktule atış anında, maktulün elinde tabanca bulunmadığını kabul etmek gerekmektedir. Yine dosya kapsamına göre, maktul ... ile ... yerde boğuştukları sırada maktul ...' ın tabancasından çıkan mermiyle ... vurulmuştur. ...'ın savcılık ifadesinde; "Bir ara ...' in, ... ile ...'ın mücadelesine konu tabancayı alabilmek için her iki şahsın ellerine doğru tekme attığını gördüm, bu tekme sonrasında maktulün elindeki tabanca düştü, tabanca düştükten sonra ... bana 'tabancayı uzat ver ' şeklinde sözler söyledi, ben tabancayı yana doğru uzattım, ... tabancayı aldı sonrasında 2 el silah sesi duydum." demiştir. Bu itibarla, sanık ...'in bir el maktul ...'a bir el ...'a ateş ettiği sırada maktulün elinde tabanca bulunmamaktadır. Bu nedenle de elindeki tabanca alınan maktulün artık saldırısı veya saldırı tehdidinden bahsetmek mümkün bulunmadığından, saldırıyı defetmekten de bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen itiraza ilişkin Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin TCK 29. maddesini uygularken, indirimi azami oranda değil, orta miktarın dahi altında uygulama yaptığı görülmektedir. Belirtilen nedenlerle; olayımızda sanığımız haksız tahrik altında atılı suçu işlediğinden, TCK 27. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. 26.03.2026

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla